Ağustos ayı enflasyon rakamları arzulandığı gibi çıkmadı. Fiyatlar toptan eşyada yıllık yüzde 69.6'ya, tüketici endeksinde yüzde 57.5'e yükseldi. Çekirdek enflasyonun da aylık yüzde 4.8 gibi yüksek bir düzeyde çıkması, sonbahar ve kış aylarında fiyat artışı düzeyinin biraz daha hızlanacağına işaret ediyor.
Faizlerde son gelinen oranlar, bonolarda yüzde 80-90, mevduatta yüzde 65-75 aralığında geziniyor. İleriye yönelik olarak mevduat faizlerinin bu oranlardan zarar ettirme olasılığı bir hayli yüksek.
Hazine faizleri durumu zor kurtarır, en yaygın yatırım araçlarından biri olan Türk Lirası mevduatı enflasyon karşısında zarar ettirirse, tasarruf sahipleri ne yapacaklar? Nasıl karar verecekler? Paralarını nasıl koruyacaklar veya nasıl kazanç sağlayacaklar?
* Geçmiş yıllardan farkı- Öncelikle belirtelim ki, bu yıl geçmiş yıllardan çok farklı. Genelde kısa vadeli yatırım araçları ve daha çok yabancı para cinsinden yapılan yatırımlar yatırımcısına kazandırırken, yerli para cinsinden ve göreli olarak daha uzun vadeli yapılan yatırımlar kaybettirdi. Yandaki grafikten izlenebileceği gibi, 8 ayda yüzde 39.5 olarak çıkan tüketici enflasyonu karşısında altın, dolar, mark yatırım fonları ve üç aylık Hazine bonosu kazandırdı. Buna karşılık mevduatın yüzde 70'inden fazlasının yöneldiği bir ve üç aylık vadelerde tasarruf sahipleri zarar etti. Hisse senetlerinin kaybı da enflasyon dikkate alındığında yüzde 25'e varıyor.
8 ayda enflasyonun yüzde 39.5 çıkmasına karşılık dolar yüzde 103.2 prim yapınca, yatırım araçlarının dolar bazındaki getirileri grafikten izlenebileceği gibi yüzde 50'lere varan kayıplara uğradı. Yani dövize yatırım yapanlar kazandı. Bu veriler geçmişe ait.
* Alternatif yok- Önümüzdeki aylarda yatırım araçlarının reel getirisini belirleyen enflasyonda artış bekleniyor. Buna karşılık faizler aşağı çekilmek isteniyor. Geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da yatırımcıların faizden bir kazanç elde edecekleri yok. Hatta devalüasyon karşısında korunmayı bırakın, enflasyondan korunma bile büyük başarı sayılabilir. Bu aşamadan sonra dövize yatırım yaparak en azından ilk 8 aydaki gibi bir kazancı yakalamak zor görünüyor. Hisse senetlerinin çok yakın tarihte toparlanacağına yönelik bir inanç oluşmuş değil.
* 60 milyar dolarlık kayıp- Bütün bunların ana nedeni güvensizlik ve ekonominin hızla küçülüyor olması. Yılın ikinci çeyreğindeki sonuçlar ortaya çıktıktan ve içinde bulunduğumuz üçüncü çeyreğe ilişkin gözlemler bu yılki milli gelir azalmasının yüzde 10'a yakın çıkabileceğine işaret ediyor. Bu da 200 milyar dolarlık milli gelirin 140 milyar dolara doğru inmesi anlamına geliyor. Ekonomide 60 milyar dolarlık kayıp meydana gelirken ve dolar bazında dörtte birden fazla bir daralma yaşanırken, mali kesimde yer alanların gelirlerini gerçek anlamda artırması yada büyük çoğunluğunun kazanması imkansız. Çünkü reel kesimle birlikte herkes kaybediyor. Bunun için de mali yatırımcı bu dönemde stratejisini nasıl kazanırım değil, nasıl kaybetmem üzerine kurmalı. Belki o zaman göreli olarak kaybı kazanabilir.
* Sonuç- "Vermeyince mabud, neylesin Mahmud" Türk Atasözü