kapat
15.09.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 

Suç ve ceza neye göre belirleniyor?


Gazeteci Cevizoğlu, ABD'den yayılan terör dalgası ve DGM sorununu SABAH için yorumladı
"Suç ve ceza" neye göre belirleniyor? Bir ülkede suç olan, diğer ülkelerde suç olarak görülmüyor. Örneğin, PKK teröründen çok çeken Türkiye'nin bütün şikayetlerine rağmen Avrupa ülkeleri PKK'nın kendi ülkelerindeki örgütlenmelerine göz yummuş ve onların terör örgütü değil, enformasyon bürosu açtıklarını ileri sürmüştü.

ABD, Dünya Ticaret Merkezi'ne yapılan uçaklı intihar saldırısından sonra, NATO Anlaşması'nın 5. maddesini işletmek istedi. NATO da bu maddeyi resmen yürürlüğe koydu. 5. Madde "Bir NATO ülkesine yapılan saldırı, tüm ittifak ülkelerine yapılmış sayılır" diyor. Peki, bir NATO ülkesi olan Türkiye, 16 yıl boyunca PKK terörüne maruz kalırken, NATO ülkeleri niçin vurdumduymazdı? Bu saldırıları kendisine yapılmış saymadığı gibi, terör olarak da algılamadı ve hatta Yunanistan gibi bazı NATO ülkelerinde terör kampları kuruldu. Aynı Avrupa, bağımsız yargı tarafından idam cezasına çarptırılan terörist Abdullah Öcalan'ın cezasının infazısını da engelliyor. Oysa, daha geçen ay içinde ABD, kendi vatandaşı olan bir teröristi Oklahoma bombacısı Timothy McWeighy'i idam etti. Avrupa'nın gıkı çıkmadı. Ceviz Kabuğu programına katılan Adalet Bakanı Prof.Dr. Hikmet Sami Türk, eskiden Milli Savunma Bakanlığı da yapmış olmasının deneyimi ile bu soruya net bir yanıt veremedi. Bu sorunun yanıtını Türk politikacıları veremiyor.

TERÖRE KARŞI DGM'LER
Teröre karşı "ulusal güvenlik" söz konusu olunca akla DGM'ler geliyor. Peki Anayasa'nın 143'üncü maddesiyle görevleri ulusal güvenliğe yönelik eylemleri yargılamak ve cezalandırmak olan DGM'ler bugün niçin ana görevlerinin dışına çıkıyor?

Bu sorunun yanıtı, özellikle "3. Dünya Savaşı" söylentilerinin yoğunluk kazandığı bir dünya konjonktüründe daha da önem kazanıyor.

Yurtdışından yönlendirilen yasadışı terör örgütlerinin hedefi olan Türkiye'nin, "terör uzmanı" olan DGM'leri başka konularla meşgul edilmemeli değil mi? Ceviz Kabuğu'nun konuğu Adalet Bakanı da aynı görüşte. Nitekim kimi DGM'lerin "bağlantılı suç" denilen ikincil suçları, adli mahkemelere gönderdiğini söyledi. Türk'ün açıklamasının özeti şöyle:

"DGM'ler çok ağır bir görev yükü altında kalıyor. TCK'nın 313 ve 314. maddelerinin DGM'lerin yetki alanından çıkarılması gerektiği düşüncesindeyiz. Zaten Ankara DGM'nin verdiği bir karar ve Yargıtay'ın da benimsediği bir görüşe göre, DGM sadece teşekkülle ilgili suça bakmalı. Ama o teşekkülün amacı olan suçlara, ilgili adliye mahkemeleri bakmalı. (...) DGM'leri ulusal güvenlik, terör ve bir de mafya tipi suç örgütleriyle ilgili mahkemeler olarak görevlendirmeli. Böyle bir yasa hazırlığımız var. 2 ayda çıkabilir. (...) DGM'ler Anayasa'nın 143. maddesindeki tanım çerçevesindeki suçlara bakmakla görevli uzmanlık mahkemesi olarak kalmalıdır."

Terörün dini imanı olmadığı gibi, ülkesi de yok. Yani, vaktiyle "Bize dokunmayan terör bin yaşasın. Biz de yaşamasına destek olalım" diyen Avrupa ülkeleri, ABD'den gelen dalga ile kendine geldi. Umarız, bu teröre karşı kalıcı bir tavır olur. Bu uyanıklık devam eder.

Bize düşen ise, terör konusunda uzman DGM'lerin asli görevlerini yapmalarına engel olmamak. Adalet Bakanı ve Hükümet de aynı görüşte.

www.superbahis.com
www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır