kapat
07.09.2001
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Editör
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 

Bana inanmıyorsanız Derviş'e sorun Hakim Bey


Mahkemelerde kira tespit davaları patladı. Devalüasyon sonrası mahkeme koridorları çıpa dolar ve sıcak para sözleriyle çınlıyor. Davacılar hakimlere adeta ekonomi brifingi veriyor
Hükümet dövizi çıpaya bağladığını bildirmiş ve bunu resmi olarak ilan etmişti. Ancak bir gecede bu politika değişti ve dalgalı kura geçildi. Devletin bile göremediği krizi, vatandaş nasıl görsün?"

..."Türkiye gibi sıcak para politikası uygulayan ülkelerde değişik aralarla devalüasyon olması kaçınılmazdır. Bu nedenle bu krizin öngörülmediğini söylemek doğru değildir..."

...Kurun aşırı değersiz tutulması sonucunda devalüasyon olmuştur. Kaldı ki Kemal Derviş'in 'Haziran sonunda doların 1 milyon 100 bin seviyesinde olması makul" açıklaması vardır. Mağduriyet yoktur..."

HERKES EKONOMİST
Bu sözler TV ekranında ekonomi yazarlarının tartışma programından değil mahkeme salonlarından yükseliyor. Adaletin terazisi bugünlerde Türk Ceza Kanunu'ndan çok Kemal Derviş, devalüasyon, kur çıpası, dalgalı kur ve ekonominin öngörülebilirliğini tartıyor. Devalüasyonun ardından dövizle kredi kullanan banka müşterileri ve dolarlı kiracılar soluğu mahkeme kapısında alınca, mahkeme tutanaklarına salonlarda uçuşan ekonomik terimler girmeye başladı. Hal böyle olunca, anlı şanlı iktisatçıların tartışa tartışa bitiremediği ekonomi politikalarının doğrusunu bulmak hakimlere kaldı.

Mart ayından itibaren kriz dönemlerinin davası olarak adlandırılan ve sözleşmelerin olağanüstü şartlara uygun hale getirilmesini öngören uyarlama davalarında adeta patlama yaşandı. Asliye Ticaret Mahkemeleri 21 Şubat'tan itibaren yüzde yüzün üzerinde artan döviz nedeniyle kiralarını, ya da aldıkları dövize endeksli olarak aldıkları konut, otomobil, tüketici kredilerini ödemekte zorlananların dosyaları ile doldu.

Sadece üç ticaret mahkemesinde iki aylık sürede 220 tane dava tespit edildi. Ancak onlarca asliye mahkemesi olduğu düşünüldüğünde dava sayısının binlerle ifade edilebileceği çıkıyor.

DOSYALAR TEZ GİBİ
Uyarlama davalarının dava dosyalarına bakıldığında ya da duruşmaları izlendiğinde ortaya ilginç sonuçlar çıkıyor. Dava dilekçeleri ekonomik tezleri andırırken, avukatlar savunmalarını hazırlarken bir ekonomist gibi çalışıp bilgi topluyor. Uyarlama davalarına ait dosyalar karıştırıldığında içlerinden Merkez Bankası'nın her gün yayınladığı döviz kurlarını, enflasyon verilerini görmek mümkün.

Uyarlama davası ne demek?

Taraflar arasında normal zamanlarda yapılan sözleşmelerin geçerliliği esas. Ancak ekonomik kriz gibi olağanüstü dönemlerde sözleşmelerin değiştirilmesi isteniyor. Örneğin kira fiyatlarının dolardan TL'ye hem de eski kurdan dönülmesi talep etmek dava konusu olabiliyor. Bu tür talepler mahkemelerde uyarlama davası adı altında görülüyor.

Mahkeme değil ekonomi kürsüsü
Tİcaret mahkemelerinde görülen uyarlama davalarında tarafların ifadeleri mahkemeleri üniversitelerdeki ekonomi anfilerine çeviriyor. İşte bunlardan birkaçı:

Krizi devlet görmedi ben nasıl göreyim?

Müvekkili bir kiracı olan ve kirası 4 milyar lira artan bir avukat dava dilekçesinde, "Hükümet çıpa sistemini yürütürken kimsenin öngöremediği bir kriz ortaya çıkmıştır. Türkiye'nin devalüasyon nedeniyle yaşadığı ağır ekonomik kriz ortada. Müvekkilimin bu ortamda 12 bin 600 dolar olan aylık kira bedeli mağduriyet doğuruyor. Bu nedenle kira bedeli 21 Şubat'taki kur yani 685 bin 391 lira baz alınarak 8 milyar 635 lira olarak TL'ye çevrilmelidir" diyor.

Sıcak para varken krizlere hazır olun
Başka bir dava dosyasında ise davalı ev sahibini savunan avukat olaya, "sıcak para kavramını" açıklamakla başlayıp savunmasında şu noktalara değiniyor: "Sıcak para politikası ile yönetilen ülkelerde her dönem bu tür riskler ortaya çıkabilir. Geçmiş dönemlerde de bunun örnekleri yaşanmış, kurun aşırı değersiz tutulması sonucunda devalüasyon olmuştur. Kaldı ki Kemal Derviş'in 'Haziran sonunda dolar 1 milyon 100 bin seviyesinde olması makul" açıklaması vardır. Dolar aslında makul seviyededir ve ortada bir mağduriyet yoktur."

Döviz çıpasına inandık, zarar ettik
Başka bir avukatın savunması ise krizi devletin bile göremeyişine dayandırılıyor. Avukat, "Devalüasyon ile birlikte olağanüstü bir sürece girilmiştir. Hukukun ilkesi güçlü ve güçsüz dengesini korumaktır. Burada ev sahibi ya da krediyi veren banka güçlü konumdadır. Devalüasyon ile borcu artan ödeme güçlüğüne düşen taraf ise mağdur, yani güçsüz taraftır. Devlet 'Ben kuru gün ve gün açıklıyorum, çıpaya bağladım' dediği için bu sözleşmeler yapılmıştır. Bu sözleşmede oluşan yeni şartlarda uyarlamaya gidilmelidir"diyor.

Hacer GEMİCİ

www.superbahis.com
www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır