|
Erkeksiz bir yerde yaşamak istiyorum
Güvencesiz yaşamak, Mehtap Kandemir'in canına tak etmiş. Çok hırpalanmış, çok zorluk çekmiş ama herkes gibi onun da bir hayali var: erkeksiz bir dünyada yaşamak!
Meptap Kandemir'in gerçek adı Saadiye. 1942 Giresun doğumlu. Babası çok küçükken ölmüş, annesi ikinci evliliğini yapınca üvey baba onu istememiş. İstanbul'da yaşayan ablasının yanına gönderilmiş. Küçük yaşta Rumların evlerinde kendi deyişiyle "evlatlık" olmuş. En güzel günlerini de o evlerde geçmiş. Ancak ablası onu geri almış ve 11 yaşındayken Vakko'ya çalışmaya vermiş.
Ablası eşini aldatıyor, Mehtap da buna şahit oluyormuş. Bir aile faciasına sürüklenen gelişmeler Mehtap'ın 14 yaşında "fuhuş" damgasını yemesiyle sonuçlanmış.
Ablası ve annesi, ablasının evliliğinin bozulmaması için Mehtap'ı kullanmış. Oysa 14 yaşında bekaret kontrolüne gönderildiğinde bakireymiş. Onun kendi anlatımıyla "düşüş" hikâyesi de böylece başlamış.
DYP'YE KAYITLIYIM
Mehtap, kitabında genelev gerçeğini içerden bir gözle olduğu gibi anlatıyor. İnsan çoğu zaman okuduklarına inanmak istemiyor.
Okuma yazma bilmemesine rağmen politikaya da ilgi duyuyor. "Ben de bu memleketin yavrusuyum. Ne bileyim devleti insan bilmişim. Kayıtlıyım DYP'ye. 1989'da üye oldum. Neden mi DYP? DYP'yi severim. Derler ya doğru yoldan git, ben de o yüzden DYP'yi seçtim. Çiller kadın dedim, gurur duydum. Şimdi nefret ediyorum onlardan da onların doğru yolundan da. Devlet benim hakkımı verecek ya da beni sürgün edecek..."
HİÇ KORKMUYORUM
* Okuma yazma bilmeden kitap yazmak nereden aklına geldi?
Çok hırpalandım, çok zorluk çektim. Sesimi duyurmak istedim. Davayı açtığımda avukatım 'Basın için erken' dedi. Adliye önünde basını gördüm, gidip durumumu anlattım. 'Hayat kadınıyım ama emekli olmak istiyorum' dedim. Ve tüm basın peşime düştü. Davalar çok uzun sürdü.
* Nasıl yazdın, kim yardım ediyor?
Teybe okuyorum, Öküz Dergisi'ndekiler çözüyor teybi. Kitaba da öyle yardım ettiler. Metin Üstündağ benim için çok önemli biri.
* Emeklilik hakkını aldın ama hâlâ çalışıyorsun...
İşverenim bana 3 milyar tazminat vermeye kalkıyor. Hesaplattım hakkım 7 milyar. Gider kendimi arabanın altına atarım o parayı almam. Ben SSK'ya ödenen primime göre tazminatımı almak istiyorum. Yıllardır çalışıyorum. 10 yılımı yemişler. Şimdi onun için dava açacağım. Gözümde korku yok.
* Dava açtıktan sonra diğer kadınlardan destek gördün mü?
"En azından sen haklarımızı hatırlattın, insan olduğumuzu hatırlattın" diyorlar. Ailem beni çok küçük yaşta gözden çıkarmış. Gözüm kara benim. Annem beni doğurmuş ama hiç sevmemiş. Kaybedecek neyim var?
AVUKAT LAZIM
* Kazandığında ne yapacaksın?
Oh çekeceğim. İnsan olduğumu anlayacağım. İnsan gibi değilim. Ne zaman orayı bırakırsam insan olduğumu anlarım. Temiz insanlarla görüşürüm ama bana bu hayatı vermek istemiyorlar. Bana "Sen pisliktesin sonuna kadar orada yaşa" diyorlar. Oysa artık bıktım.
* Daha ne istersin diye sorsam?
Davamı kazanmak isterim, çok iyi bir avukata ihtiyacım var. İyi bir avukat bana sahip çıksa çok sevinirim. Çünkü tükendim.
* Ya hayalin..
Erkek olmayan bir yerde yaşamak isterim.
KIYAK EMEKLİLİK ...
* Sizler için kıyak emeklilik çıksa...
Bütün siyasi farklılıklarını unutup kendileri için biraraya gelen Meclis bizim için de kıyak emeklilik çıkarsın isterim ama yapmazlar bilirim. Bizi kandırıp tuzağa düşürenlere pezevenk deniliyor bunlara ne demeli bilmiyorum.
* Genelevden halkın fotoğrafını çek desem..Halk nasıl görünüyor sizin oralardan?
Halk kurbanlık koyun gibi. Boyun eğiyor. Duyarlı halk yok. Düşene bir de halk vuruyor. O insan kötüdür diye düşünüp "Bir kötülük de ben yapayım" diyor. Türk halkı böyle, değişmiyor. Herkes şikâyet ediyor.
* Şimdi seçim olsa... Yeni oluşumlar da oluyor ya da olacak gibi. İlgileniyor musun?
Çok TV izlerim. Haberlere meraklıyımdır. Şunu söyleyim: Tayyip Erdoğan belediye başkanıyken sorunlarımızı anlattım. Söz verdi bana ama tutmadı. Ona çok beddua ettim. Şimdi bakıyorum da beddualarım tuttu.
Hıristiyan olacağım!
* Allah'a inanır mısın? Dini inançlarınızın kuvvetli olduğu hep söylenir...
İnanırım. Ramazan'da oruç tutarım. Hep dua ederim. Bir yıl önce camiye gidip imama danışmak istedim. Ben çok dua bilmiyorum. Öğrenmek istedim. Başımı örttüm imama gittim. Beni kovdu. Günahlarımı affetsin filan diye de gitmiş değilim. Camiden çıktım, yürüyüp kiliseye gittim. Papaz beni kabul etti ve, "Ne ben ne de toplum sana günahkar diyemez" dedi. O günden beri kiliseye gidiyorum, ayinleri takip ediyorum. Çok huzurluyum ve Hıristiyan olmaya karar verdim.
* Hangi siyasi partiye sempati duyuyorsun?
Oy vermedim son seçimlerde. Baktım hepsine, doğru dürüst bir tane bulamadım. Bir dönem Tansu Çiller'e oy vermiştim. Onu kadın olduğu için destekledim. Kadındır, bizim sorunlarımızı anlar diye düşündüm. O da kadınlar için tek şey yapmadı. Zaten bu siyasete giren kadınlar erkek gibi oluyorlar.
35 YILDIR MEHTAP
Sahipsiz kalış, intihar girişimleri... Kolonyalar, tentürdiyot içerek, kendini arabaların altına atarak defalarca ölmek istemek. 3 ay hastanede yatıp, oda arkadaşının kardeşiyle evliliğe uzanmış. Tam "Kurtuldum" derken, ailesi peşini bırakmamış.
Kocası Nihat, "Seni Almanya'ya göndereyim, kadınları alıyorlar, beni de aldırtırsın" diyince herşeyin değiştiğini düşünmüş. Ancak eşi kalp romatizması olduğu için Almanya'dan red yanıtı almış, evliliği çatırdamış. Bir yıl sonra geri döndüğünde boşanma evraklarıyla sokakta kalmış. Önce bir meyhanede, sonra bir pavyonda iş bulmuş. Patronu onu geneleve satmış. İlk karne Bursa'dan. 35 yıldır da Karaköy genelevinin Mehtap'ı.
Elif ERGU
|