kapat
07.09.2001
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Editör
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
ERDAL BİLALLAR(ebilallar@sabah.com.tr )

Çapulcu terörü!

Gazeteci adam kaçırır mı? Habercilik yaparken meslektaşına saldırır mı? Hatta iter mi, küfreder mi? Sonra da kalkıp bunları habercilik adına yaptığını söyler mi?

Bütün bunlar bizde oluyor! Üstelik bu olayların meydana gelmesine sebep olanlar; kameramanları, muhabirleri "Onu almadan gelmeyin" diyerek insanların üzerine salanlar, ekranlara çıkıp ne denli büyük haberci olduklarını anlatıyorlar...

En son rezaleti Pınar Konuşkan olayında izledik... DGM'den çıkan Pınar'ı TV kameramanları, muhabirleri 20 araçlık bir konvoyla takip ettiler... Ardından onu kendi televizyonlarının canlı yayınına çıkarmak için kaçırmaya kalkışıp birbirlerini yediler... Sonunda Pınar'ın yakınları tarafından kiremit yağmuruna tutulunca arkalarına bile bakamadan çekip gittiler...

Ben buna "Medya terörü" demiyorum... Çünkü bu rezillikleri yapanları, onları böyle davranmaya itenleri, reyting uğruna mesleğin şerefini iki paralık edenleri medya mensubu kabul etmiyorum... 65 milyona da bu kişileri çapulcu olarak bilmelerini öneriyorum...

Yine kimleri zengin ediyorsunuz?
Ana yollardaki, sokaklardaki ve hatta E-5'teki beton direkler sökülüyor, yerlerine metal direkler dikiliyor... Nedeni belli değil! Geceleri zifiri karanlık E-5'i aydınlatmak için mevcut lambaları yakmayı akıl edemeyenler, çukurlar sebebiyle ay yüzeyine dönmüş yolu asfaltlamayı düşünemeyenler kalkıp yüz milyarlar harcayıp beton direkleri söküyorlar, yerlerine metal olanları dikiyorlar... Ya vatandaşa çalıştıklarını göstermek istiyorlar ya da yandaşlarına para pompalamanın bir başka yolunu deniyorlar...

AYNI YERDE, AYNI ŞEKİLDE İKİNCİ GASPA ŞAHİT OLDUM!

Havlu atıyorsunuz!
10 Gün arayla Maçka ışıklarda aynı saatte, aynı şekilde ve aynı kişi tarafından ikinci gasp... Kurban yine aracının içinde yeşil ışığın yanmasını bekleyen bir kadın... Şoför mahallinin karşısındaki cam kırılıyor, koltukta duran ve içinde 1.5 milyar lira para olan çanta alınıyor... Gaspçı 10 gün önceki olaydaki gibi aynı yöne kaçıyor... Gaspedilen kadın korku ve panik içinde ağlıyor...

Görünen o ki; İstanbul polisi kapkaççılar karşısında havlu atıyor...

Bu suça yasaların öngördüğü ceza az olabilir... Ceza Yasası caydırıcı hükümler taşımayabilir... Çeteler, bu suçta küçük yaşta çocukları kullanabilir... Hatta ekonomik kriz insanları suça da itebilir...

Ama bunlar İstanbul polisinin arkasına saklanacağı mazeretler olamaz, olmamalı... Hele aynı kişi, aynı yerde ve aynı şekilde 10 gün ara ile iki kadının canını yakabiliyorsa, polis hemen kendini sorgulamalı...

Sorgulamalı ki; "İstanbul'da sıkıştırdık" dediği katil Kayseri'de yakalanmamalı... Sorgulamalı ki; cinayet yerindeki suç aleti bıçağın otları karıştırarak bulunamayacağını bilip, bu aramanın metal dedektörü ile yapılması gerektiğini anlamalı...

Hasan Özdemir Valim kusura bakmasın ama, sahada bu takımla mağlup oluyor... Haketmediği halde goller filesine asılıyor...

SORUYORUM
Konya Karayolları Bölge Müdürü, belediyeciliğe soyunup da Karaman'ın şehir içi yollarını nasıl asfaltlar? MHP'li Bayındırlık Bakanı'na yaranmak için hangi hakla bütün makine ve ekipmanlarını MHP'li Karaman Belediye Başkanı'nın emrine yollar?

TAYYİP'İ NEDEN ŞİŞİRDİKLERİ BELLİ OLDU

ANAR'a kim kanar?
Bazı köşe demokratları, Tayyip Erdoğan'ı pompalarken ANAR adlı bir kuruluşun anket sonuçlarını ölçü alıyorlar; "Bugün seçim olsa halkın yüzde 24'ü AK Parti'ye oy vereceğini söylüyor... Diğer tüm partiler yüzde 6'yı geçemiyor..."

Peki; fazilet, iffet, hamiyyet sahibi bu yazarların anketini ölçü aldıkları ANAR adlı kuruluşun çizgisini, sahibini hiç düşündünüz mü?

Melih Aşık düşünmüş ve dünkü köşesinde özetlemiş:

"Bu kuruluşun sermayesi YİMPAŞ'a ait... Başında da Tayyip Erdoğan'ın parti kurma çalışmalarına katılan hatta AK Parti'nin programının yazılmasında görev alan Prof. Beşir Atalay var..."

Anlayacağınız; çizgisi bu olanın, anket sonucu da böyle olur...

2 MİLYAR BAĞIŞ OLUR MU?

İhbar ediyorum!
İstanbul Kadıköy'deki Habire Yahşi Lisesi'nin Müdürü Ahmet Ersan, çocuğunu kaydetmeye gelen N.S. isimli veliden 2 milyar lira bağış istiyor... Veli 300 milyon lira vermeyi teklif edince de "Hadi hanım! Bakın kapıda elinde para desteleri ile bekleyen veliler var" diyerek kapıyı gösteriyor...

Bu veli ile bizzat konuştum... İmzalı şikâyet dilekçesini aldım... Adı, soyadı, adresi, telefonu bende...

Şimdi Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu'na, İstanbul Valisi Erol Çakır'a, Milli Eğitim Müdürü Ömer Balıbey'e soruyorum; bağışı soyguna çeviren bu okul müdürüne ne yapacaksınız?

Bunun hesabını mı soracaksınız, yoksa kapalı kapılar arkasında "Aferin aslanım" diyerek sırtını mı sıvazlayacaksınız...

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır