YAVUZ DONAT
|
  
Ankara-Pekin köprüsü
Pekin'de görüştüğümüz devlet yetkililerini, Türkiye ile "yakından ilgili" ve Türkiye konusunda "fazlaca bilgili" bulduk.
Aynı şekilde...
Çin medyasının "yöneticilerini" de.
Kimi bize "ekonomik krizi" sordu.
Kimi "Boğaz'dan... Antalya... Bodrum... Efes'ten" bahsetti.
Kimi de "Türk folklorundan... Türk kültüründen."
Ve pek çok Çinli devlet adamı "TÜTAV Başkanı Kemal Baytaş'a selâm gönderdi."
TÜTAV
Çin, dışa açılırken, yabancı ülkelerle "diplomatik ilişkiler dışındaki yakınlaşmayı" iki ayrı dernekle yürütmüş.
Biri "Ulusal Anlayış Derneği."
Diğeri "Ulusal Dostluk Derneği."
Bu iki derneğin de Türkiye'deki en önemli muhatabı "TÜTAV."
Ve yine Kemal Baytaş'ın önderliğinde kurulan "Türk-Çin Dostluk Derneği."
TÜRK RÜZGARI
"TÜTAV, Türk-Çin Dostluk Derneği, Ulusal Dostluk Derneği ve Ulusal Anlayış Derneği" işbirliği çerçevesinde, Çin'e giden bilim adamı, araştırmacı, tarihçi, yüksek yargıç, üst kamu görevlisi sayısı "ellinin üzerinde."
Ayrıca...
"Aynı çerçevede", dört kez de, TÜTAV'ın kırk kişilik gösteri grubu, Çin'de "Türk rüzgârı" estirmiş.
TV'lerde "yayınlar" yapılmış.
Çin'in "en büyük gazetelerinde" yazılar yazılmış.
TEBRİKLER
Yaşamını Türk turizmine ve Türkiye'nin tanıtımına adayan... Neleri başardığının Çin'de bizzat tanığı olduğumuz Kemal Baytaş'ı kutluyoruz. Onun Türkiye'ye davet ettiği Çin bilim adamı ve gazeteciler, şimdi neredeyse birer "gönüllü Türk konsolosu."
İki ülke arasındaki yakınlaşmada Baytaş'ın gayreti, her türlü övgüye değer.
GAZETECİNİN EĞİTİMİ
Çin'de "ülke çapında dağıtılan" gazete sayısı, yüzün üzerinde.
Bunların en büyüğü "Halkın Günlüğü" gazetesi.
Gazete ülke genelinde "otuz matbaada" basılıyor.
Tirajı "üç milyon."
Gazetenin Genel Yönetmeni Pi Shu Yi ile Asya-Afrika Bölüm Başkanı Zhang Ningbin bizim için bir toplantı düzenlediler.
Bilgi verdiler.
Sonra da "tesisleri" gezdirdiler.
***
Tesisler "plaza ötesi."
Sanki bir "mahalle."
Dev kompleksi gezerken... "Şurası şu... Burası bu" derken... Önünden geçtiğimiz bir bina için "bu da okul" dediler.
Sorduk:
- Nasıl okul?
- Okul işte... Bildiğiniz okul.
***
"Gazete içindeki okul" Çin'in dışa açılması ile birlikte kurulmuş.
Yine sorduk:
- Kim kurdu?
- Yanıtı, Genel Yönetmen Pi Shu Yi verdi:
- Çin Sosyal Bilimler Akademisi, Halkın Günlüğü Gazetesi, Lisans Üstü Eğitim Enstitüsü ve Pekin Üniversitesi Gazetecilik Fakültesi.
***
- Bu okulda ne eğitimi verilir?
- Lisans üstü... Master ve doktora.
- Öğrenciler kim?
- Bir kısmı, halen gazetecilik yapanlar... Bir kısmı da, üniversiteyi bitirip gazeteci olmak isteyenler.
- Hocalar kimler?
- Bazı hocalar üniversiteden geliyor... Bazıları da deneyimli gazeteciler... Emekli gazeteciler.
Genel Yönetmen Pi Shu Yi, aynı zamanda "bu okulda profesör imiş."
***
Halkın Günlüğü gazetesine bu yıl "on beş kişi" alınmış.
Sekizi "master veya doktoralı."
***
İçinde Halkın Günlüğü ile birlikte, daha pek çok gazete ve derginin basıldığı... TV ve radyo yayınının yapıldığı "plaza ötesi tesiste" bizi en çok etkileyen, "işte bu okul" oldu.
Sahi, biz neden "lisans üstü eğitim verecek böyle bir okul" kurmuyoruz?
Gazete, Gazeteciler Cemiyeti, Basın Konseyi, Üniversite "neden böyle bir okulun kurulması için işbirliği yapmıyorlar?"
Biz buna ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.
KOMÜNİST TREN
"Komünist Çin" yeni bir proje başlatıyor.
"Hızlı tren" projesi.
Pekin-Şanghay arası bin yüz kilometre.
Trenle "on yedi saat."
2005'te, bu mesafe, hızlı trenle "üçbuçuk saatte" aşılacak.
Biz "komünist işidir" diyerek, demiryollarını ihmal ettik.
Çin'in "yeni projesini" görünce...
"Gerçekten" dedik:
- Komünist işiymiş (!)
MASTER... DOKTORA
Zte Corporation, Şenzen'den "dev bir kuruluş."
Bir "yüksek teknoloji" şaheseri.
"Elektronik alanında" faaliyet gösteriyor.
Çalışan personel:
On iki bin.
Bunun "yüzde 85'i" üniversite mezunu.
Master veya doktora yapanların sayısı ise:
Üç bin.
Şirketin hisse senetleri borsada.
Yıllık satışı "1.2 milyar dolar."
Bunun "yarıya yakını" ihracat.
ISO, Uluslararası Kalite Belgesi sahibi olan, kârının yüzde onunu "araştırmaya" harcayan bu kuruluşu, geçen yıl, İstanbul Valisi Erol Çakır da ziyaret etmiş.
Biz bu şirkette en çok "her dört çalışandan birinin master veya doktora yapmış olmasından" etkilendik.
YÜKSEKLİK KORKUSU
Çin'in en yüksek binasına çıkmak üzereydik ki...
Bir görevli "yükseklik korkunuz var mı" diye sordu.
Diğeri "isterseniz çıkmayabilirsiniz" dedi.
Biz "ne var bunda?.. Neden çıkmaktan vazgeçelim" diye konuşunca...
Çinliler "geçenlerde" diyerek, "bir olayı" anlattılar:
- Türkiye'den, eski büyükelçi... Şimdi CHP yöneticisi... İnal Batu gelmişti... Bu binaya çıkarken birden fenalaştı... Meğer yükseklik korkusu varmış... Size onun için sorduk.
|