|
Bir numaralı zanlı
Destekçileri kabul etmiyor... Ancak Amerika'ya yönelttiği saldırılardan dolayı başına 5 milyon dolar ödül konulan Usame bin Ladin, saldırıdan sonra akla gelen ilk ad oldu
Tarihin bu en büyük terörist saldırısını kim planlayıp, uyguladı? Herkesin zihnini bu soru kurcalıyor... Şu anda buna verilecek en akla yakın cevap saldırının ardında Suudi asıllı terörist milyarder Usame bin Ladin'in olduğu...
Daha önce Afrika'daki ABD büyükelçiliklerine düzenlenen saldırılardan da sorumlu tutulan Ladin'e yakın kaynaklar, şu sıralar Afganistan'da saklandığı sanılan teröristin ABD hedeflerine karşı "eşi benzeri görülmemiş" saldırılar düzenleneceğini ifade etmişlerdi.
Merkezi İngiltere'nin başkenti Londra'da olan El Kudüs El Arabi gazetesinin editörü Abdülbari Atvan, saldırıların arkasında Suudi terörist Ladin'in olduğunu söyledi. Atvan, "Bu köktendincilerin işi gibi görünüyor. Usame bin Ladin 3 hafta önce ABD'ye karşı hiç beklenmedik bir anda saldırı düzenleyeceği konusunda uyarmıştı. Büyük bir saldırı olacağı yolunda uyarılar alıyorduk" diye konuştu.
Zengin ailenin oğlu nasıl terörist oldu?
Bu bilgileri Ladin'le yakın bağlantıları olan bir Arap gazeteciden aldığını söyleyen Atvan, kendisine saldırıların çok iyi planlanmış olacağı konusunda ihbarlar geldiğini de belirtti. Daha önce Ladin ile röportaj da yapan Atvan, tehditleri ciddiye almadıklarını, somut bir gelişme olmadan hiçbir şey yazamayacaklarını düşündüğünü söyledi.
Peki kimdi bu Usame bin Ladin? Amacı neydi? Dünyanın süper devleti ABD'ye karşı nasıl savaşıyordu?
Tam adı Usame bin Muhammed bin Avad bin Ladin olan 'sonradan olma' terörist, Suudi Arabistan'ın zengin ailelerinden birinin oğlu. 1954 doğumlu. 51 kardeşi daha var. 1967'de babası öldü. İnşaat mühendisliği eğitimi gördü.
Afgan direnişi ve Körfez Savaşı etkisi
1970'lerİn sonu, 1980'lerin başında Kral Abdülaziz Üniversitesi'nde okurken politikayla ve dinle daha fazla ilgilenmeye başladı.
1980'lerde onu Afganistan ve Pakistan'da görüyoruz. Sovyetler'in Afganistan'ı işgal etmesinden sonra Arap gençlerini direniş için örgütledi. Bu arada sığınmacılara yardım ediyordu. Bu arada ABD ile arasında temel bir çatışma görülmüyordu. Çünkü ABD, Afgan direnişine el altından yardım ediyordu.
1989'da Suudi Arabistan'a döndü. Bir kahraman gibi karşılandı. Ancak özellikle 1991'deki Körfez Savaşı'yla birlikte Arap yarımadasının ABD'nin işgalinde olduğunu düşünmeye başladı. ABD artık onun baş düşmanı olmuştu.
1992'de Sudan'da sürgündeyken köktendinci Hasan Turabi ile ilişkiye geçti. Bir yıl sonra 1993'te, Afganistan savaşı için örgütlediği gençlerden bazıları Somali'deki ABD Barış Gücü'ne yapılan saldırıya karıştı.
Amerikan yönetiminin en çok istediği adam
Ladin'in militanlığı giderek artıyordu. ABD ve Suudi baskısıyla Sudan'dan atılınca Amerika ve Yahudiler aleyhine cihad ilan etti. Afrika'da tutunamayıp Afganistan'a sığındı. Taliban güçleriyle işbirliği yaptı. Üç eşi vardı ve bir kızını Taliban lideri Molla Ömer ile evlendirmişti. Artık safını ve tarzını kesinlikle belirlemiş oldu. 1998'de Nairobi (Kenya) ve Darüsselami'daki (Tanzanya) ABD elçilikleri bombalandı. Bu eylemler sırasında 216 kişi öldü. Bunu diğer eylemleri takip etti.
Bunun üzerine ABD'nin bir numaralı hedefi haline geldi. ABD, Ladin'in kellesine 5 milyon dolar ödül koydu ve ayrıca teröristi sakladığı tahmin edilen Taliban yönetimine Ladin'i teslim etmesi için baskı yaptı. Ancak bugüne kadar sonuç alamadı.
LADİN'İN BOMBALI EYLEMLERİ
1992 Aden, Yemen
1993 New York, Dünya Ticaret Merkezi
1995 Riyad, Suudi Arabistan
1996 Dahran, Suudi Arabistan
1998 Amerikan Büyükelçiliği,Kenya
1998 Amerikan Büyükelçiliği, Tanzanya
DİĞER BAĞLANTILARI
1994'te Başkan Clinton'a Filipinler'deki suikast girişimi.
1995'te Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'e suikast girişimi.
1995'te Afganistan'da terör eğitim kampları kurmak.
SABAH 02.30'DA SALDIRI
Muhalif gruplar Kabil'i vurdu
New York ve Washington kentlerini hedef alan terörist saldırılarının ardından, dün sabaha karşı Afganistan'ın başkenti Kabil'de patlamalar meydana geldi. Önce Amerikan uçaklarının Afganistan'a operasyon düzenlediği zannedildi. Ancak daha sonra Washington yönetimi bu patlamaların kendileriyle bir ilgisi olmadığını duyurdu. Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon'un yerle bir olmasından 8 saat sonra meydana gelen patlamaların Afganistan'da halen devam eden iç savaşla ilintili olduğu bildirildi. Başkent Kabil semaları sabah saat 02.30 sularında aydınlandı ve gökyüzünde füzeler uçuşmaya başladı.
ABD YALANLADI
CNN Televizyonu'nun naklen yayınladığı patlamalar kentin dışındaki cephanelik ve havaalanlarında meydana geldi. Saldırıyı birkaç gün önce Taliban'ın suikast düzenlediği muhalif lider Ahmet Şah Mesud'a ait birliklerin düzenlediği sanılıyor.
Pentagon ise, Amerika'nın Afganistan'a yönelik herhangi bir saldırı emri vermediğini açıkladı.
Washington yönetimi, Afganistan'ı vurmadıklarını ilk olarak Pentagon aracılığıyla yalanladı. Ardından Beyaz Saray yetkilileri de saldırıyı ABD'nin düzenlemediğini yineledi.
Ve Kabil'deki patlamaların tamamen yerel gruplar arasındaki iç çatışmalardan kaynaklandığını belirtti. Afganistan'a saldırının olduğu dakikalarda İncirlik Üssü'nde de hareketlilik vardı. Önce saat 19.45'te daha sonra da saat 22.30'da iki kargo uçağı pistten havalandı. Saat 23.30'da ise üsse iniş yapmak isteyen bir başka nakliye uçağı 4 kez pas geçtikten sonra 5'inci de aprona indi. Havaalanı apronundaki tüm ışıklar sabaha kadar yandı.
ABD, Afganistan'ı Ladin yüzünden 1998'de de vurmuştu. Ladin'in Afrika'daki iki Amerikan büyükelçiliğine düzenlediği bombalı saldırı sonrası dönemin başkanı Bill Clinton, Ladin'in Afganistan'daki kamplarının vurulmasını emretti. Afganistan'a uçak gemilerinden Tomahawklar yağdı. Saldırıyı önceden haber alan Ladin, yara almadan kurtuldu.
KULELERE YAPILAN İLK SALDIRI DEĞİL
Hedefteki bina Ticaret Merkezi
26 Şubat 1993 Cuma günü New York 'Dünya Ticaret Merkezi'nin ikiz binalarından birinin garajında patlayan bomba, ABD'ye yönelen uluslararası terörizmin ilk sinyallerindendi.
Başını Ramzi Yusuf'un çektiği bir grup tarafından gerçekleştirilen eylemde 250 bin kişinin ölmesi planlanmış, fakat 'sadece' altı kişi ölmüştü. Binada derin çatlaklara sebep olan patlamada yaklaşık 1000 kişi yaralanmıştı. Saldırıyı düzenleyen militanlar 13 Eylül 1993'de ülkeden kaçmayı başarmış, ancak binden fazla delilin incelenmesi ve 240 kadar tanığın dinlenmesiyle bundan altı ay sonra yakalanmıştı. 4 Mart 1994'te yargılanmaya başlayan dört militan 25 Mayıs 1994'te 240'ar yıllık hapise ve 250'şer bin dolar tazminata mahkum edilmişti.
Saldırı doğrudan Amerikan topraklarına düzenlendiği için çok önemli bulunmuş ve ABD 'uluslararası terörizm'i daha fazla ciddiye almaya başlamıştı.
YARGILANMAYI BEKLİYORLAR
Ladin'in 5 adamı New York'ta hapis
Ladin'in beş adamı Manhattan'da yargılanmayı bekliyor. Saldırılarla yıkılan Dünya Ticaret Merkezi'ne yürüme mesafesindeki Metropolitan Cezaevi'nde tutulan adamlardan dördü, Ladin'in ABD vatandaşlarına saldırılarına yardım etmekten sorumlu tutuluyor.
Olası suçları içinde 1998'te Afrika'daki iki ABD büyükelçiliğine yapılan saldırı da bulunan 4 adamın yargılanması, gelecek hafta yapılacakken, kısa bir süre önce Mayıs ayına ertelenmişti. Ladin'in cezaevindeki 5'nci adamının ise gelecek hafta yargılanması bekleniyor.
Cezaevi yetkilileri, Ladin'in adamlarının tutulduğu binanın güvenliği için gereken her şeyin yapıldığını belirtirken, uzmanlar bu saldırıların çok fazla plan yapılmasını gerektirdiğini, buna girişebilecek çok fazla güç bulunmadığını ve bu nedenle Ladin'i "baş şüpheli" olarak gördüklerini belirtiyorlar.
Amerikalı Cumhuriyetçi Senatör Orrin Hatch da, saldırıların Afganistan'da bulunan Suudi milyarder terörist Usame bin Ladin imzasını taşıyor olabileceğini söyledi.
Hatch, kendisinin Federal Soruşturma Bürosu FBI'dan üst düzey yetkililer tarafından bilgilendirildiğini söyleyerek, "Yetkililer sonuçta işi, bu saldırıların Ladin imzalı olabileceği noktasına getirdiler" dedi. Ve devam etti: "Yetkililer, mü.kemmel şekilde titizlikle düzenlenen saldırılarla ilgili önceden herhangi bir istihbarat almamışlar..."
|