kapat
31.08.2001
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Editör
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.limasollu.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
GÜLAY GÖKTÜRK(ggokturk@sabah.com.tr )

Muzır yayın

Mehmet Ali Erbil sürpriz bir evlilik yaparak, bir ay önce tanıştığı 21 yaşında bir kızla evlenmiş.

Normalde, ortada beni ilgilendiren bir durum yok.

Gelin Sedef Altınbaş, çocukluktan genç kızlığa adım attığından beri, "Eli elime değen ilk erkekle evleneyim" diye dua eder dururmuş.

Bu zamanda bir üniversite öğrencisi için inanılmaz derecede tutucu bir görüş ama; hadi yine beni ilgilendiren birşey yok diyelim...

Meğer ünlü çapkınımız Mehmet Ali Erbil'in hayali de hep, eline eli değmeden aşık olduğu biriyle evlenmekmiş. Erbil yeni eşi için "Bu dünyanın insanı değil gibi. Eline erkek eli değmemiş. Bu kez bir melek buldum." demiş.

Hâlâ sakin olmaya çalışıyorum.

Sürpriz evliliği duyan, Erbil'in eski sevgilisi Nefise Karatay "Babam haklı çıktı" demiş. Meğer babası bir zamanlar, "Benim kızım saf. Mehmet Ali onunla evlenmeyecek. Onu kullanıp bırakacak" demişmiş.

Kendimi kontrol etmekte zorlanıyorum.

Bu evlilik hakkında fikri sorulan Seda Sayan "Kıza (Nefise Karatay) yazık oldu" demiş.

Bu kadar muzır yayın bir araya gelince artık daha fazla dayanamayıp ben de "tartışmaya katılmaya" karar veriyorum.

***
Basit bir evlilik haberi, cinsel ahlâka ilişkin temel konularda içimizde ne kadar ikiyüzlülük, ne kadar çifte standart, ne kadar batıl itikat varsa, hepsinin birden ortaya saçıldığı, gerçek anlamda muzır bir haber olmuş.

Bu haberlerin zehirlediği masum kız çocuklarını, yeni yetişen delikanlıları düşündükçe öfke doluyor içime.

Mehmet Ali Erbil'i şovlarından tanıyan, ona hayran olan 13 yaşında bir kız çocuğunun bu satırları okuduktan sonra; sevdiği, beğendiği o adamın ve onun gibi diğer adamların gözünde "şeytan" olmamak; "melek" olarak kalmak için; eline erkek eli değdirmemek için yıllar boyu ne işkenceler çekeceğini düşündükçe hiddetleniyorum.

Ve sonra, Nefise Karatay'ın babasının söylediği o korkunç sözün etkilerini düşünüyorum. Cinsel ilişkiyi kadınların erkekler tarafından kullanılması olarak tarif eden o söz; kaç genç kızı frijit yaptı acaba?

Kaç genç kız, Nefise Karatay'ın pişmanlığını okuduğunda, kendisi de onun gibi "kullanılıp kullanılıp bırakılmamak için" imzayı atıncaya kadar gösterip gösterip de vermemeye; yani, çıkarları için isteklerini frenlemeyi bilen hesapçı-kitapçı, içten pazarlıklı bir kadın olmaya karar verdi?

Kaç genç kız, Seda Sayan'ın "yazık oldu" sözlerinden sonra, ne yapıp edip kendine "yazık etmemeye", taşıdığı en değerli şeyi, yani bekâretini geleceği için en iyi şekilde kullanmaya ahdetti?

Ya bu satırları okuyan yeniyetme delikanlılar...

Onların ünlü çapkının sözlerinden nasıl bir hayat dersi çıkardığı belli değil mi: Kızlar ikiye ayrılır: Ellenecek kızlar; evlenilecek kızlar. Bu ikisi birbirine karıştırılmaz. Ellenmiş kızla evlenilmez. Evlenilecek kız ise ellenmez...

***
Bütün bu tutucu ve cinsellik düşmanı görüşler, okullardaki cinsellik derslerinde öğretmenler tarafından anlatılsaydı, ya da camilerde cuma hutbelerine konu olsaydı, muhtemelen gençlerin bir kulağından girer öbüründen çıkardı.

Ama, "çağdaş" hayatın, "özgür" yaşamın, "serbest" aşkın simgesi gibi olmuş isimlerin ağzından çıktığında bin kat daha etkili oluyor.

Cinsel ahlâka ilişkin en bağnaz değerler, bu tip televole ünlülerinin ağzından genç kuşaklara aktarılıyor.

Magazin haberlerinin konusu olan ünlü aşklarının en zararlı tarafı da galiba bu oluyor.

www.superbahis.com


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır