kapat
31.08.2001
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Editör
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.limasollu.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
YAVUZ DONAT

Çin yazıları

Şenzen'de 352 metre yükseklikteki bir iş merkezinin tepesinden ileriye doğru baktık...

İki yıldır ilk kez "izin" yaptık ve VİTRİN'i sekiz gün kapattık.

İzinde biraz "uzağa" gittik:

Çin'e.

Çin yavaş yavaş uyanan bir dev.

Uyandıkça da "hamle" yapıyor.

"Dev hamleler."

Şenzen'de 72 katlı... 352 metre yüksekliğindeki bir "iş merkezinin" en üst katından, aşağılara bakarken...

Bizi gezdiren yetkili dedi ki:

- Aşağıya değil, ileriye bakın.

"İleride ne var" diye sorduk.

Aslında "ne olduğunu" biliyorduk.

"İlerisi" Hong Kong'un varoşlarıydı... "Tepelerin ardı" Hong Kong'tu.

Çinli yetkili dedi ki:

- İlerisi ufuktur... Gelecektir... Aydınlıktır... Refahtır... Barıştır... İleri bakın... Hep ileri... Bunu bize Cumhurbaşkanı Jiang Zemin öğretti.

"Nasıl öğretti" dedik.

Çinli'nin yanıtı:

- Eskiden zengin olmak... İş kurmak... İyi yaşamak suç gibiydi... Ayıp gibiydi... Jiang Zemin dedi ki... Hayır, ayıp değil... İleriye bakın... Daha çok çalışın... Kazanın... Siz de zengin olun... Barış içinde yaşayın.

"Çin yazılarına" devam edeceğiz.

İŞTE ŞENZEN MUCİZESİ
Geçen yıl, ekim ayında Şenzen'in "20. kuruluş yıldönümü" kutlandı.

Şenzen, 20 yıl önce bir "balıkçı kasabası" idi.

Şimdi ise...

"Miami ile... Singapur ile" yarışıyor.

Yabancılar "mülk satın alıyor."

Nüfus "beş milyonu" geçmiş bile.

"Belediyede" sorduk:

- 20 yılda nasıl becerdiniz?

"Protokol müdürü" Sun Haiwei dedi ki:

- Geçen yıl İstanbul Valisi Erol Çakır gelmişti... O da bunu sordu... Yabancı sermayeyi teşvik ettik... Yatırımcıya saygı gösterdik... Burası serbest bölge... İş yapmak isteyene bütün kolaylıkları sağladık... Sonuç ortada.

Sonuç "on üzerinden, on."

Hong Kong'a bir saat mesafedeki Şenzen'de, yüzü beş yıldızlı olmak üzere "dört yüz otel" var.

Yıllık ticaret hacmi bakımından, Çin kentleri içinde "ilk sırada."

"40 katın üzerindeki" bina sayısı 200'ü geçmiş.

ÇİRKİN KISMETİ
Bay Sun Haiwei "bir Çin hikâyesi" anlattı. 20 yıl önce Şenzen'in bir köyünde "on kız, arkadaşmış."

Beşi "güzel."

Beşi "çirkin."

Güzel kızlar "Hong Kong'lu şoförlerle... İşçilerle" evlenmiş.

Çirkinlerin "talibi" çıkmamış.

Köyde kalmışlar.

Aradan on yıl geçmiş.

"On kız arkadaş" buluşmuşlar.

Güzel kızlar hâlâ "şoför veya işçi eşi... Küçük evde oturuyor... Zor geçiniyorlar."

Çirkin kızlar ise...

Arsalarını yüksek fiyatla sattıkları için "varlıklı... Otel, ev, işyeri sahibi."

Sun Haiwei "hikâyeyi" şöyle bağladı:

- Şimdi güzel kızlar burada kalıyor... Çirkinler ise Hong Kong'a çalışmaya gidiyor.

ÖZÜRLÜYE SAYGI
Şenzen'de ev fiyatları, Hong Kong'dakilerin "onda biri."

O yüzden 200 bin Hong Kong'lu "burada" ev almış.

On yılda "600 bin yabancının ev satın alacağı" hesaplanıyor.

Kentin her yanı "yemyeşil... Tertemiz."

Bazı büyük "gezi ve eğlence merkezleri" kurulmuş.

"Giriş" parayla. Ama "60 yaş üstündekilere" ücretsiz.

Zaten "yaşlıya... Özürlüye" her yer ya bedava ya da "çok ucuz."

KARDEŞ ŞEHİR
Şenzen, dünyadaki on kent ile "kardeş şehir."

Bunların içinde Viyana da var, Houston da.

Dedik ki:

- Neden bir Türk şehri yok?

Sun Haiwei, bizim için verdiği akşam yemeğine "bir öneri ile" geldi:

- Haklısınız... Bir Türk şehri ile "kardeş" olmalıyız... Lütfen bu konuda bize yardımcı olur musunuz?

"İlgilenen belediyelere" duyururuz.

Çin'de bir Sürmeneli

Adı, Yıldıray Sager. "Aslen" Trabzon-Sürmeneli.

Sürmene'nin "Yılmazlar" köyünden.

Eski bakanlardan Adnan Kahveci'nin akrabası.

Bir başka akrabası da "Merkez Valisi Recep Yazıcıoğlu."

Yıldıray daha doğmadan önce, ailesi "Almanya'ya işçi olarak gitmiş."

Yıldıray "Stuttgart'ta doğmuş."

Almanya'da okumuş.

Sonra Türkiye'ye gelmiş.

"Medya Holding"de çalışmış.

"Sistem Analiz ve Geliştirme Sorumlusu" olarak.

Ardından da "ver elini Çin."

Güneyde, "yeni bir Hong Kong" olma yolundaki Şenzen'de çalışıyor.

Bir Türk firmasında.

Firmanın adı:

United Asian Holding Ltd.

Yıldıray, firmanın "Genel Müdür Yardımcısı."

"Bugünlerde" Türkiye'ye gelecek...

Evlenecek.

Çin'e geri dönecek.

"Tek sorunu" var:

- Hamsiyi, karalahanayı ve mısır ekmeğini çok özlüyorum.

AYVALIK ÖZLEMİ
Holdingin genel müdürü de Türk:

"Ayvalıklı" Yusuf Demirel.

"Altı yıldır" Çin'de.

Daha önce, Kent Gıda'nın "Asya-Pasifik Sorumlusu" olarak çalışmış.

Çincesi mükemmel.

"Çevresi" geniş.

Eşi de bir Çinli hanım.

Onun "özlemine" gelince:

- Ayvalık zeytinyağı gibisi yok... Ne zaman Türkiye'ye gitsem, Ayvalık zeytinyağı getiriyorum... Ama... Çabuk bitiyor.

QUMBET
Yusuf Demirel ile Yıldıray Sager'e sorduk:

- Sizin firma Çin'de ne iş yapıyor?

- Şehir mobilyaları... Telefon kabinleri... Gazete büfeleri.

- İşler nasıl?

- Şanghay Belediyesi ihale açtı... Fransızlar dahil, pek çok ülkenin firması katıldı... Biz kazandık... İki yılda, üç bin gazete büfesi yapacağız.

Firmanın üretiminin markası "QUMBET."

Çin'den "Malezya'ya... Avustralya'ya... Singapur'a... Tayland'a açılıyorlar."

Şenzen'de ürettikleri "Qumbet'leri... Gazete büfelerini" Türkiye'ye bile satmışlar.

Yusuf Bey dedi ki:

- Bulgaristan'dan da talep var.

GAZETE DAĞITIMI
Çin'de gazete dağıtımı "devlet tekelinde."

Gazeteler ya "eve servis" şeklinde satılıyor.

Ya da sayısı çok sınırlı olan büfelerde.

Açıkçası...

Çin'de "gazete dağıtımı düzensiz... Başarısız."

"Dışa açılan... Özelleşmeyi gündeme getiren" Çin yönetimi "bizimkilere" demiş ki:

- Siz bu işi üstlenebilir misiniz?

Bizimkilerin yanıtı:

- Elbette... En iyisini yaparız.

REKLAM PASTASI
- Yusuf Bey, gerçekten yapabilecek misinizf?

- Tabii... Bugüne kadar çok şey yaptık... Şanghay'da, gazete büfeleri üzerindeki ışıklı reklam haklarını biz aldık... Çin'in, ikinci büyük reklam firmasına ortak olduk... Çin'de yıllık reklam pastası üç milyar dolar... Bu pastadan pay alıyoruz.

Yıldıray Sager de "Çin'de gazete dağıtımı" projesinin "özünü" anlattı.

- Türkiye'deki gazete dağıtım sistemini buraya getireceğiz.

DAMGA
Türk insanı "girişken... Yaratıcı."

Dünyanın her yerine "damgasını" vuruyor.

Ve en güzeli...

"Türkiye'den kopmuyorlar."

Kimi "hamsi" diyor, kimi "Boğaz", kimi de "rakı."

www.superbahis.com


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır