OSTİM saatli bomba
OSTİM... Beş milyon metrekare üzerine kurulmuş... Beş bin işyeri olan... Elli binden fazla insanın çalıştığı... "Dünya ölçeğinde" bir sanayi sitesi.
Dün OSTİM'deydik.
"Kapanan işyerlerini" gördük.
"Zar zor ayakta durmaya çalışanları" gezdik.
Ankara Sanayi Odası Başkanı Zafer Çağlayan "vah benim OSTİM'im" dedi:
- Terkedilmiş kasabaya dönmüşsün.
OSTİM'in Müdürü Orhan Aydın "Yavuz Bey, size bir tablo vereyim... Her şeyi anlatmaya yeter" diye söze başladı.
Verdiği tablo "elektrik tüketimini" gösteriyor.
"Yüzde elli" azalmış.
OSTİM Sanayici ve İşadamları Derneği (OSİAD) Başkanı Mehmet Akyürek ise kısa konuştu:
"OSTİM yaralı aslan."
Ziya Güneş
OSTİM'de "ISO 9000 Kalite Belgesi" almış bir tesise girdik.
"TÜZÜN, Tel Örgü Sanayii"ne.
"Oraya" gitmemizin "özel bir nedeni" var.
Kemal Derviş de gitmiş.
Tesiste, 25 yıllık sanayici Ziya Güneş "eskiden burada 130 kişi çalışırdı" dedi.
"Derviş Bey geldiğinde, sayı 35'e düşmüştü" diye ekledi.
Ve "son söz olarak" da şunu söyledi:
- Şimdi 11 kişi kaldı.
Bu tesisteki tezgahlardan her biri "yüz bin dolar."
Ama tezgahlar "boş."
Hatta...
Geçen hafta, sıkıntıdan, "iki tezgahı satmışlar."
Taner Özgen
Taner Özgen.
OSTİM İş Makineleri ve Yedek Parça Dış Ticaret A.Ş. Genel Müdürü.
"21 ülkeye ihracat yapıyorduk" diye söze başladı.
Ve "son durumu" anlattı:
- Şimdi iki olumsuzluğu birden yaşıyoruz... Hem rekabet gücümüzü ve hem de ihracat pazarını kaybediyoruz.
Mustafa Korkmaz
OSTİM'de herkes "dert küpü."
Eskiden, dev sanayi sitesinde, günde en az on trafik kazası olurmuş.
Şimdi ise...
Kaza "sıfır."
Nedenine gelince...
Yollar bomboş.
ÖZDEKAN Kauçuk Sanayii'nin sahibi Mustafa Korkmaz "her gün birkaç işyeri kapanıyor" diye konuştu.
Kapanan işyerleri ile ilgili "kesin sayısı" istedik.
"660" dediler.
Ancak "esnaftan biri" sesini yükseltti:
- Eskiden 30 işçi çalıştıran firma, şimdi üç işçiye inmiş... Bu da kapanmış sayılmaz mı?
Moral sıfır
OSTİM'de "Mercedes'e parça" da üretiliyor, "böbrek taşını lazer ile kıran cihaz" da.
OSTİM'in "TV'si" de var, "vakfı" da.
OSTİM, başlı başına bir şehir.
Ama "morali bozuk" insanların şehri.
"Silkelenin biraz... Bu böyle gitmez... Düzelir elbet" diyecek olduk.
OSTİM'in müdürü "zor" diye söze başladı:
- Sanayici artık güvenmiyor... Söylenenlere inanmıyor... Programa itimat etmiyor.
"Enayi sınıfı"
Bir sanayici "isyan ediyorum" diye haykırdı:
- Ne kadar enayi imişim ki sanayici olmuşum... Keşke bu yatırımı yapmasaydım... Kadere isyan ediyorum.
"Hayır" dedik:
- Siz doğrusunu yaptınız... İstihdam yarattınız.
Sanayici de "hayır" dedi:
- Hayır, hayır... Bu ülkede iki sınıf var... Birisi, bizim gibi yatırım yapan enayi sınıfı... Diğeri de parasını dolara çeviren ve şimdi bizimle alay eden rantiye sınıfı... Onlar "birinci sınıf" oldu... Biz ise "ikinci sınıf."
Çıldıran adam
OSTİM'de dolaşırken Zafer Çağlayan "iki gün önce" diye söze başladı:
- Bir telefon geldi... Dediler ki... Falanca sanayici, benzin bidonunu aldı... Fabrikasını yakmaya gidiyor.
"Eeee, sonra" diye sorduk.
Çağlayan:
- Buldum adamı... İsterseniz adını, telefonunu verebilirim.
- Eeee... Sonra?
- Bürokrasiye kızmış... Çıldırmış... "Yakacağım" diyor, başka şey söylemiyor... Reha Muhtar'ı aramış... Fabrikayı yakarken canlı yayın yapsın diye... Muhtar'a ulaşamamış.
- Eeee... Sonra?
- Hemen devreye girdim... Müsteşarı aradım... "Bakanınızı da arayacağım" dedim... Sanayicinin sorununu zor bela çözdüm... Fabrikanın yakılmasını zor önledim.
Türk traktör
OSTİM'e giderken ve dönüşte "Türk Traktör" fabrikasının önünden geçtik.
Fabrikanın önü "traktör ormanı."
Zafer Çağlayan dedi ki:
- İşte sadece bu manzara bile Türk sanayiinin... Türk tarımının... Türk köylüsünün durumunu anlatmaya yeter de, artar bile.
Orsan
OSTİM'den tam ayrılıyorduk ki...
"OSTİM TV" geldi.
"İzlenimlerimizi" sormaya.
Kısaca anlattık.
Sonra Zafer Çağlayan "Esenboğa'ya gideceğiz" dedi.
- Orada ne var?
- Türkiye'nin en modern, en büyük, en eski mobilya fabrikalarından birini görmeye... ORSAN... Fabrika öylesine modern ki... Maymunu koy, mobilya üretsin... Herşey elektronik.
Sonra "ORSAN'ı" aradı.
"Mehmet Doğanlar ile" konuştu.
Ve telefonu bize uzattı:
- Siz de konuşun.
Konuştuk.
"Eşi, benzeri zor kurulabilecek" bu modern tesiste "üretim durmuş."
Nedeni "kriz."
"Vah Orsan vah" diye söylendik.
Niğde DSP Milletvekili Eyüp Doğanlar bu "dev tesisi" kurmak için neredeyse bir ömür harcadı.
Şimdi bu kuruluş "böyle mi olmalıydı?"
Saatli bomba
Dün OSTİM'e "iyi şeyler görmedik."
OSTİM sanki "saatli bomba."
Ve ekonomik kriz de hızla "ulusal bir güvenlik sorunu" olma yolunda.