  
75 bin öğrenciyi bile bile yaktınız!
Kaliteli eğitimden söz eden ama uygulamaları ile eğitim sistemini yerlerde süründüren Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu ile bakanlık bürokratlarının uyguladıkları sınıf geçme sistemindeki hatanın bedeli 75 bin öğrenciye ödetildi...
Neden mi? Uygulanan sistem, sınıf geçebilmek için belli bir not ortalamasının tutturulmasını öngörüyor... Ve ayrıca ortalama yükseltme sınavına giren öğrencilere istediği dersleri seçme imkânı veriyor... Sonuçta; öğrenciler zayıf oldukları dersten değil, başarılı oldukları dersten sınava girmeyi tercih ediyor... İşte yanlışlık ve sistemdeki ilkellik de bu yıl olduğu gibi tam bu noktada görülüyor...
Düşünün; 3 dersten zayıfı olan öğrenci, not ortalamasını yükseltebilmek için tabii ki zayıf dersleri seçmiyor... En başarılı olduğu derslerden sınava giriyor... Örneğin 3 olan notunu 4'e veya 5'e yükseltmek için ter döküyor... Bunu başaran sınıfı geçiyor... Başaramayanlar ise bir yıl kaybediyor...
Tam bu noktada başlattığım kampanya sonuç veriyor ve bakanlık iki dersi zayıf olanların bir üst sınıfa devam etmesine izin veriyor...
Şimdi Bakan Bostancıoğlu ile Başveziri Bener Cordan'a sormak istiyorum; eğer böyle bir karar alacağınızı yıl sonunda açıklasaydınız, 150 bin öğrenci not ortalamasını yükseltmek için başarılı oldukları dersten mi sınava girerlerdi, yoksa zayıf olan derslerini kurtarmak için mi ter dökerlerdi?
Ne dersiniz beyler, hatanızı kabul ettiniz mi? Sizin ilkesizliğiniz, çizgisizliğiniz, kararsızlığınız yüzünden yanlış yolu izlemek zorunda kalan 75 bin öğrenciye bir yıl kaybettirme suçunu üstlendiniz mi?
İNSAFA GELİN
Gelecekler kararıyor!
Üniversite sınavını kazanıp, bir fakülteye girebilme hakkı kazanan binlerce öğrenci, lise son sınıfta veremediği bir ders yüzünden açıkta kaldı... Bir başka ifade ile yaşamını değiştirecek şansı elinden kaçırdı... Milli Eğitim Bakanlığı'nın koltuklarını işgal edenler bu çocuklara bir sınav hakkı daha veremezler mi?
TÜRKİYE'DE BORU BİTTİ DE SIRA SUUDİLER'DEN ALMAYA MI GELDİ?
Bu ne Veysel Hocam?
İSKİ, eskiyen su borularının yenilenmesinde Suudi Arabistan malı borular kullanmaya başladı.. Dikkat edin; Türkiye'de sanki boru üretilmiyor da İSKİ milyonlarca dolar ödeyip Suudi Arabistan'dan getiriyor...
Genel Müdür Prof. Dr. Veysel Eroğlu'na soruyorum; bunun kararını siz mi verdiniz? Türkiye krizde iken hangi akla hizmet edip de milyonlarca dolarlık dövizi elin Arap'ına pas ettiniz? Bütün bunların mantıklı bir açıklamasını yapabilir misiniz hocam?
Suudi Arabistan boru sanayiinde lider mi? Ürettikleri boruları tercih ettiğinize göre dünya boru sanayiinde dev mi? Yoksa Arap'ın borusundan geçireceğiniz su sizce Zemzem mi? Bu sorulara yanıt vermek zorundasınız...
Huzur operasyonları huzur kaçırmayacak!
İstanbul'da polis geceleri düzenlediği huzur operasyonları sırasında artık ailelerin bindikleri araçları durdurup arama yapmayacak..."
Bu sözü Vali kadrosu ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne vekalet eden Hasan Özdemir verdi... Dün telefonla arayan Özdemir, "Bütün müdürleri ve amirleri toplayarak gerekli talimatları verdim... Düzgün insanları potansiyel suçlu gibi görmemelerini, halkın polise olan sevgisini silmemelerini istedim" dedi... Özdemir'in anlattıklarına göre talimatları bununla da bitmedi...
* Balicilerin, tinercilerin toplanmasını..
* Mezarlıkların gözetim altına alınmasını..
* Halkın gezdiği parkların, sahillerin açıkhava meyhanesi haline dönüştürülmemesini..
* Travestilerin sokaklarda rezalet çıkarmalarına izin verilmemesini istedi..
İstanbullular'ın bilgisine...
Kapkaççı yakalanacak
Maçka ışıklardaki kapkaç olayı ile ilgili yazım üzerine dün sabah Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürü Behzat Cambazoğlu arayıp, bu kişiyi yakalama sözü verdi... Behzat Müdür'e güveniyorum...
Ulaştırma Bakanı'na 3 sorum var!
Ulaştırma Bakanı Oktay Vural'a birkaç soru yöneltmek istiyorum... Amacım kesinlikle kişi veya kurumları zan altında bırakmak değil, halkı bilgilendirmek, kamuoyunun kafasındaki soru işaretlerini silmek...
1-Devlet Demir Yolları'nın Hatay Dörtyol'da denize sıfır arazisi var mı? Eğer varsa; bu arazi kirada mı? Eğer kirada ise kime, nasıl ve kaç yıllığına kiralandı? Kulağıma geldiğine göre MHP'li bir ilçe belediye başkanına mı verildi? DDY buradan yılda ne kadar kira geliri elde ediyor? Arazideki denize sıfır villa ve turistik tesis kiracı tarafından mı inşa edildi? Bu arazinin kiraya verilmesi konusu DDY Genel Müdürü Vedat Bilgin ile Taşınmaz Mallar Daire Başkanı Hakan Şahin tarafından kurum yönetim kuruluna getirilip yetki istendi mi?
2-Yİne DDY'nin İstanbul Yeşilköy'deki tarihi lojman binası kafeterya olarak kullanılmak üzere Alagözler Yatçılık adlı bir kuruluşa, hangi şartlarla kiralandı? Bu tarihi yapının restorasyonu için Anıtlar Kurulu'ndan izin alındı mı?
3-DDY'nin Taşınmaz Mallar Daire Başkanlığı'nı yürüten Hakan Şahin, bu göreve Lokanta Kısım Amirliği'nden nasıl getirildi? Bu atamayı yapanlar Şahin'in hangi deneyimi ile birikiminden etkilendi?
|