  
Bu ne rezalet Bakan Bey?
Bağış yapanın çocuğuna tek kişilik, yapamayanın çocuğuna 3 kişilik sıra!
Milli Eğitim Bakanı'na soruyorum: Bu ayrım vicdanınıza sığıyor mu?
Kayıt sırasında "Bağış adı altında haraç" istemede ölçü o denli kaçırıldı ki; öğrenciler, velilerinin verdikleri bağışın miktarına göre sınıflara ayrılmaya başlandı... Kısacası; dar gelirlilerin çocukları ile zengin ailelerin çocukları için ayrı ayrı sınıflar oluşturuldu...
Örnek mi?
İzmir Karşıyaka'daki Selçuk Yaşar İlköğretim Okulu...
Bu okulda bağışın dışında, öğrencilerin oturacağı sıralar satılıyor Bakan Bey! Devletin okulunda 50 milyon lira veren velinin çocuğu tek kişilik sıraların bulunduğu 25 kişilik sınıflara alınıyor, veremeyenlerin çocukları ise ortalama 50-60 öğrencinin ders göreceği 3 kişilik sıraların bulunduğu sınıflara!
Sayın Bostancıoğlu; Türkiye Cumhuriyeti'nin Milli Eğitim Bakanı olarak bu ayrıma yüreğiniz elveriyor mu? Kişilikleri henüz oluşma çağındaki çocukların beyinlerine daha bugünden "Sen fakir bir ailenin çocuğusun, senin yerin burası" fikrinin kazınmasını vicdanınız kabulleniyor mu?
Eğer İzmir'in Karşıyaka ilçesindeki bir okulda başlayan bu ayrımı hemen durdurmazsanız bilin ki; kanser hücresi gibi bütün ülkeyi saracak... Ve önümüzdeki yıllarda "Zengin" ile "Fakir" ailelerin çocukları ayrı ayrı sınıflarda okuyacak!
***
SON SÖZ: Eğer Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu bu rezalete kayıtsız kalırsa, konuya Başbakan Ecevit'in veya Cumhurbaşkanı Sezer'in bizzat el koyması gerekiyor... Çünkü bana göre bu ayrım topluma nifak sokmanın, sınıfları birbiri ile düşman yapmanın en belirgin örneğini sergiliyor...
BAĞKUR'un prim hesabı yasadışı
Dava edin!
Kanun hükmünde kararname iptal edildiği halde prim borcu son basamaktan geriye doğru hesap edilip, inanılmaz rakamlar çıkarılıyor
PRİM borçlarını tahsil ederken 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 19'uncu maddesi gereği üyelerinin borçlarını son basamaktan hesap ederek inanılmaz rakamlar çıkaran BAĞKUR ne yazık ki yaklaşık 20 gündür yasadışı davranıyor...
Neden mi?
619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi... İptal kararı 8 Ağustos 2001'de yürürlüğe girdi... Ama buna rağmen BAĞKUR, geriye dönük borç hesaplamalarını son basamak üzerinden yapmaya devam etti, ediyor.. Ve sonuçta geçen yıl 1 milyar borcu olan üyesine bu yıl "8 milyar ödeyeceksin" dedi, diyor..
Şimdi yapılması gereken ya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan'ın bu kanunsuzluğu durdurması, ya da mağdur olan BAĞKUR üyelerinin hemen iş mahkemelerine başvurup dava açması...
ATO BAŞKANI AYGÜN'DEN SAMİMİ MEKTUP: Kampanyayla dolar düşmez
DÜN "Bir ulusun parasına kampanya ile itibar kazandırılmaz" diye yazdık ya; bu kampanyayı başlatan Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün'den iki sayfalık bir mektup aldık...
Başkan Aygün, emirle, kampanyayla, duayla, hutbeyle dolar kurunun düşmeyeceğini kabul ettiği, "Biz psikolojik bir çıkış yolu arıyoruz... Biz doları düşürmeyi değil, kafalardaki düşünceyi değiştirmeyi hedefliyoruz" dediği mektubunda şu görüşlerini belirtiyor:
"Biz üzerimize düşeni yapıyoruz... Sayın Başbakan'la konuşmamızda kamu kesiminin de dolar tutkusundan vazgeçmesi gerektiğini söyledik... Dolarla hammadde satan Petkim'i, Erdemir'i, dolarla eğitim veren okulları, dövize endeksli Hazine ihalesini örnek gösterdik... Ama düzeltirler mi, düzeltmezler mi bilmiyorum..."
Ben 36 yıllık gazetecilik deneyimimle hiçbir şeyin değişmeyeceğini biliyorum Sayın Başkan! Keşke yanılsam...
Hodri meydan!
Ankara Ticaret Odası'nın başlattığı kampanyanın sonuç vermesi isteniyorsa; tüm Bakanlar Kurulu üyeleri, ekonomi bürokrasisi, ticaret ve sanayi odalarının başkanları ile yönetim kurulu üyeleri; birikimlerini Türk Lirası'nda tuttuklarını, Bankalar Birliği'nden alacakları belge ile kamuoyuna açıklayıp ispat etmeli... En azından kendilerini buna mecbur hissetmeli...
|