|
|
 |
| |
|
|
Lucescu&Serkan
Hakem Mutlu Çelik ilk 45 dakikayı bitiren düdüğü çaldığında, Galatasaray Teknik Direktörü Lucescu soyunma odasına doğru öylesine ağır ağır gitti ki, sanki yol hiç bitmeyecekti! Başı önünde elleri cebindeydi, yarı uykulu ve bezgindi. Aklında ne vardı? Para sorunu mu, yeni gelen yabancı oyuncular mı? Bunu anlamak kolay değildi. Koskoca bir devreyi zor geçiren, tek bir serbest vuruş ve bir tek gol pozisyonuyla kapatmış bir takımın teknik direktörüydü... Hasan Şaş'ı, Ümit Karan'ı, Berkant'ı, Ayhan'ı kulübede bırakmıştı.
Galatasaray sorunlu
Ve sonunda ortaya hazırlık maçı mı yoksa, 'uyku seansı' mı belli olmayan bir ilk devre çıktı. Yalnız seyirciler değil, önümüzde oturan Perez'in bile öylesine içi geçti ki, neredeyse horlayacaktı. Cezalı olduğu için forma giyemeyen ancak tribündeki yerini alan Suat ve diğer Galatasaraylı futbolcular da küçük bir televizyondan basketbol maçını takip ediyorlardı.
Maçın ikinci yarısında Antalyaspor beraberliği sağlayınca yedek kulübesindeki bütün kozlarını kullanmaya karar verdi Lucescu. Oyuna biraz hareket getirdi ama Galatasaray'ın görünüşte 3-1-3-3'e benzeyen oyun planının garipliği oyuna gerçek bir futbol maçının tatlarını bir türlü kazandıramadı. Lucescu da öfkesini bol bol Berkant'a kenardan fırça çekerek çıkardı.
Galatasaray nereden bakılırsa bakılsın, sorunlu bir takım. Sarı-kırmızılıların en ciddi sorunu da defanstan bir türlü iyi top çıkartamaması. Sanırım Lucescu hâlâ Popescu'yu hasretle anıyor ve bunda da haksız değil...
Serkan'dan hayır yok
Serkan'a gelince, bu futbolcunun 60 dakika süren macerasından esas olarak geriye eli havada, "Topu buraya atın" diye işaret eden yalnız bir adamın silüeti kaldı. Sergen ve Arif'in aynı toplara koştuğu bir hücum anlayışı içinde Serkan'a da doğru düzgün bir pas gelmesi neredeyse imkansızdı. Oynadığı süre içinde bir tek gol vuruşu yaptı, ondan da Antalyaspor defansının geri pas hatası çıktı ve Sergen'in golünü getiren serbest vuruş atıldı. Ama bu pozisyon dışında Serkan'ın topla ne yaptığını soracak olanlara doğrusu anlatılacak hiçbir şey yok. Böyle giderse ne Serkan'ın Galatasaray'a, ne de Galatasaray'ın Serkan'a bir hayrı olacak.
|
|
 |
|