Yarım saat süren davanın son 10 dakikası resmen Kasap'ın tiradına döndü. Kosova'da işlediği suçlarla ilgili iddianame hazırlayan İsviçreli savcı Carla Del Ponte, esas yargılamanın Bosna Savaşı'nda işlenen suçları da kapsayacağını açıkladı. Savcıyı sert bakışlarla süzen, tek eli cebinde konuşan Miloseviç, İngiliz Başyargıç Richard May'e de soru sormaya kalktı. Yargıç, Miloseviç'in sözünü iki kez kesti. Son olarak mikrofonunu kapadı. 80 gazetecinin izlediği davada şu konuşmalar geçti:
* Başyargıç: Savcıyı duydunuz.
* Miloseviç: Bu gayrimeşru bir mahkemedir, açtığı davalar da sahte.
* B: Bunu zaten söylemiştiniz.
* M: 40 dakikalık konuşma hazırladım. Konuşayım mı yoksa yine mikrofonu kapatacak mısınız? Böyle olacaksa yardımcılarım metni basına versin.
* B: Burası siyaset yeri değil. Basına verirsiniz.
* M: Kosova'nın üzerinden 2.5 yıl geçti. İddianame hâlâ hazır değil. Tanımadığım bir mahkemede kendimi savunmam. Bir soru sormak istiyorum...
* B: Soru soramazsanız.
* M: Niye ailem beni tutukevinde ziyaret edemiyor? Diğer tutukluların aileleri geliyor. Görüşmelerim kaydediliyor. 2.5 yaşındaki torunumla görüşürken kameralar niye çalışıyor?
* B: Dur! Bakın. Hâlâ kendinize bir avukat tutmadınız. Kanunlar var. Avukatınız olursa, onunla görüşebilirsiniz.
* M: Bana ayrımcılık yapılıyor. Tutukevinde telefon hakkım var. Ancak basınla görüşemiyorum. Kimse gerçeklerden korkmasın.
* B: Bir saniye. Hiçbir savaş suçlusu basınla görüşemez.
* M: Uygar insanlar gibi anlaşmalıyız. Öyle mikrofonu keserek değil... Böylece birbirimizi daha iyi anlarız. Siz bir şeylere alet oldunuz.
* B: (Mikrofonu kapatarak) Bu siyasi söylemlerinizi dinlemeyeceğiz. Bunun durdurulması gerekir... (Kulaklığını çıkarttı) Duruşma 29 Ekim'e ertelenmiştir... Mahkeme son ön duruşmanın tarihini de 9 Ocak 2002 olarak belirledi.f
Miloseviç, 28 Haziran'dan bu yana Hollanda'daki Scheveningen özel savaş suçluları tutukevinde kalıyor. İngiliz Times gazetesine konuşan tutukevi gardiyanı Tim McFadden'e göre, Miloseviç gününü diğer mahkumlarla beraber geçiriyor. Onlarla genelde 51 adlı kağıt oyunu oynayan Miloseviç, mahkumlarla gardiyanlar arasında tercümanlık da yapıyor.
Her gün 200 adet nefret ve destek mektubu alan Kasap, BBC Televizyonu'nu izliyor. İngilizce ve Sırpça kitaplar sipariş eden Kasap, her gün de 1 saat egzersiz yapıyor. İşte gardiyanın gözünden hapisteki Miloseviç:
Fox TV'nin muhabiriyle telefonda görüşmek istedi. Kanunları hatırlattık. "Pardon. Bir daha olmaz" dedi. O, çok uyumlu biri. Miloseviç, her akşam 20.30'dan sonra hücresinin tuvalet, banyo, kahve makinesinin olduğu bölümü kullanabiliyor. Uyumu sayesinde tutukevi de bazı özverilerde bulunuyor. Miloseviç, geceleri lambanın kapatılmasını istedi. Biz de lambayı kapatıp, hücreyi kızılötesi kameralarla incelemeye başladık.