|
'5 milyar dolarlık geri ödeme ertelenebilir'
Derviş, IMF'ye ek kredi talebinde bulunmadıklarını belirtti ve ekledi: Ancak 2002 yılında yapılacak 5 milyar dolarlık geri ödeme uzatılabilir
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, temaslarda bulunacağı Londra'ya hareketinden önce Ankara'da medya temsilcileriyle kahvaltılı sohbet toplantısı yaptı. Ekonomi kurmayları Hazine Müsteşarı Faik Öztrak ile Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'nin de katıldığı toplantıda Derviş, ekonomik program ve ekonominin gidişatı ile 11 Eylül'de ABD'deki terörist saldırılar sonrası olası gelişmeleri değerlendirdi ve soruları yanıtladı.
EK KREDİ TALEBİ YOK
Bakan Derviş, mevcut program çerçevesinde IMF'den ek bir kredi taleplerinin olmadığını ancak 2002 yılında IMF'ye yapılacak beş milyar dolarlık geri ödemenin kısmen uzatılabileceğini söyledi.
Derviş, sözlerine şöyle devam etti: "IMF ile ilgili program çerçevesinde, 2002 yılındaki aşağı yukarı beş milyar dolara yakın geri ödemeyi, program çerçevesinde biraz uzatabiliriz. Bu yeni bir talep değil; yeni bir kaynak isteği değil. Zaten mevcut anlaşma çerçevesinde varolan bir esneklik. Bunu herhalde kullanacağız ama daha kesin bir karara varmadık; konuşmalarımız devam ediyor fakat bu konuda bir sorun yok."
EUROBOND'A ERTELEME
Derviş, Hazine'nin planladığı Eurobond ihracı konusunda da, "Piyasaların bu durumunda ne ölçüde Eurobond piyasasına çıkabiliriz, bu bir soru işareti şu anda. Çıkışımızı bir miktar ertelemek zorunda kalabiliriz" şeklinde konuştu.
REEL SEKTÖRE OKSİJEN
Derviş, sıkı maliye politikasının sürmesi gerektiğini ve değişiklik olmasının kur ve faizi olumsuz etkileyeceğini söyledi.
Kamu bankalarının durumunda iyileşme olduğunu ve özellikle Halk Bankası'nın kredilerinin artırılması gerektiğini ifade eden Derviş, "Makro hedefler altında yapılabileceklerin üzerinde duruyoruz. Ekonomiye oksijen verilebilir. Bu haftaki bakanlar kurulunda reel ekonomiyle ilgili ufak tefek destekleme kararları çıkacak" dedi.
Derviş, IMF heyeti ile sürdürülen onuncu gözden geçirme çalışmalarını Ekim'de ulaştırmayı hedeflediklerini ve gözden geçirmenin tamamlanmasıyla Türkiye'ye üç milyar dolarlık bir IMF kredi diliminin geleceğini anımsattı.
ÖRNEK ÜLKE İTALYA
"Ekonomik kalkınmışlıkta gönlümdeki ülke İtalya ya da İspanya" diyen Bakan, Türkiye'nin bu ülkelerle benzerlikler taşıdığını belirtti. İtalya'da ekonomik aktivitede KOBİ'lerin payının yüksek olduğunu, 11 yılda 10 kabine değişmesine rağmen bu ülkenin ekonomisinin iyi durumda olduğunu belirtti.
'TÜRKİYE'NİN STRATEJİK ÖNEMİ ARTTI'
Kemal Derviş, 11 Eylül'deki saldırıların Türkiye ekonomisine etkilerinin tam olarak hesaplanamadığını ancak turizm ve ihracatın olumsuz etkilenebileceğini belirtti. Derviş, şöyle devam etti:
"Bir NATO ülkesi ve terörden çok zarar görmüş bir ülke olarak, Türkiye'nin stratejik önemi arttı. Bu fırsatı değerlendirmemiz lazım. Türkiye'nin bu stratejik önemi çerçevesinde yükleneceği maliyetleri de Batılı müttefiklerimiz düşünmek zorunda. Türkiye görevini yapsın ama maliyetler ortak biçimde üstlenilecek. Önemimiz daha iyi anlaşılabilirse, özellikle AB ile bütünleşmede hızlanma olabilir."
ABD'ye saldırılardan sonra teröre karşı uluslararası mücadelede Türkiye'nin "kararlı davranması ve sesini yükseltmesi" gerektiğini vurgulayan Derviş, "Ancak şartlı destek veriyoruz mesajı da yanlış olur" şeklinde konuştu.
Savunma giderleri artış gösterebilir
Bakan Kemal Derviş 2002 yılı hedefleri konusunda şunları kaydetti: "2002 yılı rakamlarını tam oluşturamadık. Çalışmalar devam ediyor. 2002 yılındaki iç borç, dış borç rakamları, enflasyon hedefi, büyüme, kamu finansmanı, maliye politikası bütün bunlar program çerçevesinde tartışılıyor."
2001 yılı hedeflerinde çok fazla bir değişiklik yapmayacaklarını ve ufak tefek değişiklikler olabileceğini kaydeden Derviş, esas çalışmanın 2002 hedeflerine yönelik olduğunu vurguladı. Hedeflerden sapmadan hedeflere ulaşma araçlarında bazı esneklikler ve değişiklikler olabileceğini kaydeden Derviş, ABD olayları sonucu savunma giderlerinde bir artış olabileceğine dikkat çekti.
Her kuruşun hesabını yapalım
Derviş, son gelişmelerin olası etkilerini değerlendirirken de, gelinen noktada kamu harcamalarını artırıp, vergileri düşürüp ekonomik büyümeye geri dönme imkânı olmadığını söyledi. Bakan sözlerine şöyle devam etti: "Aksine, açıklanan programın kararlılıkla yürütülmesi gerekiyor. Maliye politikaların gevşetilmesi durumunda kurlar ve faiz üzerinde olumsuz etki olabilir. Sıkı maliye politikasına devam etmek şart. Makro hedeflerin altındaki harcamalar ve gelir yapısının iyi planlanması, devlet harcamalarında çıkacak her milyar liranın hesabının iyi yapılması gerekiyor"
Derviş, benzer hassasiyetin gelir tarafından da sürmesi gerektiğini ekledi.
Milletvekillerine kitap hediye etti
Devlet Bakanı Kemal Derviş, "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programında Temel Yapısal Refomlar" başlıklı kitabı bütün milletvekillerine gönderdi. Programı, vücuttaki iltihabın kurutulmasına benzeten Derviş, şu benzetmeyi yapt: "Programla sadece ekonomideki sağlıksız yapılanmaya ilişkin semptomların giderilmesine çalışılıyor. Bu takdirde, bu enfeksiyon olan hastaya aspirin tedavisi uygulamaktan öteye geçemez. Tam tersine, uygulanmakta olan program, hasta bir ekonomiye antibiyotik tedavisi uygulanmasına benziyor. Tedavinin başında yan etkiler görülebileceği gibi, yarıda kesilmesi hastalık unsurlarının mevcut antibiyotiklere bağışıklık düzeyinin artması riskini beraberinde getirecektir."
|