kapat
09.09.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )

Şu dağın ardı meşe, başınıza kriz düşe..

Kriz aşağı, kriz yukarı.. Sonunda bizim de kimyamız bozuldu.. Lakin ilk şokları atlattık sayılır.. Olaylara konsantre olabiliyorum.. Hangi hakemin erkek hangisinin yumuşak olduğunu bir bakışta anlıyorum.. Yazacak hale geldik yani..

Boş zamanım olur.. "Kendimi biraz öveyim de şu boş zamanımı değerlendireyim.." derim.. Bir marifetim aklıma gelmeyince "Toprak oldum hamurdan, benim huyum çamurdan.." diye söylenirim..

Bodrum'a takılalı beri dilimin pelesengi olan bu lafı söyleyemez olduk, onun yerine "Ben bağrımı toprak sandım, taş imiş.." demeye başladık..

Neden derseniz, icabatı böyle de ondan!

Bodrum esnafının ağlamasını dinlemekten rikkat kalbimiz öyle taş kesildi ki Gazi Paşamız'ın Ankara'yı inşa ederken Çorum'dan, Çankırı'dan getirdiği taş ustaları başıma birikse ne fayda?

En babayiğidi artık taşlaşmış kalbimden bir mıcır söktüremez..

***
Çarşıya, pazara indiğimde, esnaftan biri beni tanıyıp üzerime hamle ediyor.. Kolumdan tuttukları gibi dükkanlardan birine sokuyor..

Ondan sonrası TRT'mizin ağırlaştırılmış matem yayını.. Onlar anlatıyor ben dinliyorum, onlar ağıt yakıyor ben ritim tutturmak için ileri geri sallanıyorum..

İstikrarlı koalisyon hükümetimizi tebrik ederim.. Bu ne istikrarmış ki vatandaşın anatomisi değişti, artık herkes kıçından nefes alıyor..

Yeni tür zenginler..
Bu arada krizden mrizden etkilenmeyen yeni bir zengin türü çıkmış ortaya.. Henüz Türk-Göl-Bükü-Köy'e inip, sosyetenin arasına karışmaya cesaret edemiyorlar ama orada burada su gibi para harcıyorlar..

Bu sezon geçti gayri, gelecek sezon Ship Ahoy'u zaptedip, barına bayrağı dikerler..

Bunlardan birinin geçenlerde yolu Yalıkavak'taki balık restoranı Çakıroğlu'na yolu düşmüş.. Yanında üç tane de kadın.. Restoranın sahibi Bülent, kadınların asaleti konusunda bir fikir edinememiş ama "üçünün de kafası civciv sarısıydı.." diyor..

Sarışınlık ayıp veya suç değil.. Ama kendine şekil yaparken maliyeti düşürmek için kafaya oksijeni bolca çalarsan statüyü ele verirsin ki sırtına en baba markadan en itibarlı çulları geçirsen fark etmez..

Her neyse, bizim yeni zengin Bülent'e parmak şaklatıp "Koooç!" diye seslendikten sonra balık olarak neler var diye sormuş..

"Koooç!" sahyası Bülent'i yeteri kadar ayar etmiş ama müşteridir diye sabır etmekte.. Bir de öğrenmiş ki bu yeni zengin türü "Koooç! Hüüüp! Alooo! Beri bak!" demeden iletişim kuramıyor.. Bülent'in sabretmesi bunu bilmesinden bir de iyi aile terbiyesi almasından..

***
Yeni zengin "Deniz çipurası var mı?" diye sormuş.. Var cevabını alınca da görelim, demiş.. Bülent de tezgahtaki en iri çipurayı alıp getirmiş.. Bizim ki mahluku şöyle bir inceledikten sonra:

- "Bu deniz çipurası değil koç.." demiş.. "Bu çiftlik malı.."

Bülent sinirden koptu kopacak ancak teşhis konmuş bir kere.. İstediği kadar "Beyefendi, çiftlik çipurası bu kadar büyük olmaz.. İthal yem kullandıklarından bu kadar büyütmezler.." desin dursun..

Adam denizi göreli birkaç sene olmuş ama kendisinden o kadar emin ki Kaptan Cousteau'yu bilirkişi getirseniz dinletemezsiniz..

- "Lokantanın namını duyduk geldik.. Bize deniz çipurası yediremiyeceksen delikanlı gibi söyle, çekip gidelim.." deyince iş kopmuş.. Bülent de inatçıdır..

Adamı cezalandırmayı o saat kafasına koymuş.. "Haklısınız beyefendi.." demiş.. "Bana yarım saat müsade edin, size deniz balığı yedireyim.."

Sanki tarlası var
Adamdan okeyi alır almaz içeri dalmış.. Tezgahtan en iri dört çipurayı alıp komilerden birinin eline vermiş..

- "Arkadan dolaşıp tekneye koy, müşteri görmesin.." demiş.. Kendisi de elinde zıpkın, dışarı çıkıp müşterinin gözü önünde tekneye binmiş.. Tır tır tır tır denize açılmış..

Açıldığı saat da akşamın dokuzu.. Deniz mahlukatının kendini bileni çoktan uykuya çekilmiş..

- "İki cıgara içimi dolaştım.." diye anlattı.. Bir de ara vermişse yirmibeş dakika, bilemedin yarım saat.. Çipuralardan birini zıpkına takmış.. Üçünü birbirine bağlamış..

Tekneyi lokantanın masalarının yayıldığı rıhtıma getirip, karaya çıkmış.. Yeni zengin ve yanlarındaki oksijen sarartması kadınlar dahil herkes Bülent'e bakmakta..

- "Huylanmasın diye üzerimdeki tişortle denize dalıp çıkmıştım.." diyor Bülent.. Elinde çipuralar, üzerinden su damlata damlata masaların arasından geçip mutfağa yürümüş.. Müşteriye de "Senin balıklar tamam" mealine gelecek bir gönderme yapmış..

***
Zıpkına takıldığında çoktan terk-i diyar etmiş bulunan çipuraya ikinci kez tören yapılmış.. İşlem tamamlanmış.. Koca bir kayık tabağa yatırılmış.. Piramite kapatılmak üzere olan bir firaun naaşı gibi törenle masaya getirilmiş.. Olayı anlatırken;

- "Parmaklarını yediler.." diye ballandırıyor Bülent..

O güzel yemekten sonra adamın aklı hala başına gelmediğinden "Kardeşim gecenin bir vakti, denizin kör karanlığında bu balıkları nasıl buldun da zıpkınladın.. Yarım saatte bu işi nasıl hallettin?" diye sormamış..

Sadece Bülent "Nasıl beğendiniz mi?" diye sorduğunda konuşmuş.. "Ben bu işi iyi bilirim.." diye lafına başlamış.. "Kimse bana çiftlik balığını denizden alma diye yutturamaz.."

Bülent o sırada; denize açılma, dalma dahil tüm hizmetleri faturaya geçirmeyi planladığından adamla yeni bir tartışmaya girip dikkatini dağıtmak istememiş.. Zaten önemli olan da müşterini egosunu tatmin etmek değil mi? O da öyle yapmış..

Bu yaşanmış hikayeyi hükümet adamları, özellikle de maliyeciler için aktardım..

Bizim Maliyemiz ahalinin üzerine "İbiş vergisi.." salmaya meraklı olduğundan, ayrıca bir koyundan dört post çıkarmaya yeminli olduğundan belki ilgilerini çeker..

Bu yeni zengin türünü vakitlice teşhis edip bir güzel vergilendirir.. Bizimkisi de hizmet işte!

Kıssadan Hisse: Eşeği tüyünden, atı soyundan bilirler..

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır