kapat
18.09.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 


Çanlar çalıyor

F.Bahçe bir alem. Yimpaş Yozgatspor maçını gördükten sonra insanın aklına şu geliyor: Bayer Leverkusen maçı iyi ki oynanmadı. Yani bu kondisyonla futbol oynayan, kendisinden çok daha zayıf, Türkiye standartlarında bir ekibe karşı, üstelik kendi sahasında bu kadar müşkül duruma düşüyorsa, iyi ki Leverkusen maçı oynanmamış. Hem de deplasmanda...

Türkiye'de lig maçları ile Avrupa kupası maçları tamamen farklı bir havada oynanıyor. Bunu görmemek için kör olmak lazım. Çok daha önemli bir maç havasına bürünüyor Avrupa maçları. Hani biz, hep böyle gösterişli şeylere meraklıyız ya, Avrupa'da iyi bir netice alırsak, 'Türkiye'de başarılı olamadık ama Avrupa'da şunu yaptık, bunu yaptık' deriz. Halbuki kendi ligimizde aldığımız sonuçlar da çok önemli. Velhasıl, F.Bahçe bu iki kulvarda da başarılı olacak gibi gözükmüyor. Neden mi?

Fizik gücü, saha içi tertibi ve futbol bakımından umut vermiyor. En önemlisi bazı büyük ve çok önemli hatalar yapılıyor. Aslında bunlar geçen sezondan beri var ama en sonuncusu, en büyüğü oldu.

Lazetiç'ten iyileri var

F.Bahçe'nin Lazetiç'e ihtiyacı yok. Evet, doğrudur. Ondan daha iyi oynayacak 3-4 adamı var. Lazetiç motor gibi koşuyor, doğrudur. Ama ne defansta ne de hücumda bir faydası yok. Kadroda daha becerili oyuncular var ama ne hikmetse bir türlü hazır olamadılar. Veya F.Bahçe bunların farkında değil çünkü oynatılmıyorlar. Artı bunları görmek için hazırlık maçları da yapılmıyor. F.Bahçe tam bir curcuna içinde. Ha Lazetiç oynamaz hiç önemli değil. Yerine Hakan da oynar, Ceyhun da, ne biliyim ben onun kadar koşan Ali Güneş de oynar. Ondan aşağı değil belki daha faydalı olurlar. Sorun bu değil. Sorun bu çifte standart rezaleti bazı futbolculara da sıçrar mı? F.Bahçe'nin antrenörü daha bunu idrak edememiş durumda. Şimdi birisi de çıkıp demez mi, "Ona evlenmek için izin verdin. Benim de işim var gideceğim".

F.Bahçe'de disiplin yok. Bu kesin. Birisi hazırlık kampına 10 gün gelmiyor, 'Gözüm sakat, Türkiye'ye gelemem' diyor. Ötekisi milli takıma gidiyor, 5 gün yok, 10 gün yok. Birisi de, 'Ben evleneceğim' deyip gidiyor. Bakın bunların acısını bu takım çok çeker. Eğer F.Bahçe kuralları koymazsa futbol takımı kangren olur. Aslında zaten kangren ama daha fena olur. Buna acil tedbir almaları lazım. Hem futbolculara hem de antrenöre. Bu böyle, kendi istediği gibi keyfe keder hareket edecek, 'Ben istedim, izin verdim' diyecek. Burası kimsenin çiftliği değil. Bilhassa F.Bahçe gibi bir camia kimsenin çiftliği değil. Onun için herkes adımın dikkatli atsın ve yönetim, ilk olarak da başkan Aziz Yıldırım bu işi el koysun. Çünkü bu böyle basit geçiştirilecek bir olay değil.

Taraftara ihtiyaç var

İnşallah bunlar eksi yansımaz. Ama bir gerçek var ki F.Bahçe ne kafa olarak ne fizik olarak ne de taktik olarak hazır değil. Ama Barcelona maçı vatan kurtaran aslanların maçı olur, herkes varını yoğunu ortaya koyar ve F.Bahçe Şampiyonlar Ligi'nde iyi bir açılış yapar. Tüm tememniniz bu. F.Bahçe'nin hem ligde hem de Avrupa'da başarılı olması. Bir de Avrupa'da başarı demek para demek.Ve bir de F.Bahçe yatsın kalksın dua etsin de, Rüştü'nün 3-4 günlük sakatlıkları nüksetmesin. Bu bir. İkincisi F.Bahçe seyircisi stadı doldursun. Çünkü takımın geçen sezonun başından, bugüne kadar onlara ihtiyacı var. Seyircinin, itmesine, dürtmesine, muhteşem tezahüratına ihtiyacı var. 7 eksikle gelen Barcelona ile yapılacak maç inşallah F.Bahçe'nin kafasındaki futbol adına yanlış fikirleri değiştirir

G.Saray bir başka

G.Saray'ı F.Bahçe ile Beşiktaş'tan ayıran en önemli özellik, sahada rakibini büyük görmeyen, fizik olarak hazır, mücadele eden, korkmayan bir takım olması. 8-9 tane oyuncusu gitmiş ama önemli değil. Çünkü yerlerini doldurdu. Hem de takımının içinden. Ne aldı? Bir tane santrfor. Bakın geride oynayanlara yine Emre ile Bülent var. Bülent çıkıyor, Vedat giriyor ve değişen bir şey de olmuyor. Yani demek ki oyuncuların kendilerine itimatları var. Sahada ne yapacaklarının farkındalar. O bakımdan G.Saray Lazio'yu da yener burada, başkasını da. Bu kendisinden çok daha pahalı, daha şöhretli futbolcuları da yenmesi sürpriz değil. Çünkü bayağı yeniyor. Rakibi ne kadar hücum yaparsa G.Saray da yapıyor ve kazanıyor. Daha önemlisi Sergen gibi bir adamı da kazanıyor. Şimdi böyle bir G.Saray yenilebilir de. Ama bileceksiniz ki, G.Saray sonuna kadar mücadele edecek. Bu açık. Ve Şampiyonlar Ligi'ne de 3 puanla başladılar. Bu da fevkalade.

Böyle gelmiş, böyle gider

En başta şunu söyleyelim. Türkiye'de bu çarpık düzen olduğu müddetçe, kulüpler vasat, sıradan oyuncuları alacak ve kazıklanacaklar. Çünkü Türkiye'de menajerlerin işini kulüp başkanları yapıyor. Yani antrenörlerin üstünde, bu işi idare edecek, hem mali durumu, hem kulübün ihtiyaçlarını bilecek böyle bir mercek yok. Şimdi bakın iki türlü genel menajer vardır. Sahada çalışan, taktiği verenler artı bir de kulübün bütün işleriyle uğraşan, maddi konularda yetkili genel menajerler vardır. Türkiye'de bu yok. Türkiye saha içinde çalışan antrenörler var ve esas menajer kulüp başkanıdır.

Beşiktaş Türkiye'nin aynası

Bu sistem değişmediği sürece kötü, para etmeyen, elde kalacak oyuncular alacaklar hem de kendi takımlarına hiçbir katkı yapamayacaklar. Yani boşuna adam besleyecekler, paralar sokağa atılacak. Türkiye'de durum bu. Şimdi Beşiktaş'a gelirsek, durum aynı. Alınan yabancıları kim istedi, antrenör. Tetkit edecek biri var mı? Hayır yok. Peki kulübün mali durumunu bilen menajeri var mı? Hayır. Kim konuştu? Başkanı.

Forma kimlere kalmış

Dünyadan malumatı olan bir menajer olsa, bunların alınmasına razı olur mu? Yani Beşiktaş formasını giyecek, o muhteşem formayı taşıyacak oyuncuları yok.

Bakın futbol futbolcu ile oynanır. Sizin iyi futbolcularınız varsa iyi takımsınız, büyük futbolcularınız varsa büyüksünüz.

Burada antrenörün katkısı da yüzde 15'tir. Antrenör takımını hazırlar, gücünü, kondisyonu verir, takımının kapasitesini, oyuncularının yeteneklerini bilir, ona göre sahada en yüksek randımanı almak ister. İyi antrenör budur. Kendi kendine işler yapan, lüzumsuz konuşan, ki bizde yeni yeni bu türler de türemeye başladı, bunlar antrenör falan değildir. Bunlar günü kurtaran, cebini dolduran türleridir. Bundan en çok zarar görenler de Beşiktaş ile birlikte F.Bahçe'dir.

www.superbahis.com
www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır