kapat
03.09.2001
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Editör
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
SEDAT SERTOĞLU(ssertoglu@sabah.com.tr )

Tunca Toskay'a...

Biz, Dışişleri Bakanlığı'nı izlediğimiz için, bu bakanlıkta "Büyükelçilere iş bulamama" sorunu yaşandığını yazmıştık..

Bir dokun, bin ah işit örneği, benzer sorunlar, devletin başka kurumlarında da yaşanıyormuş..

Bunlardan biri de Dış Ticaret Müsteşarlığı..

Burada çalışanlar, bu önemli sorunlarını bize özetle şöyle ilettiler:

"Sayın Sedat Sertoğlu; Bizler Dış Ticaret Müsteşarlığı'nda çalışan uzmanlarız.. Ticaret Müşaviri veya yardımcısı olarak yurtdışına yasaya göre, en az 3 yıl çalıştıktan sonra atanıyoruz.. Ancak 1991 yılında başlayan ve bazen her yıl alınan personel sonucu, kurumda çalışan personel sayısı arttı ve atamalar çok uzamaya başladı.. Öyle ki, kuruma yeni giren biri artık 6-8 yıl sonra yurtdışına çıkabiliyor.. İkinci kez göreve gidecekler için de durum farklı değil. Kadrolar dolu olduğu için, yurtdışı görevleri bitip dönenler, eğer daha önce yöneticilik yapmışsa, görev alamıyor.. Bizce, Ticaret Müşavirliği yurtdışındaki en önemli görevlerden biri.. Ama bazı ülkelerde olmadığı gibi, çoğu yerde de tek kişi ile yürütülmeye çalışılıyor.. Örneğin 168 milyon nüfusu olan Brezilya'da, Türkiye'nin bir Ticaret Müşaviri yok.. Konuyu uzatmak istemiyoruz.. Sadece dikkatinizi çekmek istedik.."

Devlette kadro şişkinliği sorunu, Türkiye'nin yıllardır kangren halinde yaşayan en önemli sorunlarından biridir.. Her Bakan koltuğuna oturduğu zaman, hemen yandaşlarını işe almaya başlar.. Bizde işe göre adam alınmaz ki.. Partili olsun çamurdan olsun yeter mantığı ile gele gele bu noktaya geldi Türkiye..

Sanıyoruz ki, "Kadro şişkinliğinden iş bulamama" derdi, diğer kurumlarımızda da yaşanıyor.. Bu yüzden de, Türkiye'nin gerçek anlamda yararlanabileceği, iyi yetişmiş pek çok isim işsiz, Merkez Valisi örneğindeki gibi evinde oturuyor..

Dış Ticaret Müsteşarlığı, Bakan Tunca Toskay'a bağlı.. O zaman, bu Müsteşarlık çalışanları adına Bakan Toskay'a soralım:

"Sayın Bakan, bu sakat gidişi düzeltmek için ne gibi girişimlerde bulundunuz? Türkiye için ekonomi hayati derecede önemli iken, niye bazı önemli ülkelerde Ticaret Müşaviri'miz yok?"

Bakan Tunca Toskay; en yakın bir örnekte göreceğiniz gibi, Ticaret Müşavirliği'nin ne kadar önemli olduğu, Arnavutluk'ta bile ticaret zeminini Yunanlılar'a kaptırdığımız zaman, bir kere daha ortaya çıktı.. Bir inceleyin, Türkiye'nin bu ülkede kaç, Yunanlılar'ın kaç tane Ticaret Müşavirliği var? Ortaya 3'e 1 gibi bizim aleyhimize bir oran çıkacak..

Sonra mesele sadece bir kişiyi yurtdışına Ticaret Müşaviri olarak göndermek değil.. Onu kadro, yetki ve harcama olarak da takviye etmek gerekiyor.. Bu işler böyle oluyor artık günümüzde.. Yani Türkiye'nin yurtdışında ne kadar çok ve de adam gibi çalışan Ticaret Müşaviri olursa, o kadar iyi sonuç alabiliriz..

Şimdi bakın, basit bir hesapla, Dış Ticaret Müsteşarlığı'nda çalışan bir uzman, böyle giderse, bürokrasideki ömrünün dörtte üçünden fazlasını, Ankara'da geçirecek.. Fevkalade acaip bir durum.. Fevkalade zararlı..

Aslında bizim Dışişleri Bakanlığı'nın uygulayacağı sistemi, bürokrasinin tümüne yaymak lazım.. Yani bürokrat, mesleğe girişinin ilk gününden itibaren çok ciddi biçimde değerlendirilmeli ve ilerki yıllarda "Ne olup ne olamayacağı" kendisine baştan söylenmeli.. Siyasi partilerin arpalığı haline gelmemiş olan tek bakanlık konumundaki Dışişleri'ndeki bu yeni yapılanmayı bütün bakanlıklar örnek almalı.. Tabii hedef, Türkiye'ye daha iyi hizmet ise..

Not: Galatasaray ile ilgili dün yazdığımız yazıya gelen yoğun destek mesajları için, tüm okurlarıma teşekkür ederim.. Bunların gerçekleşmesi için Aziz Yıldırım'ı transfer mi etsek? Galatasaray yönetimi, ayıp etmiyor musunuz?

www.superbahis.com


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır