kapat
04.09.2001
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Editör
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
ABDURRAHMAN YILDIRIM(yildirim@sabah.com.tr )

En önemli sorun büyüme

Milli gelir rakamlarının beklenenden kötü gelmesi, ekonomide canlanmayı en önemli sorun haline getirdi. Yılın ikinci çeyreğindeki yüzde 11.8'lik daralma ile ilk yarıdaki küçülme yüzde 8.5'e yükseldi. Yıllık yüzde 5.5 daralma hedefinin tutabilmesi için ikinci yarıda yüzde 3.5'lik büyümenin olması gerekiyor. Üçüncü çeyreğin son ayında bir canlılıktan eser yok. Kaldiki geçen yılın üçüncü çeyreğindeki büyümenin yüzde 7.2 gibi yüksek olması matematiğin cilvesini yine çalıştıracak. Üçüncü çeyrekte yine çift haneli bir daralma rakamı ile karşı karşıya kalma ihtimali bir hayli yüksek. Bir mucize ile dördüncü çeyrekte daralma yerine canlılığa bıraksa bile, bu dönemin milli gelir hesaplaması içindeki payı küçük. Bu nedenle yılın bütününde ilk yarıdaki yüzde 8.5 rakamına yakın bir daralma ile karşı karşıya kalabiliriz.

* Krizin maliyeti - Bu konuda tutucu tahminler yüzde 7'den başlıyor. Yıllık ortalama 1.300 bin liralık dolar kuruna göre karşımıza 150 milyar dolarlık bir GSMH çıkıyor. Burada yaklaşık yüzde 25'lik bir düşüş oluyor. Milli gelirin 195 milyar dolardan 150 milyar dolara düşmesiyle krizin bir yıllık maliyeti 45 milyar dolar olarak ortaya çıkıyor.

* Hükümetin tutumu- Büyümenin çok kötü gelmesinde tarım sektöründe bu yıl üretimin iyi gitmemesi de etkili. Gübre ve akaryakıt fiyatlarının dolara bağlı olması ve döviz kurunun da sürekli dalgalanması nedeniyle bazı üreticiler bu yıl ekim yapmadı. Onlar da tıpkı bazı sanayiciler gibi üretimlerini azalttılar.

Ekonomideki daralma hükümeti etkilemiş görünüyor. Zordaki şirketlerin ekonomiye kazandırılması yönünde aldığı tavır ve yapılan açıklamalar buna işaret ediyor.

Hatta gelecek yılki bütçe hedefleri bu daralmanın ardından tartışmalı hale geliyor. Bütçede GSMH'nın yüzde 6.5'i kadar faiz dışı fazla hedefleniyordu. Şimdi bunun yüzde 5'lere düşürülmesi gündeme getirilebilir. Buna IMF ne der, orası pek bilinmiyor. Ancak siyasilerin harcama yapmaya hevesli oldukları biliniyor.

* Yol ayrımı- Ekonomiyi canlandırmak için, harcamaları ya kamu kesimi ya da özel sektör yapacak. Kamunun harcama yapması için yeni kaynağa ihtiyacı var. Bu kaynağı ekonomi canlanmadan vergi olarak toplaması zor görünüyor. O zaman geriye vergileri düşürmek suretiyle canlanmayı özel sektörle yapmak kalıyor.

Ancak orada da çok işsiz yarattık. Yaklaşık 800 bin kişi işsizler ordusuna katıldı. Üstelik bunlar arasında ilk defa yaygın bir şekilde beyaz yakalı dediğimiz orta kademe yöneticiler var. Yani tüketim yapacakların sayısı da azaldı.

İzlenen dalgalı kur politikasının üretimi daralttığı ortada. Büyümeden yana olan hükümetin ise bu durum karşısında yol ayrımına yaklaştığını söylemek mümkün. Çünkü, üretim artışı olacaksa bu yerli parayla olacak, yerli paraya dönüş de kura istikrar kazandırmakla mümkün.

* Sonuç- "Kabul edilen bir yanlışlık, kazanılmış bir zaferdir" Türk Atasözü

www.superbahis.com


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır