Temmuz ortasından itibaren döviz kurunda ve faizde ortaya çıkan göreli istikrar altıncı haftasını doldurdu. Ağustos ayından sonra eylülü de yine bu istikrar içinde geçireceğimiz yönünde bir endişe yok. İyileşme henüz bir umut doğurmuş değil, ancak krizin ya yorulduğu ve yeni atak için nefeslenmesi gereğinin ortaya çıktığı ya da havlu attığı yorumlarını gündeme getirdi. En azından göreli istiktar döneminin uzamasının krizin kontrol altına alınmasını kolaylaştıracağı düşünülüyor.
* Merkez Bankası'nın rolü- Merkez Bankası'nın teşviki ile yerli büyük bankaların oluşturduğu ortak müdahale grubunun yaptığı döviz satışları bugün kurlarda sağlanan göreli istikrarda önemli bir rol oynadı.
Faizlerin yüksek kalmasında en önemli etken kurun yüksekliğiydi. Kurun tutulması ve aşağıya çekilmesi faizleri olumlu yönde etkiledi. Büyük bankaların dövizdeki bu hizmetlerine karşılık Merkez Bankası gecelik faizleri düşürerek bono faizlerinin inişini sağladı ve bankaların bu alandan kâr elde etmelerine ortam hazırladı.
* Dış kredi muslukları açılıyor- Kurlarda 1.5 aydan beri sağlanan göreli istikrar ve iç borçlanma faizlerinde meydana gelen düşüş dış piyasalara olumlu yansıdı. Kriz sonrası sendikasyon kredileri yeniden açılmaya başladı. Hazine de dış borçlanmaya zemin hazırlamak üzere road show'a çıkacağını açıkladı. Hem sendikasyonlar hem de kamunun dış borçlanma kanallarını aralaması kur ve faizler üzerinde olumlu etkiler yapıyor.
Yabancı basında Türkiye ekonomisinde düzelme başladığına yönelik haberler çıkmaya başladı. Dünya ekonomi kamuoyunun en önemli iki gazetesinden The Wall Streeet Journal, "Türkiye piyasaları istikrara kavuşmaya başladı" dedi. Financial Times da, "Türkiye'de fırtına diniyor. Son ekonomik gelişmeler umut verici" yorumunu yaptı.
* Borsanın hazırlığı- Döviz kurundaki ve faizdeki düşüşler hemen borsaya olumlu yansımadı. Çünkü kurun düşüşü ile birlikte hisse senetleri dolar bazında göreli olarak pahalı kaldı. Bir de her dolar düşüşünün ardından daha güçlü bir kur yükselişi geldiği için, borsa biraz beklemeyi tercih etti. Ancak yabancıların Türkiye'ye ilgisi, borsaya şimdilik "Gözkoydukları ve yönetimini satın alacakları şirketlerin hisselerini şimdiden toplamaya başladılar" şeklinde yansıyor. Dış borsalardaki düşüşler yabancıların İMKB'de alımlarını artırmalarının önünde şimdilik ciddi bir engel. Bütün bunlar ışığında borsada henüz alım için düğmeye basılmadı. Ancak taban arayışının sürdüğünü ve ardından çıkışa hazırlık yapıldığını söylemek mümkün.
* İstikrara devam mı?- Sonbaharla ekonomide mevsimsel olarak daha zor bir döneme giriyoruz. Buna karşılık ekonomi yönetimi dış borçlanma kanallarını açarak, kuru tutarak ve faizleri düşürerek bu zor döneme hazırlanıyor. Kurun tutulmasının enflasyona olumlu etkisi olabilir. Sağlanan istikrar havası da, kuru ve faizi düşürmede aşırıya kaçılmaz, IMF ile yeni bir sorun yaratılmazsa bir süre daha devam edebilir. Krizin havlu attığını ise 2002 için yeni önlem alınması ve bunun kamuoyu tarafından inandırıcı bulunması halinde görebiliriz.
* Sonuç- "Sevinçle keder arasındaki köprü çok uzun değildir" Alman Atasözü