
Devi kaldırın!
Türkiye on iki tane uzun adamın yeteneklerini, yüreklerini yüksek bir amaçta birleştirdi ve "12 Dev Adam" yarattı.
Ülkenin ekonomisi de bölgemizin en büyük gücü idi. Ama "Büyük Türkiye" sevdası, on yılda dünyanın en büyük on ekonomisinden biri olma iddiası çoktan unutuldu.
Şimdi bu dev yoğun bakımda..
Baskette 12 dev adam "Uh-Ah-Hey hey" naraları eşliğinde harikalar yaratırken, bir zamanların istikbali parlak ekonomik devi, borç, enflasyon, faiz ve döviz bağımlısı hasta bir zavallı durumunda sürekli küçülüyor ve halkını fakir ve mutsuz ediyor.
Neden?. Çünkü iyi yönetilemiyor.
Ülkeyi yönetenler halktan kopmuştur. Meclis tatili, milletvekillerinin Ankara'ya dönüşte liderlerini uyandıracak raporlar götürmesine yardım eder ümidi yaratmıştı.
Ama ne gezer?.
Çoğu halkla yüzleşmeye cesaret edemedi. Bundan kaçamayanlar da kötü haberlere tahammülsüz liderlerine gördüklerini anlatmaya cesaret edemeyecektir.
Adres Ankara..
SABAH, bugünden başlayarak bu haberleşme köprüsünü etkin olarak kuracak.
Haberlerimiz, toplum kesimleri arasındaki bilgi akışını hızlandırırken asıl, görmeyen, duymayan ve bir şey yapmayan liderleri muhatap alacak.
Halkın feryatlarında yalnız öfke ve beddua yok, yararlanmak isteyenlere ufuk da var.
İşte bir örnek..
Mali müşavir Bayram Gökçek yazıyor:
"Hesaplarını takip ettiğim esnafın yüzde 30'u, 40'ı, Kasım 2000'den bu yana işyerini kapattı. Kalanlar da yarı yarıya küçüldü. O oranda işsizlik arttı. Esnaf borç batağında. Borcun çoğu yüksek vergi, SSK ve Bağ-Kur primlerinden oluşuyor. Borçların gecikme zamları ödenemez hal aldı.
Ülkede uygulanan borç yönetimidir, ekonomi yönetimi değil. Böyle ülke idare edilemez. Reel sektörün üretime geçmesi lâzım. Daralan talebi canlandırmak gerekiyor."
Hayat öpücüğü
Rahmetli Özal'ın yaptığını yapmak niçin bu hükümetin aklına gelmiyor?.
IMF'ye verilen taahhüde zarar vermeden komadaki dev adamı ayağa kaldırmak mümkündür. Hayatın cesaretli yönetimleri kayırdığı unutulmamalı..
Yanan piyasanın içinden ve halktan biri olan Bayram Gökçek "yapılması gereken basit" diyor:
1. Esnafın vergi, sigorta ve Bağ-Kur borçlarını azaltın. Haksız işletilen yıllık yüzde 120 gecikme faizlerinin yüzde 80-90'lık kısmını terk edip gerisini taksitlendirin..
2. Krizi fırsat bilen bankaların kredi ve kredi kartı borçlarına işlettikleri yüzde bin faizleri silin. Aynı şekilde çiftçilerin faiz yükünü azaltın.
Önemli olan zora düşen insanlara eza ve cefa çektirmek değil, borçlarını ödemelerine yardımcı olarak onlara yeniden çalışma ve üretme gücü, isteği ve heyecanı vermektir.
Meclis böyle bir kanuna "hayır" demez.
Enflasyon mu azar?.
Hayır, tersi olur.
Talep uyanır, üretim artar, işsizlik azalır.
Sosyal barışın çivisi çıktıktan sonra uyanacak pişmanlığın faydası yoktur!
|