|
Horoz dövüşünün sırrı
Hırvatlar'ı ezip tarih yazan 12 Dev Adam, her sayıdan sonra horozlar gibi göğüs göğüse vuruşup, çığlıklar attı. Psikiyatristlerin yorumu ilginç: O anki duygular orgazm gibidir
Artık tüm Türkiye'nin benimsediği adıyla, 12 Dev Adam Eurobasket 2001 çeyrek finalindeki güçlü rakibi Hırvatistan'ı uzatmalarda 87-85 yenerek, 2002'de ABD'de düzenlenecek Dünya Şampiyonası'na gitmeye hak kazandı. Özellikle ikinci yarıda milliler öyle hırslıydı ki, her basketten sonra göğüs göğüse vuruştular, formalarının yakasını çekiştirip kavga eder gibi bağırıştılar. Maçın bitmesiyle de masalara çıkıp zafer çığlıkları attılar.
Şimdi bütün Türkiye, 12 Dev Adam'ın 19 sayı geriden maçı nasıl kazandığını merak ediyor. Gerçekten de Milli Takım, soyunma odasına 44-28 geride girdikten sonra dışarıya azgın boğalar gibi çıktı ve Hırvatistan'ı yerlebir etti. İşte soyunma odasındaki sihirli 10 dakikanın hikayesi...
DEVLER Mİ? HANİ NEREDE?
12 Dev Adam soyunma odasına girerken, hiçbirinin yüzünde devlikten eser yoktu. Hırvatlar topu bile göstermiyordu, oyun kurucu mevkiinde görev yapan Kerem de çok kötü günündeydi. Orhun sakattı. Yani direksiyonu olmayan otomobil gibiydik. Koç Aydın Örs yardımcılarıyla birlikte kısa bir toplantı yaptı, "Beyler niye böyle kötü oynuyoruz?" diye fikirlerini aldı. Ondan sonra sessiz sedasız oturan basketbolcularını biraraya topladı. O sırada Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel de soyunma odasına girdi. Meraklı gözlerle olanları izledi.
ÖRS'TEN HİDO'YA FIRÇA
Aydın Örs fırçaya önce Hidayet'ten başladı. Öyle ya, Hidayet ilk 2 periyodu 2 sayıyla kapatmıştı. Efes Pilsen'de elinde yetiştiği için biraz daha uyarının dozunu sertleştirdi: "Oğlum sana ne oldu böyle? Türkiye'nin NBA'deki tek adamı değil misin? Şu oynadığına basketbol der misin? Çık ve savaş. Bu takımı sırtla. Ne yaparsan yap, bize bu maçı kazandır oğlum." Aydın Örs'ün bu uyarısı, Hidayet'te soğuk duş etkisi yarattı. Sahaya çıktı ve maçı 16 sayıyla tamamladı.
Örs, Hido'dan sonra bir başka öğrencisi Mirsad'a döndü. Ama bu defa fırça atmadı, ince ince uyardı: "Çok iyi mücadele ediyorsun. Buna devam et. Biraz daha sertleş. Gerekirse kavga et."
Ve sıra Ömer'e geldi: "Mulaömeroviç'i durdur. Vur, kır, oyun kuralları içinde ne yapabiliyorsan yap ve onu durdur."
KIZ GİBİ OYNUYORSUNUZ
Örs ve yardımcıları, takımın çok yumuşak, deyim yerindeyse "kız gibi" oynadığını, biraz daha sertleşmezlerse maçı kaybedeceklerini düşünüyordu. Bu özel uyarılardan sonra Örs, takıma yönelik kısa bir konuşma yaptı:
"Beyler, çok kötü oynuyoruz. Bu basketbolla yenilirsek, herkes arkamızdan 'Şansa çeyrek finale çıktılar' diyecek. Biraz kendinizi toparlayın. 3 aydır bugünü beklemiyor muyuz? 20 dakika kendiniz gibi oynayın, Dünya Şampiyonası'na gidelim." İşte bu konuşma takım üstünde büyük etki yarattı.
Her şey bitmişken, Mirsad ayağa kalktı. "Aydın Abi ben de konuşabilir miyim?" diye izin istedi. "Olur"u aldıktan sonra, iki çift laf da o etti: "Beyler, herkes üzgün anlıyorum. Ama biraz mücadele edersek, bu maçı kesin alacağız. Hepimiz birbirimize yardım edip, bu işi bitirelim."
Tam o sırada, Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü soyunma odasına geldi. Ünlü de "Haydi oynayın, bunları yeneceksiniz" dedi ve 12 Dev Adam aslanlar gibi kükreyerek soyunma odasından ayrıldı ve Hırvatistan'ı devirdi.
Kendimi kaybedip masaya bile çıktım
Galibiyette büyük payı olan 2 metre 6 santimlik "dev adam" Mirsad Türkcan, çılgın sevinç gösterileriyle ilgili olarak "Biz sevinince kendimizi kaybettik. Böyle durumlarda her şeyi yaparız. Siz de gördünüz masaya bile çıktık. Kesinlikle planlı hareketler değil, hepsi o anda içimizden gelen şeyler. Hep içimden geldiği gibi davrandığım için bu seviyelere geldim. Yoksa o kadar müthiş bir yetenek değilim" dedi.
Karşılaşmada 19 sayı fark olduğunda artık kaybedecek bir şey olmadığını ve bunun için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını anlatan Türkcan, "Kaderi belirleyecek faul atışları sırasında çok heyecanlandım. Her şey Türkiye için" diye konuştu.
Türk seyircisinin kendilerine çok inandığını ve her maç öncesi de bunu yürekten hissettiklerini söyleyen Mirsad Türkcan, "Bizim seyircimiz, bizi böyle destekledikten sonra hiçbir takım salondan galip çıkamaz. Almanya maçını da kazanacağız" dedi.
BOSNA'YA SELAM
Çıktığı her maçın ardından yapılan röportajlarda memleketi Bosna'ya mutlaka selam gönderdiğini de söyleyen Türkcan, "Bosnalılar da Türkiye'yi çok seviyor. Orada 200 bin fanatik Türkiye taraftarı var" şeklinde konuştu.
Demet Şener tribünde
(Akalın mı? O yeminli..)
Hırvatistan engelini aşıp Türkiye'ye unutulmaz bir zafer gecesi yaşatan 12 dev adam arasında biri vardı ki, apayrı bir heyecan içindeydi. Bu basketbolcu 4 yıllık bir beraberlikten sonra Demet Akalın'la yollarını ayıran, bir başka Demet'le, Demet Şener'le aşka yelken açtığı iddia edilen İbrahim Kutluay'dı. Yaklaşık bir ay önce Atina'da yıldız basketbolcu ile biraraya gelen Demet Şener, aşk yaşadıkları iddialarını bugüne kadar hep yalanlamıştı ancak İbo'yu desteklemek için tribündeki yerini de almıştı. İbrahim Kutluay'ın eski sevgilisi Demet Akalın ise değil tribünlerde, ekran karşısında bile değildi aynı dakikalarda... Akalın, "Maçı izlemedim, dışardaydım. Artık basketbol maçlarını izlememeye yeminliyim" diyordu.
12 Dev Adam'ın temelini o attı
Herkes ona, takımın arkasındaki beyin olduğu için '13. dev adam' diyor. O bu sıfatı taraftara yakıştırıyor
12 Dev Adam. Onlarla yatıyor, onlarla kalkıyoruz. Hatta onlar için söylenen şarkı ile dans ediyoruz. Nakaratında herkesin bir ağızdan "Şampiyon olacağız" dediği ve sonuna kadar güvendiği 12 Dev Adam'ın temellerinin atılması 9 yıl öncesine, yani 1992 yılına rastlıyor. Temeli atan ise o yıl Basketbol Federasyonu Başkanı seçilen Turgay Demirel.
1992 yılında başlayan şampiyonluk hayalini, nakış gibi işleyerek bugünlere kadar getiren ekibin lideri olan Turgay Demirel, basketbol çevrelerinde, "Perdenin arkasındaki dev adam, yani 13'üncü dev adam" olarak tanımlıyor. Aslında bu tanıma da uyuyor çünkü boyu tam 1.93... Galatasaray Basketbol Takımı'nın kaptanlığını yaptı.
İKİ JENERASYON
32. Avrupa Şampiyonası'nın Türkiye'ye getirilmesi için büyük bir uğraş veren Turgay Demirel, "2001 Avrupa Şampiyonası'nı almak için hem uluslararası alanda başarı sağlamamız, hem de 2001'e çok başarılı bir takım kurmamız gerekiyordu. Bu yüzden bugünün takımının temellerini o tarihte attık" diyor.
O günün şartlarında Türkiye'nin elinde yetiştirebileceği iki jenerasyon bulunuyordu. Birinci 74-76 doğumlular ki bunlar, İbrahim Kutluay, Hüseyin Beşok, Mirsad Türkcan ve Haluk Yıldırım oluyor. İkincisi ise 79 doğumlular: Hidayet, Kaya, Arda, Mehmet ve Kerem. Hatta uzun sıkıntısı çekilmemesi için, iç savaş yaşanan Bosna'dan Türk asıllı iki basketbolcu yine 1993'te Türkiye'ye getiriliyordu. Bunlar ise Asım Pars ve Nedim Dal.
Turgay Demirel bu emeğin karşılığının alınacağını söylüyor. İşte 13'üncü dev adamın hesabı: "İlk önce yediden başlamışısız, sonra beşe inmişiz. Sonunda ise üçüncülüğü görmüşüz. Bu düzene göre şimdi sıra birincilikte. Matematiksel hesaba bakarsak bu turnuvada kupayı havaya kaldıran biz olacağız."
DOÇ.DR.ARMAĞAN SAMANCI: Bu duygu orgazmdan farksızdır
Peki Aydın Örs'ün kelimelerinin ve basketbolcuların horoz dövüşünü andıran sevinç gösterilerinin arkasında yatan motivasyonun sırrı neydi?
İnsanların bir hedefte odaklanmasının önemli olduğunu söyleyen, her basketin ardından sevinçlerini oldukça ilginç yöntemlerle gösteren oyuncuların, bu durumlarda egzotik şuh döneme girdiklerini belirten Psikiyatrist Doç. Dr. Armağan Samancı, "Sporcular kendi içinde duygusal bir patlama yaşarlar. Ermişin aydınlanma dönemine girmesi gibidir. Yoğun duygusal noktaya gelmenin bir şekilde boşaltılmasıdır. Bu bağımlılık da yapar. Sporcular yaşadıkları o anki duyguları hiçbir şeyle değişmezler. Bu orgazm gibi bir şeydir" dedi.
TURGAY RENKLİKURT: Beyinlerini vuruşarak ateşlediler
Atletik değerler ve kondisyon konusunda uzman olan Akşam Gazetesi yazarı Turgay Renklikurt, millilerimizin maçı hırslarını gösteren davranışlarla aldığını söylüyor. Maç boyunca bu tür hareketlerin oyuncuların 'beyinlerini ateşlediğini' belirten Renklikurt, "Göğüs göğüse vurmaları ve birbirlerinin yakalarına sarılmaları sürecinde oyuncular içe dönük konsantrasyonlarını geliştirdiler. Bir saniye içinde her oyuncunun beynine 50-60 adet 'Bu maçı almalıyız! Bu maçı kazanacağız!' uyarısı gitti" diye konuştu. Kasların hareket etmesi için beynin uyarı göndermesi gerektiğini belirten Renklikurt, gücün yüzde 100'ünü kullanabilmek için uyarı oranının da yüksek olması gerektiğine dikkat çekti.
PROF.DR. ACAR BALTAŞ: Dev Adam iyi ki kitlenmedi
1996-99 yılları arasında A Milli Futbol Takımı'nın psikolojik danışmanlığını yapan Prof.Dr. Acar Baltaş ise Türkiye-Hırvatistan çeyrek final maçında basketbolcularımızın sergiledikleri davranışları, motivasyonun zarar sınırına gelmesi olarak değerlendiriyor. Özellikle maçın ikinci devresinde millilerin çok yüksek bir motivasyonla oynadığını belirten Baltaş, oyuncuların birbirlerine kavga edercesine gösterdikleri sevgi içinse, "Motivasyon eğer biraz daha yüksek olsaydı, oyuncularımız kitlenir ve hareket edemez duruma gelirlerdi. Şut bile atamazlardı" diyor. Acar Baltaş, Boşnak oyuncuların Hırvatistan maçında ister istemez etnik bir düşünceye girdiklerine de dikkat çekti.
Spor ekranı parselledi
Çarşamba akşamı tüm Türkiye ekran başında buluştu. Türkiye-İsveç arasında oynanan Dünya Kupası grup elemeleri kilit maçı ile Türkiye-Hırvatistan arasındaki çeyrek final karşılaşması yerli filmleri ve dizileri geçerek reytingde zirveye oturdu. Türkiye-İsveç maçı 15.60 reyting; 43.00 izlenme oranıyla gün içinde en çok seyredilen program oldu. Türkiye-Hırvatistan basketbol maçı ise 7.20 reyting; 25.50 izlenme oranı ile gün içinde üçüncü sırada yer aldı. Basketbol Milli Takımı'nın zaferiyle sonuçlanan müsabakanın uzatmaya gitmesi sonucu Ali Sami Yen Stadı'nda ilginç bir görüntü oluştu. Tribündeki taraftarlar maçın başlamasına rağmen sahaya sırtlarını dönerek dev ekrandan Abdi İpekçi'deki basketbol karşılaşmasını izlediler.
Mert AYDIN-Nebahat KOÇ-Yusuf DEMİR-Alper URUŞ-Öge DEMİRKAN
|