kapat
09.09.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
HAŞMET BABAOĞLU(hbabaoglu@sabah.com.tr )

Eski sevgililer neye yarar?

Havadan sudan konuşurlarken adam birden duruyor. Karanlık bir sinema salonunda neşeli bir film seyrederken filmin kopması, ışıkların açılması gibi..

Perdedeki macerayı unutup herkesin kendi dünyasına dönmesi gibi...

Öyle duruyor adam; anlatmayı, karşısındaki kadını keyiflendirmeyi durduruyor.

Eğiliyor kadının gözlerine doğru. Yavaş yavaş eğilip bakıyor, tam gözbebeklerinin içine kadının...

Kadın kaçırıyor gözlerini! Ama...

Hay Allah! Artık bir saniye öncesinin "doğallığına" geri dönmek olanaksız.

Adam "Hiç değişmedin, biliyor musun?" diyor...

Bu sözün arkasından gelenleri, gelecekleri tahmin edebilirsiniz. Kanırtıcı bir anı bıçağı saplandığında belleklerine, eski sevgililerin birbirlerine neler söyleyebileceklerini kestirebilirsiniz...

Çok sonra farkedilir... Belki de hiç farkedilmez; ne tür bir "hainlikle" aslında adamın, "senin gözünde ve kalbinde yerim hiç değişmedi, değil mi? Beni hâlâ seviyorsun, değil mi?" diye sormak istediği!..

***
Duyguların piyasa değerlerinin de bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.

Her zaman, her çağda güzeldir sevilmek.

Günümüzde ise bu yetmiyor; sevildiğinin etrafça bilinmesi de gerekiyor; çünkü bu bilgi, anlamlı bir "piyasa değeri"ne sahip!

Bu değeri, yani "sevilen - aşık olunan biri" olduğunuzu başkalarının bilmesi bir yana, insanın kendisi de bu bilgiye ihtiyaç duyuyor kimi zaman, belki aynaya bakışınız bile değişiyor!

Bu bilgiyi ara sıra tazelemek, piyasaya güvenle atılmanızı sağlıyor!

Kim yapacak bu işi?

Kim verecek bu hizmeti?

Sizin aşk hisselerinizin değerini yükseltenler kim?

Gelsin eski sevgililer!..

***
İnsanın aşka meşke olan düşkünlüğü çağlar boyu önemli bir değişiklik geçirmedi elbette.

Ancak değişen şeyler de var.

Bunların başında da "eski sevgililik" kurumu geliyor. Kurum diyorum, çünkü modern ilişkiler düzeninde neredeyse bir kurum gibi işliyor eski sevgililik... Çoluk çocuğa karışılıyor ama referanslar, başvurular, kıyaslamalar; kimi kez düzenli iletişim, kimi kez düzenli itişim - itişme...

Ve aynı zamanda dev bir anılar anıtı eski sevgililik...

Eskiden bitmiş ilişkiler geçmişin bir parçasıydı! Artık bugünümüzün ayrılmaz parçaları!

"Çok iyi dostuz" tavrında bile utangaç bir kişisel hesaplaşmanın izleri var sanki: Aşktaki yenilgilerin özbeğeniye yaptığı saldırılara karşı bir kalkan inşa ediliyor: "Beni dost olarak seviyor, ama hâlâ seviyor işte!.."

Açıkçası...

En hoş, en zarif, en medeni halinde bile iç burkan bir yan var eski sevgililerin biraraya gelişlerinde.

Kimi zaman da bütün santimantalizmlerine karşın hain ve hoyrat bir hava taşır bu buluşmalar.

Erkeklerin durumu ilginç: Onlar bir kez sevgili oldular mı, hep sevgili kaldıklarını sanacak kadar megalo bir hayal dünyasının içine dalıyorlar. Hayaller neyse ne, ama bu hayali neredeyse zorbaca davranışlarına yansıtmalarına ne demeli?..

Kadınların durumu ayrı bir alem: "Beni sevdiğini söyle, yalan bile olsa!" sloganı hâlâ revaçta. Dahası, eski sevgililer nefretle yüreklerden atılmamışlarsa özel bir şansa kavuşuyorlar kadınların gözünde. Yeni sevgililer kırılabilir, hırpalanabilir; ama ötekilere yazık! Onlar nasıl olsa "eski.."

Burada kesiyorum...

Çünkü çok can sıkıcı bir konu.. Değil mi?

AYNA
Dün... Sana verilmiş bir ödüldü. Yaşadın ve gitti!

ÖMER HAYYAM

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır