kapat
18.09.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 

Kennedyler'e benzemiyoruz


Ailesini Kennedyler'e benzetenlere Aydın Menderes karşı çıkıyor: Benzetirseniz dünyada her şey birbirine benzer 1960'tan sonra zorluk çektim. 14 yaşındaydım. Keşke ağabeylerim de yaşasaydı. Çok erken yalnız bıraktılar beniBize, kimseye başbakan oğlu olduğumuzu söylememek öğretildi. Her zaman 'Ayrıcalıklı değilsiniz' derlerdi...
Bİr ölüm yıldönümü, öyle sıradan bir ölüm değil. Bir mekân, sıradan bir çiftlik, öylesine iki katlı bir bina değil. Meşhur Çakırbeyli çiftliği. Aydın-Çine yolu üzerinde dümdüz bir arazide kocaman bir yazıyla karşımıza çıkıyor.

Bir dönem Adnan Menderes'in, 'Aydın'daki kalesi' diye anılan çiftlikteyiz. 17 Eylül 1961'den, Menderes'in idam edilişinden tam 40 yıl sonra.

Hep eski gazete kupürleri aklıma geliyor. "Çiftlikte verilen partiler, havuzda yüzen kadınlar... "Havuzun suyunda sinekler zıplıyor, öyle dalıp da yüzülecek bir havuz değil, bir süs havuzu.

SOL ELİNİ KULLANABİLİYOR
Adnan Menderes'in yıllarca inip çıktığı merdivenlere çıkıyoruz. Oğlu Aydın Menderes 1996'da geçirdiği kazadan beri o merdivenlerden uzakta. Baba mirası Macar ustaların elinden çıkan çiftlik evi, Aydın Menderes için kullanım dışı. Menderes çifti restore ettirdikleri bekçi evinde kalıyor.

Oturup anılardan, başbakan oğlu olmaktan, evliliklerinden, 1946 ruhuna 2001 penceresinden bakarak konuşuyoruz. Sohbetimiz neşesini her daim koruyan Ümran Hanım'ın küçük hatırlatmalarıyla renkleniyor.

Aydın Menderes kazadan sonra geçirdiği tedaviler sonucunda ve azmi sayesinde sol elini kullanabiliyor. Yemeğini sol eliyle yiyor, akülü arabasını sol eliyle yönlendiriyor. Çiftlikte tur atarak sohbet ediyor, bekçi evinde oğul Menderes'i dinliyoruz.

İdam edilen baba, intihar eden ağabey, kazada ölen ağabey, veremden ölen büyükbabalar ve anneler ve Aydın Menderes'in başına gelen son kaza... Menderes Ailesi'ni Kennedy'lere benzetenlere karşı çıkıyor: "Benzetirseniz bu dünyada her şey birbirine benzer"

ÇİFTLİK ANNEANNE MİRASI
* Bu çiftliği nasıl edinmiş babanız?

Çakırbeyli babama annesinden kalma. Tevhide Hanım'a da babası Kırlı lakaplı Hacı Ali Paşa'dan kalmış. Kırım Savaşı nedeniyle padişah vermiş bu toprakları. Erkek çocuklar İzmir ve Tire tarafından toprakları almışlar, büyükanneme de Çakırbeyli kalmış.

Babam 1.5 yaşında öksüz, 2.5 yaşında da yetim kalır. Ailesi veremden ölmüş. Babam babaannesi Fıtnat Hanım ile birlikte Karşıyaka'da yaşar. Gençliğinde Çakırbeyli'ye gelmeye başlar. 1926'da taş binayı yaptırır. 1928'de annemle evlenirler ve buraya yerleşirler. Ağabeyim Yüksel burada doğar.1931'de babam milletvekili olunca Ankara'ya taşınırlar ama çiftliğe hep gelirler.

* Babanız bu toprakların ağası gibiymiş...

BABAM TOPRAĞI HİBE ETTİ
Babam 1930'dan sonra köylülere toprakları dağıtmaya başlamış. 80-90 dönümlük bölümler halinde köylülere topraklar hibe edilmiş. Bu mali bir nedenden dolayı değil, bölge halkını topraklandırmak içindir, bu bir toprak reformudur.

* Siz bu çiftlikte kaldınız mı?

Hayır, uzun süre gelmedik. Ağabeylerimin ve benim çiftliğe gelmemi babam istemedi. Çiftlik hayatına alışıp okumayacağımız düşüncesiyle uzak tutulduk çiftlikten. Babamın vefatından sonra çiftliğe geldim O zaman ben 14, Mutlu ağabeyim 23, Yüksel ağabeyim 30 yaşındaydı.

* Babanızın idam edildiğini öğrendiğinizde nasıl bir tramva yaşadınız?

Büyük bir üzüntü. Ama hep bu toplumun anlayacağını düşündük. DP'ye oy vermeyenlerde bunun bir haksızlık olduğunu görecekti. Buna hep inandım.

* Babanızın çalıp çırptığı söylendi. ABD'ci olmakla suçlandı. Ne yapmıştı babanız?

MARJİNAL BİR SESTİ
DP döneminde hürriyetler yok deniliyordu, 41 sene geçti. Hâlâ fikir suçu suç. Arsızlık, yolsuzluk meselesine gelince Türkiye'nin en dürüst dönemidir. Bir DP'linin mahkum olduğu mahkeme cereyan etmedi. Babam çalmadı. Türkiye DP döneminde bir yola girdi, belli çevreler ABD'ye teslim olmak olarak yorumladılar. Ancak bu Türkiye'de marjinal bir ses olarak kalmıştır. Hiç bir siyasi parti bugüne kadar İP dışında NATO'dan çıkmaktan söz etmemiştir. Globalleşme, dünyaya açılma 1950'le başlamıştır.

* Yıllar sonra babanız için devlet töreni yapıldı... Ardından adı İzmir Havaalanı'na verildi...

Acı ve haksızlığın karşısında vatanseverler olarak ailece ölçülü davrandık. "Cenazeleri alabilirsiniz" dediklerinde her zaman "devlet töreni" dedim. Rahmetli Turgut Özal zamanında gerçekleşti. Darağaçları bu kadar zamanda sökülebiliyormuş.

Keşke yaşasalardı
* Küçük yaşlarda büyük acılar yaşadınız. Küçük kardeş olmak size neler kattı, sizden neler götürdü?

Ağabeylerimle aramda önemli bir yaş farkı var. Biriyle 16, diğeriyle 9 yaş fark var. Özellikle 1960'tan sonra zorluk çektim. 27 Mayıs'ta yurt dışındaydılar bir sene sonra döndüler. Ailenin yükünü ağırlıklı olarak çektim. 14 yaşındaydım. Keşke onlar yaşasaydı, bunların hiç bir önemi yoktu. En küçük olmanın lüksünü hiçbir zaman yaşamadım.

* Ailenizi Kennedy'lere benzetenler var. Siz benzetiyor musunuz?

Hayır. Ama ilginç bir şey yaşadım. Kazadan sonra Chicago'da rehabilitasyon merkezinde bir doktor bana bunu söyledi. İlginç geldi. Bu dünyada bir şeyi benzetmek isterseniz her şey birbirine benzer.

* Diğer başbakan çocuklarıyla sizin aranızdaki fark nedir?

Bize öğretilen şey kimseye başbakan oğlu olduğumuzu söylememekti. "Ayrıcalıklı değilsiniz" derlerdi.

Müstakbel eşini MİT araştırmış!
Menderes çiftinin birliktelikleri uzun süre konuşuldu. Çünkü onlar zor olanın peşindeydiler. Menderesler 1979'da asansörde karşılaşmışlar. Ümran Hanım, Aydın Bey'e ağabeyinin adıyla "Mutlu" deyince ortam biraz gerilmiş. Ayak üstü sohbette alınan telefon numaraları sayesinde görüşmeye başlamışlar. Ümran Hanım, "Ben evlenip boşanmıştım. İki çocuk annesiydim. Oğlumu bir kazada kaybettim. Aydın'la acılarla yoğrulduk. Ama hep birbirimize, aşkımıza güvendik" diyor.

EMİNDİM AMA...
Birlikteliklerinin en ilginç yanı da Ümran Menderes'in hakkında Aydın Menderes'in çok şey bilmesi olmuş. Kısa bir süre sonra Aydın Bey'in bilgi birikiminin kaynağı ortaya çıkmış. Aydın Menderes müstakbel eşi olarak düşündüğü Ümran Hanım'ı MİT'e araştırtmış.

* Neden bir araştırmaya gerek gördünüz?

Evliliğimizin başarılı olacağından emindim. Araştırdım. Her ayrıntısına kadar. Tereddütlerimden değil, doğru bildiklerim vardı ama evlilik her şeye rağmen sorumluluk demekti. Karşılaşacağım her soruya yanıt vermek istedim.

* Ya birlikte yaşamak zor olmadı mı?

Süre uzundu ama ilişkimiz sıcak ve canlıydı. Siyaset dışındaydım ve rahattık. Kolayca birlikte olma, birlikte zaman geçirme şansımız vardı.

* Ya sizin için Ümran Hanım?

Zor günler geçirdik ama ben Aydın Bey'in her an yanındaydım. Birlikte parti kurduk, yazılarını ben düzeltirdim. Saatlerce siyasetten konuşuruz. Hâlâ ilk günkü gibi her şeyiyle ilgileniyorum. Aydın Bey beni tehdit ederek evlenmişti.

* Nasıl bir tehdit bu?

Bana "Katolik evliliği yapıyoruz boşanmak filan yok" dedi. Ben de kabul ettim. Biz ölene kadar birlikteyiz.

(Aydın Menderes araya giriyor) Evlendiğimde hangi duyguları taşıyorsam şimdi de aynı noktadayım. Sıcak muhabbetimiz hâlâ sürüyor.

İNSANLAR BİZE BAKIP AĞLARDI
Babamın ölümü büyük bir üzüntüydü. Ama hep bu toplumun anlayacağını düşündük. DP'ye oy vermeyenler de bunun bir haksızlık olduğunu görecekti. Yıllarca insanlar bize bakıp ağladı. Bu çok büyük acıdır. Küçüktüm ve 27 Mayıs, 'bayram' olarak kutlanıyordu. Her türlü iftira vardı. Tek anlamlı şey halkın içinde olmamızdı.

ELİF ERGU

www.superbahis.com
www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır