kapat
07.09.2001
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Editör
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
HAŞMET BABAOĞLU(hbabaoglu@sabah.com.tr )

Nemrut'ta kazı izni yok

Ören yerlerini gezenler, oralara en azından yollarını düşürenler iyi bilirler:

Kimisinde paha biçilmez yapıtlar çevreye dağılmış biçimde durur...

Öyleleri vardır ki, koca ören yeri tek bir bekçinin gücüne(!) terkedilmiştir.

Bahar mevsiminde yüzlerce yıllık ıssızlığın üstünde açan papatyalar ve gelincikler öylesine güzeldirler ki, tarihi unutur, peyzajın ihtişamına kapılırsınız!

Gün gelip bu yerlere uzmanca el atılmasını beklersiniz...

Hayır! Her yıl biraz daha unutulurlar sanki...

On yıl önce ören yerinde üst üste yığılıp bırakılan değerli taşlar, heykel parçaları, amforlar hâlâ bir müzeye, bir kapalı mekâna kaldırılmamıştır. İçiniz burkulur, kızarsınız...

***
Bu tablo yavaş da olsa değişiyor.

Arkeolojik hazineleri koruma ve değerlendirme bilinci ağır ağır gelişiyor: Ciddi şirket ve kurumların sponsorluğu çok şeyi değiştiriyor.

Bu açıdan gözler Nemrut'a dikilmiş durumda!..

Nemrut Dağı'ndaki Kommagene Krallığı'ndan kalma heykeller ve öteki kalıntılar 1987'de UNESCO tarafından "İnsanlığın Kültür Mirası" listesine alınmıştı. Bir yıl sonra da ören yeri ve çevresi Milli Park alanı ilan edilmişti.

Heyhat! O günden bu yana olumlu bir gelişme olmamıştı.

Yeryüzünün en büyük antik horoskopunun üstüne ve çevresine ziyaretçiler "Ayşeyi seviyom" yazmayı sürdürüyor, görkemli heykeller yıkık dökük biçimde kendilerine yardım eli uzatılmasını bekliyordu.

İki bin yıldır oradaydı Nemrut, ama artık iki yüz yılı çıkartamayacak kadar hırpalanmışlardı anıtlar...

Şimdi yeni bir projeyle Nemrut'a el atılıyor. Kültür Bakanlığı denetiminde, Uluslararası Nemrut Vakfı ve Dünya Anıtlar Fonu tarafından yürütülen bir proje. Akbank ve American Express de porjeyi destekliyor.

Ancak...

Uluslararası Nemrut Vakfı denilince uluslararası arkeoloji çevrelerinde soru işareti uyanıyor. Bu vakfın "Yeni Çağ İnançları" denilen türden spiritüalist ve gizemci bir örgütlenme olduğundan kuşkulananlar var.

Bu kuşkuyu, yerli ya da yersiz gündeme getiren şey ise şu: Nemrut tümülüsü hiç açılmadı. Muazzam yığma taş tepesinin altında bir Kral Mezarı var. Yani Nemrut'un hem doğal hem de tarihsel yapısında gizemcileri baştan çıkartacak bir "çağrı" yatıyor; arkeolojik kazıyı "defineciliğe" çevirecek bir çağrı... (Uluslararası Nemrut Vakfı Türkçe yayınlarında bundan söz etmiyor ama batı basınına yapılan açıklamalarda mezarın kazılması dile getiriliyor.)

Bir takım kuşkuları çığ gibi büyüterek güzel projelerin kadük edilmesine öteden beri bozulmuşumdur. Ama bilim çevrelerinde oluşan kuşkuların giderilmesi gerektiğini de inkâr edemeyiz!

Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürü Dr. Alpay Pasinli'yle konuştum.

Çok berrak biçimde "Nemrut Projesi'ne verilen iznin önceliğinin koruma ve restorasyon olduğunun" altını tekrar tekrar çizdi Pasinli...

Ön restorasyon ve özellikle ziyaretçilerin verdiği zararı ortadan kaldıracak bir koruma... Yapılacak iş bu!

"Tümülüs kazılacak mı?" diye sordum Pasinli'ye.

Pasinli'nin şu sözüne dikkat! "Kazı izni vermedik zaten!" Sonra da ekledi: "Şu işler bitsin, üç yıl sonra mı, on üç yıl sonra mı, o zaman tümülüsü kazmayı düşünürüz."

Bu sözleri, kuşkulara karşı teminat olarak görüyorum ve projeye katılanlara "kolay gelsin" diyorum.

AYNA
Güneşe arkanı dönersen, ancak kendi gölgeni görebilirsin.

HALİL CİBRAN

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır