kapat
18.09.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )

Osmanlı tavşanı arabayla avlar..

Rahmetli Kemal Tahir, yeri geldikçe "Osmanlı tavşanı arabayla avlar.." atasözünü, roman kahramanlarından birinin ağzına verirdi.. Cumhuriyet zagonunda durum değişmedi..

Sadece şekiller değişti..

Osmanlı niyetine avlanmaya çıkan memur takımı yine arabayla iz sürüyor.. Vatandaşı sorarsanız, vergi mükellefi olarak tavşan pozisyonunda ve daimi firari..

Ancak nereye kaçarsa kaçsın kurtuluşu yok.. Yakalanıyor, biri gelip postunu yüzüyor.. Üç metre sonra başka birine yakalanıp bir post daha kaptırıyor..

Tavşan olarak kendisinden senede iki, hatta bazen üç post çıkarılmasından dolayı o da şaşkın..

***
Teşbihte hata olmaz derler.. Benzetmemizden kimse alınmasın ama "Avcı ne kadar yol bilirse, ayı da o kadar yol bilirmiş.."

Bizim, her vatandaştan üç post çıkarmaya yeminli vergicilerin elinden kurtulanların başında emekliler geliyor..

Emekli kısmı bir nevi sporcudur.. Kimisi ayda 70 milyonla, kimisi 120 milyonla, kimi de 200 milyonla yaşama rekoru kırmaya çalışır..

Sızıntı tekniği..
Öyle teknikler geliştirirler ki ne belediye adamları ne hükümet adamları baş edemez..

İzmir'de babamların komşusu emekli bir amca vardı.. Belediyeye sayaç kirası dışında su parası ödemez, üstelik şakır şakır su kullanırdı.. Onun su faturalarının son derece düşük gelmesi herkesin dikkatini çekince sırrını ister istemez komşuları ile paylaşmak durumunda kalmıştı..

Sırrı da şu:

Geceden banyo küvetininin musluğunu sicim inceliğinde akacak kıvama ayarlıyor.. İnce ince akan su sabaha kadar küveti dolduruyor.. Su sicim inceliğinde aktığından su saatinin çarkı dönmüyor, yani para yazmıyor..

Üstelik her musluğun altına bir kap yerleştirip eylemi yaygınlaştırdığında bile..

Geçim sıkıntısından bunalmış bu emekli buluşu "sızıntı tekniğine" belediyenin zaptiyeleri ne yapsın?

Elektrik hattına kancalı tel atıp, evin aydınlatmasını bedavaya getirme işi ise daha çok gecekonducu taifesine özgü.. Emekliler "hayati tehlike" olduğundan bu yönteme pek itibar etmiyorlar..

Onun yerine "fiş toplama" olayına kuvvet vermişler..

***
Ege'deki yazlık sitelerde sıkça dolaştığımdan biliyorum.. "Fiş toplama" işi olimpik bir spor haline gelmiş..

Bir yere misafir gittiğinizde önce hal hatır soruluyor.. Çoluk çocuğun durumu da yoklandıktan sonra gelen ilk soru buna dair oluyor:

- "Fazla fişin var mı?"

Varsa vereceksin.. O da vergi iadesi zarfına işleyip, içine koyacak.. Maliyenin adamlarına verecek.. Onlar da hesabını yapıp, sana belli periyotlarda para ödeyecekler..

Yazlıklarda talep yüksek olduğundan fişsiz yola çıkmam.. İsteyene fiş tedarik ederim, isteyene fatura..

Sonra sohbet kurulup, laf dönüp dolaşıp memleketin gidişatına gelir.. Ne kadar fiş yolsuzluğuna bulaşmış emekli varsa mutlaka hükümet adamlarına çatar.. Memleketin soyulduğunu, ülkede ahlak denilen şeyin kalmadığını iddia ederler..

Benim en sevdiğim sohbet budur..

Tamamı "potansiyel fiş dolandırıcısı" olan emeklilerin, hiyerarşik olarak yukarıdan aşağıya doğru yayılan kirlenmeden yakınmalarına bayılırım.. Elimde kabak çekirdeği; kafam tenis maçı seyreder gibi bir ona döner bir buna..

Yardım ve yataklık..
Sakın ola ki laflarımdan emeklileri suçladığım meali çıkmasın.. Tam tersine.. Onların "Direnme hakkını" kullanmalarını sempatiyle karşılıyorum..

Dünyanın en yüksek KDV oranını uygulayan hükümet adamları iş vergi iadesi dağıtmaya gelince "Gaz lambası fitilini sayarım, buzdolabını saymam; domatesi sayarım, patlıcanı saymam.." deyip yasayı kuşa çevirirlerse kahraman emeklilerimize de isyan hakkı doğar..

Eh! Bu yaştan sonra Atçalı Kel Mehmet Efendimiz gibi Cezayir tüfeği kuşanıp, bellerine Bursa yapısı yatağanlar takarak dağa çıkacak değiller ya! Kendilerine göre "Fiş değiştirme hücreleri" kurup, yazlıklarda örgütlenecekler..

Emeklilere fiş taşımam, onlara gönüllü yardım ve yataklık yapmam bundandır..

***
Lakin bir de işin kıllı tüylü tarafı var..

Bir kere emekli milletinin gözü çok kara.. Ellerine geçen her fişi "bana uyar mı?" demeden vergi iade zarfına tıkıyorlar.. Korktuğum o ki birgün başları, benim yüzümden belaya girecek..

Misal komşularımızdan Bağ Kur emeklisi Feride Teyze'nin durumu.. Biz ona Feride Hala deriz..

Hükümet adamlarından biri Feride Hala'nın vergi iadesi zarfını açsa; harcama diye gösterdiği fişlere bakıp, bir gününün muhasebesini yapsa ortaya garip bir manzara çıkar..

Feride Hala; saat 14.22'de Uysal Market'e gidip bir paket deterjan, bir yumuşatıcı almış.. (Belli ki çamaşır yıkayacak..)

Saat 16.30'da Çırağan'ın Q Jazz Bar'ına gidip iki viski içmiş.. (Sanırım çamaşırdan vazgeçti..)

Saat 18.13.. Bu kez TANSAŞ'a uğrayıp bir kilo makarna, yarımlık kutu salça almış.. (Viski acıktırdı besbelli..)

Saat 22.30.. Sunset'te Japon yemeği yiyip, hesap ödemiş.. (Makarnayı yaktı herhalde..)

Saat 24.35.. The Marmara'nın Roof'unda iki viski daha içmiş.. (Açıklaması yok, kadın kudurdu..)

Bu harcama çizelgesine göre Feride Hala iki ruhlu.. Birincisinde evinin kadını.. Harcadığı her kuruşta dikkatli.. Gece hayatı yok!

Çok çok yeğeni Nurettin'in düğününde kızlar "Feride Hala kalk oyna, Nurettin'in toyundaaa.." diye el çırpmıştır.. O da kalkıp "Valla oyun bilmirem, ha böyle ha böyle oynirem.." diye biraz kıvırmıştır..

İkinci Feride Hala ise gecelerin vamp kadını.. Çamaşırı leğende bırakıp Jazz Bar'ın yolunu tutuyor.. Sonra pişman olup eve makarna pişirmeye dönüyor.. Mutfakta bir bunalım daha geçirip;

- "Ş'aparım makarnasının içine.." diyor..

Mantoyu kaptığı gibi Sunset'e "suchi" yemeğe gidiyor.. Geceyi de başka bir barda viski ile bitiriyor.. Hesabı öderken aklına Bağ Kur emeklisi olduğu gelip pişman oluyor, yeniden birinci kimliğine dönüp fişini istiyor..

Ben bu gidişe diyecek laf bulamıyorum.. Sadece kendi halindeki emekli vatandaşı Sülün Osman'a çeviren hükümet adamlarını yürekten kutluyorum..

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır