YAVUZ DONAT
|
  
Birinci öncelik
Cuma gecesi Ankaragücü - Gençlerbirliği maçını, Milli Eğitim Bakanı ile birlikte izledik... Tabii bu arada "eğitim üzerine" bol bol sohbet ettik.
Bostancıoğlu'nun eşine bir mektup gelmiş:
- Ben bir anneyim... Anneliğin, çocuk yetiştirmenin ne olduğunu bilirsiniz... Lütfen kocanıza söyleyin... Sınıf geçme sistemini değiştirsin... Çocuğuma, sınıf geçirsin.
Milli Eğitim Bakanı'na sorduk:
- Bu mektup üzerine ne yaptınız?
- O annenin çocuğu ile ilgili, özel olarak birşey yapmam mümkün değil... Ancak... Eğitimde yeniden yapılanma çalışması başlattık... Tamamlanınca, pek çok sorun çözülecek.
***
Tribünlerde sigara içenlerin çokluğunu görünce...
Bostancıoğlu kulağımıza eğildi:
- Bakanlıkta yeni bir uygulama başlattım.
- Nedir?
- Sigara içenin, sicilinden on puan düşüreceğimi açıkladım... İnanır mısın, müthiş etkili oldu.
***
Macaristan Eğitim Bakanı "bizim Bakana" sormuş:
- Türkiye'deki öğrenci sayısı nedir?
Bostancıoğlu "on altı milyon" yanıtını verince...
Macar Bakan "anlamadım" demiş:
- Yanlış mı duyuyorum?... Gerçek mi?
- Tabii ki gerçek... Bunda şaşıracak ne var?
- Ben şaşırmayayım da kim şaşırsın?.. Sizdeki öğrenci sayısı, benim ülkemin nüfusundan beş milyon fazla... Bu kadar öğrenciye nasıl okul yapabildiniz?
***
"Aynı soruyu", Romanya Eğitim Bakanı da sormuş:
- 16 milyon öğrenciye okul yapmak çok zor... Nasıl başardınız?
Bostancıoğlu "bir kısmını devlet yaptı" demiş:
- Bir kısmını da hayırsever vatandaşlarımız yapıyor... Milli Eğitim'e bağışlıyorlar.
Romen'in ağzı açık kalmış:
- Böylesine fedakâr bir halkınız varken, siz her zorluğu aşarsınız.
***
Romen Eğitim Bakanı'nın "tespiti" doğru.
"Böyle bir halkı" olan Türkiye, her engeli aşar.
Yeter ki "kendi yöneticileri" halkın önündeki "en büyük engel" olmasın.
***
Bakan'a "bu yıl ilk kez okula başlayacakların sayısını" sorduk.
Bostancıoğlu "bir milyon üç yüz bin" dedi.
Bu sayı "Lüksemburg, Malta, İzlanda ve Monako'nun nüfuslarının toplamından fazla."
***
Bostancıoğlu'na "öğretmen maaşları" konusunu da açtık.
Bakan "kaynak nerede" diyerek yüzümüze baktı.
- Ama bizden sürekli "eğitime katkı payı" diye para toplanıyor Sayın Bakan.
- İyi de... Toplanan para kadarı, bütçeden alacağımız ödenekten kesiliyor.
- Ama bu saçmalık... Biz bu parayı "eğitime katkı olarak" veriyoruz.
- O zaman bu eleştirilerini yaz.
***
16 milyon öğrenci, yarının "gelişmiş... Modern Türkiye'sinin" müjdecisi.
Ama onlara "iyi bir eğitim" verebildiğimiz takdirde.
Türkiye artık "yeni önceliklerini, yeni tehdit değerlendirmelerini" yapmak zorunda.
Bizce "birinci öncelik" eğitim.
Ve birinci tehdit de "gençliğe iyi bir eğitimin verilememesinin yaratacağı sonuçlar."
|