kapat
07.09.2001
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Editör
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )

Ufuklar ve sınırlar

Yargıtay Başkanı Selçuk, yeni adalet yılının açılışı nedeniyle yine entelektüel niteliği yüksek bir konuşma yaptı.

Cesur tesbitler ve bir çoğu ideal çözümler içeren konuşma, bu ay mecliste ele alınacak Anayasa değişikliği paketi üzerindeki tartışmalara olumlu katkılar sağlayacaktır.

Doç. Dr. Selçuk Anayasa'nın, anayasal devletin özüyle çatışan polis tüzüğüne benzediğini belirttikten sonra "Her şeyin elverişli olduğu şu anda niçin yeni bir anayasa yapmıyoruz?" diye sordu.

"Dünyanın karşısına yepyeni bir anayasa ile çıkılması gerekmektedir" dedi.

Çağdaş bir demokrasiye ve gelişmiş bir hukuka kavuşmak için Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesi gerektiğini, bu amaçla Ulusal Program'ın desteklenmesini istedi.

Partiler ve seçim
"Liyakat yerine sadakata dayalı, alınyazısı ve önder kültürüne bağlı, oligarşik, kapalı ve bürokratik yapıdaki siyasal topluluk benzeri siyasal partiler, mensuplarını ve halkı yönetime yabancılaştırır.."

Bu sözler, eskiyen ve önümüzü kapayan partiler ve seçim yasalarının değiştirilmesi ile ilgili önceliğin, anayasa değişiklikliği kadar önemli olduğu gerçeğini vurguluyor.

Doç. Dr. Selçuk, yargıya yasa taslağı hazırlama yetkisi ile bir çok ülkede olduğu gibi vatandaşa anayasaya aykırılık davası açma hakkı verilmesini istedi.

Yolsuzluklar, dokunulmazlıklar ve yargı bağımsızlığının güvence altına alınması yönündeki görüşleri haklı bulunacaktır ama partilerin kapatılmasına getirdiği eleştirilerde aynı yaygın kabulü bulamayacaktır.

Çünkü Selçuk "Partiler feshedilebilirler ama hiç bir halk feshedilemez" dedi.

Bu görüş, partilerin ne sebeple olursa olsun kapatılmasını reddeden bir tercihi mi ifade ediyor?

Teori ve pratik..
Özünde belki öyle ama Yargıtay Başkanı, Türkiye'nin buna henüz hazır olmadığı gerçeğinden hareket ederek olmalı, parti kapatılmasına ilişkin nedenlerin azaltılması gerektiğini savundu.

Sami Selçuk'a göre kapatma gerekçesi olan eylemler ve kavramlar, yargıçların kişisel dünya görüşlerine bırakılmayacak biçimde "açık-seçik ve özenle" tanımlanmalıdır.

Şimdilik hiç değilse bu kadar..

Yargıtay Başkanı Selçuk'un bu görüşüne ilk tepki Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin'den geldi. Bumin, Selçuk'un soruna teorik açıdan yaklaştığını belirterek "Türkiye gerçeklerini görmediği kanaatindeyim" dedi.

Ama biz yine de Selçuk'un anayasayı ele alacak meclise konuşmasıyla ufuk açtığına inanıyoruz.

Çünkü çağın teorisi ile Türkiye gerçeklerinin çerçevelediği pratiği uzlaştırma olanağı vardır.

Daha özgür bir toplum olma amacında bu fırsat kullanılmalıdır.

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır