kapat
15.09.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 

Adalet bakanı DGM için düğmeye bastı


Türk, DGM'lerin sadece "ulusal güvenlik" konusunda uzman mahkeme görevi yapması için yasa taslağı hazırladığını açıkladı
Adalet Bakanı Türk, Yargıtay'ın kararına rağmen DGM'lerde görülen bankacılık davalarının da temyize açık olduğunu bildirdi

Adaley Bakanı Hikmet Sami Türk, terör ve ulusal güvenliğe yönelik suçlar için kurulan Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin, sadece bu görevle ilgilenmesi amacıyla düğmeye bastı.

Ankara DGM'nin Beyaz Enerji davasının "rüşvet, ihalede suistimal, görevi kötüye kullanma" bölümlerini görüşmeyi reddetmesi ve Yargıtay'ın da bu kararı onaylayarak "DGM'lerin asli görevini ulusal güvenlik ve terör" olduğunun altını çizmesinden sonra, Bakan Türk, yasa taslağı hazırlığına girişti. Türk, bankacılık suçlarının da DGM'ler yerine Ağır Ceza Mahkemeleri'nde görülmesi gerektiği anlamına gelen Yargıtay kararını anımsatarak "Yargıtay'ın, ülkedeki adli yargı birliğini sağlamak görevi vardır. Çeşitli mahkemeler arasında bu konuda farklı kararlar verilmesine rağmen bu kararlara karşı temyiz yolu açıktır" dedi.

ATV'de gazeteci Hulki Cevizoğlu'nun hazırlayıp sunduğu Ceviz Kabuğu adlı programa konuk olarak katılan Türk, sabah saatlerine kadar süren programda birçok önemli konuda açıklamalarda bulundu. Türk, bir soru üzerine Anayasa'nın 143'üncü maddesinin DGM'lerin ulusal güvenlikle ilgili davalara bakmakla görevlendirildiğini anımsatarak şöyle konuştu:

"Ancak, DGM Kanunu'nda cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve buna yardımcı olmak suçlarını düzenleyen TCK'nın 313 ve 314. maddeleri de DGM'nin yetki alanı içinde sayılmıştır. Böylece adli nitelikli çete suçları da DGM kapsamına alınmıştır. Ancak, bunu yeniden düzenlemek gerekir. Birçok suç iştirak halinde işlenmektedir. Bunları çete kapsamına sokarak DGM'de yargılamak yanlıştır. Biz bunun için yasa değişikliği hazırlığı içindeyiz. Taslak hazırlama çalışmamız, Adalet Bakanlığı'nda yürütülmektedir. Hazırlanacak taslak bakanlıklar, yüksek yargı organları ve bilim adamlarına gönderilerek fikirleri alınacak ve daha sonra Bakanlar Kurulu'na sunulacaktır. Bu yasanın 2-2,5 ayda çıkmasını umuyorum Ancak, bu yasa 'kanuni hakim ilkesi'ne uygun olarak yürürlüğe girdikten sonraki olayı kapsayacaktır. Daha önce başlayan yargılamalar yine DGM'de sürecektir."

Bakan Türk, DGM'lerin devletin güvenliği konusunda bir uzmanlık mahkemesi olduğuna dikkat çekerek, konuşmasını "Bence mafya tipi örgütlenmeleri düzenleyen 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri Yasası'ndaki suçlar da ağır ceza mahkemelerinde görülmeliydi. Ama, şimdi hiç olmazsa genel nitelikli örgütlü suçları DGM kapsamı dışına çıkarmaya çalışıyoruz" diye sürdürdü.

Yargıtay'ın Beyaz Enerji Davası'nda "çete" dışındaki suçlar için ağır ceza mahkemelerini yetkili gösterdiğine dikkat çeken Bakan Türk, "Bu karara göre; DGM'ler sadece teşekkülle ilgili davaya bakacak. Bu teşekkülün işlediği hırsızlık, zimmet, irtikap, dolandırıcılık gibi suçlara ise ağır ceza mahkemeleri bakacak" dedi.

Türk, bu konuda DGM'lerin farklı kararlar verdiğinin anımsatılması üzerine de şöyle konuştu: "Yargıtay ülkedeki adli yargı birliğini sağlamakla görevlidir. mahkemelerin verdikleri farklı kararlara karşı temyiz yolu açıktır. Yargıtay bu birliği sağlayacaktır."

Türk'ün açıklamasına göre DGM'de görülen bankacılık davalarının temyizi aşamasında Yargıtay, bu kararları "DGM'lerin görevsizliği" nedeniyle bozabilecek.

8 DGM'YE 28 BİN 371 DAVA GELDİ
Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'nce hazırlanan istatistiklere göre, Türkiye genelindeki 8 DGM Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2000 yılı içinde 8 bin 747 yeni soruşturma dosyası geldi. Önceki yıldan kalan 19 bin 624 dosyayla birlikte 28 bin 371'e ulaşan dosyalardan 8 bin 514'ü kamu davası açılarak, takipsizlik, görevsizlik ve zaman aşımı kararları verilerek sonuçlandırıldı. 19 bin 857 dosya ise 2001 yılına devredildi.

ZARARI ÖDEYEN BANKACILARA CEZA İNDİRİMİ
Adalet Bakanı Hikmet Sami ürk, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankaların sahiplerinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından yapılan ödeme planını kabul ettiklerinin anımsatılması üzerine "Bankalar Kanunu'na göre; banka kaynaklarını zimmetine geçiren kişilerin bankanın uğradığı zararı ödemeleri durumunda uygulanacak cezada yüzde 50 indirim yapılır" diye konuştu.

"ŞİMDİLİK" YOK
Bakan Türk, 1991'de çıkarılan yasaya göre, banka suçlarına ilişkin tüm zararları karşılayan sanıkların tahliye imkanından yararlandıklarını anımsattı. Türk, sözlerini şöyle tamamladı:

"Şimdi böyle bir imkan yok. Şimdi olsa zararları ödeyenlere davaları sürdüğü için bir şartlı erteleme çıkarılırsa bundan yararlanabilirler. Ama buna şimdilik imkan yok" dedi.

DAVALARDA BİLİRKİŞİ KURUMU ÇOK ÖNEMLİ
Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, yargılama sürecinde büyük rol oynayan bilirkişi kurumuyla ilgili de değerlendirme yaptı. Bakan Türk, şöyle konuştu:

"Bilirkişi konusu çok önemli. Hakimin kendi hukuk bilgisi dahilinde çözmesi gereken konuları kendisinin çözmesi gerekir. Bu konuda bilirkişe başvurması söz konusu değil. Ama uzmanlık gerektiren, teknik bilgi gerektiren konular vardır.

HAKİM ANLAMAZ
O konularda teknik bilgiye ihtiyacı varsa uzmana başvurur, bilirkişiye başvurur. Örneğin bu bankacılık konularında offshore hesapları, bu konuda hakimin normal hukuk bilgisi dahilinde çözemeyeceği konular olabilir. Bankacılık niteliklerini anlaması konusunda bilirkişiye başvurması gerekir."

Bilirkişi konusunun yalınzca "yöntem" sorunu olduğuna dikkat çeken Adalet Bakanı Türk, kararın hakim tarafından verileceğini, bu nedenle bilirkişe dosya değil, konuya ilişkin soruların iletilmesi gerektiğini bildirdi.

www.superbahis.com
www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır