kapat
03.09.2001
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Editör
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )

Ne tasarrufu!

Kirli işlerle mücadele edenlerin bile kirlenme riski taşıdığına en güncel ve yerel örnek Türkiye'dir ve bu hükümettir.

Yolsuzlukla mücadele son yıllarda hükümet politikası haline geldi. Ama siyaset, yolsuzluk suçlamalarına hedef olmaktan en çok şimdi çekiyor. Alkışlanması gereken bu icraat, tam tersine "pisliğe ne kadar batmışız" diye toplumun moralini, piyasaların dengesini, siyasetin istikrarını bozuyor.

Çünkü iktidar, temizlenmeyi hedefleyen iradenin kaynağı olduğunu anlatamıyor.

Anlatabilse ve koalisyon partileri, ucu kendilerine dokunan soruşturmalarda cesur davranabilse, toplumsal rüzgâr tersine dönecek, pisliğe battığımız değil, bataktan çıkmaya başladığımız morali gelecektir.

Böyle bir iklim, istifası gereken bir bakanı korumaya kalkışmanın getirisinden çok daha fazla siyasi kazanç sağlayacaktır.

Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan "Yolsuzluklarla baş edemiyorum" diyerek yargıdan yardım istedi.

Bakan "En büyük vurgun ve yolsuzluk benim bakanlığımda. Devletin yılda kaybı 1 katrilyon liradır" diyor.

Bu vurgunun yarısı, sahte ilâç ve hastane faturaları ile yapılıyor. SSK ve Bağ-Kur'dan sahte belgelerle emekli aylığı alanların sayısı da 400 bin tahmin ediliyor.

Şimdi yolsuzlukları açığa çıkarma amaçlı soruşturma ve operasyonların, işini doğru yapan memurları da korku nedeniyle bloke etmesi ve bu durumun vatandaşa daha çok eziyet olarak yansıması riski vardır.

Önce bu tehlike önlenmeli, sonra da tüm örgütün ödeme hareketlerini merkezi olarak denetleyecek olan otomasyon projesinin gerçekleşmesine hız verilmelidir.

Bu projeye, tasarruf gerekçesiyle ödenek verilmiyor. Neyin tasarrufu?.

Tasarruf israftan yapılır. Bir yılda 1 katrilyon çalınmasını önleyecek projeye izin vermemek büyük vebaldir.

Türkiye artık hırsız kovalamaktan kurtulup onlara imkân tanımayan çağdaş teknolojilere kavuşturulmalıdır.

Yol olmasın..
Çinlilerin eğlence gemisi yapmak için Rusya'dan aldığı eski uçak gemisinin Boğazlar'dan geçişine izin verildi.

Makinesi, pervanesi ve dümeni bulunmayan bu "serseri mayın"ın boyu 310 metre.. Onu çekecek römorkörlerle beraber boyu en az 500 metreye varacak.

Uzmanlar, doğayı, tarihi ve kültürel mirasımızı, can ve mal varlığımızı koruyan Montreux Anlaşması'nı Varyag denilen bu gemi bozuntusunun geçişine izin vererek kendi elimizle katledeceğimizi düşünüyor.

"Boğaz'dan boyu 300 metreyi aşan gemiler geçmeyecek" kuralını dünyaya kabul ettirdikten sonra tanıyacağımız bu istisna ilerde başımıza dert açmayacak mı?.

Petrol şirketleri, Varyak'ı emsal göstererek büyük tankerlerini geçirmek için karşımıza dikildiklerinde ne cevap vereceğiz?

Güvencemiz olan Montreux'yü delmek anlamına gelen bu izni, iş işten geçmeden gözden geçirmelidir hükümet.

En azından Amerika'nın kara sularına giren tankerlerden istediği "sınırsız garanti"yi istemeli ve almalıdır.

www.superbahis.com


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır