kapat
18.09.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )

Kabil Habil'i öldürmeye devam ediyor!

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak deniliyor: Yepyeni bir döneme girmişiz.

Dünya, alışık olmadığı türde savaşlarla sarsılacakmış.

Bunların hepsi doğru olmasına doğru ama ben yine de "yepyeni" ve "alışılmadık" şeyler göremiyorum bu işte.

Belki silahların türü değişiyor, savaş biçimleri farklılaşıyor, teknolojik ilerleme yeni katliam biçimleri ortaya çıkarıyor ama, işin özü hep aynı.

Kabil Habil'i öldürdüğünden, yani insanoğlu denilen yaratık, kardeşinin kanını toprağa döktüğü ilk günden beri aynı anlamsız, saçma ve zalim alışkanlık sürüp gidiyor.

Hiçbir canlı türü birbirini yok etmezken, insanoğlu kitle halinde öldürmelerden zevk alıyor.

Bugün olup bitenlerin gelip geçmiş bütün savaşlardan ve sabotaj faaliyetlerinden biçim dışında hiçbir farkı yok.

Vebadan ölmüş askerleri mancınıkla, kuşatma altındaki şehirlere atan ve büyük veba salgınlarına yol açarak milyonlarca kişiyi öldüren ordular daha mı insaflıydı sanıyorsunuz?

Girdikleri şehirlerde taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmayan, çoluk çocuk demeden kılıçtan geçiren ve sonradan bütün bunları kahramanlık destanı olarak çocuklarına öğreten bir canlı türü insanoğlu.

New York'taki akla ziyan dehşet de bir Bektaşi nefesinde iki dizede özetleniveriyor sanki:

"Kabil Habil'i öldürdü- Orta yerde bu kan nedir?"

Ve bugün Kabil'in kanlı mirası Başkent Kabil'i vurma noktasına kadar geldi.

Bakalım yarın nerelere gelinecek?

***
Savaşların değişmeyen bir kuralı da, masum insanların ölmesi.

Tarih boyunca böyle oldu, bundan sonra da böyle olacak.

Dünya Ticaret Merkezi kulelerinde binlerce masum insan öldü.

Şimdi de Asya kıtasında ve Ortadoğu'daki masumların kanı dökülecek.

***
Arthur Köstler 6 Ağustos 1945'i insanoğlunun yeni miladı ilan etmişti.

Çünkü bu tarihte insanoğlu atom bombasıyla, bu çapta büyük bir kitle imhasını gerçekleştirmişti.

Köstler korkuyordu: İnsanoğlunun garip doğasından ve birbirini öldürme hırsından dehşete kapılıyor ve geleceğe karamsar gözlerle bakıyordu.

Zaten bu vahşete dayanamadığı için canına kıydı.

İnandığı ve Janus adlı kitabında savunduğu bir başka tez ise, insanoğlunun milyonlarca yıllık evrimi içinde bir takılma olduğu ve insan beyninde bir bozukluk oluştuğu idi.

Yani insan türü, beden gelişimi ile paralel bir zihni-ahlaki gelişim gösterememişti.

Gelin de bu büyük ustaya ve vicdanlı filozofa hak vermeyin!

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır