kapat
29.08.2001
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Editör
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.limasollu.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 

RÜZGåRA ALFABE / REFİK DURBAŞ


Bir, "sigara bırakma" yöntemi?


Düşmanları söylerdi de inanmak istemezdim. Amerika Birleşik Devletleri'nde "sigara" içmek, hayatın semizotunu "giyotin"in keskin bıçağıyla doğramakla eş anlamlıymış meğerse... New York'ta yaşadım da gördüm.

Brooklyn'de yürüyorum. Hal ve tavırlarından "büro" elemanı oldukları belli, dev gökdelenlerin kapı önlerinde kadınlı-erkekli gruplar...

Kiminin avucunda "Krem Pertev" kutusu misali kül tablaları... Kimi sigarasının dumanını New York'un nemine bırakırken, kimi külünü gökyüzünün bağrına savurmakta...

Canım, insan sabahleyin mantar ve beyaz peynirli omletin üzerine içtiği çaya arkadaş niyetine bir "sigara" tüttürmek istemez mi?

Ne mümkün?

"New York" patentli bir "cafe"de mümkün değil ama, "249 Park Avenue"de "L'Express" nam Fransız menşeli bir sığınak bulabilirseniz neden olmasın?

Tek başıma dil yöntem bilmeden bir sabah, gemi güvertesine benzeyen "Manhattan" sokaklarını arşınlamaya çıktım. Ayaklarıma kara suların bastığı öğle sonrası, "Bryant Park"ta mola verdim. Dehşetli de acıkmışım.

Baktım, parkın köşe taşında aynı adı taşıyan bir "cafe"...

Gökyüzü, gökdelenlerin gölgesinden kurtarabildiği maviliğini "cafe"nin masaları üzerine sermiş... Üzerinize afiyet, bir soğuk domates çorbası, bir makarna, bir de "Corona" tabir edilen "limonlu bira" söyledim.

Çorba ile makarna neyse de, iş biraya gelince, zaten bir otuz yıl var ki tadı damağımda lezzet bulmamış, elim hemen sigara paketine gitti.

Masada "lenger" misali tabaklar var da, "Krem Pertev" misali bir kül tablası yok maalesef...

Göz ucuyla yanımdaki yöremdeki masaları süzüyorum. Yemeğini yiyen, "cafe"nin kapı önüne çıkarak sigarasını orada tüttürmekte... Demek, kimi yerlerde açık havada dahi sigara içmenin mümkünü yok. En zoruma giden de ertesi akşam Soho'da bir Japon lokantasında, yemeğin en lezzetli anında sigara içmek için kapı önünde nöbete çıkmak oldu.

Oysa Amerika, dünya uygarlığına domates ve patates ve de tütünü armağan eden bir ülke değil miydi? Peki, şimdi bu sigara yasağı da ne oluyordu?

Bütün bunlara rağmen, Türkiye'ye dönerken JFK Havaalanı'nda "Philip Morris"in sigara içenlere bir vaha niyetine açtığı salonun güzelliğini anlatmanın mümkünü yok...

Bedene yapışan nemli sıcağın karda eriyen pekmez misali eridiği klimalı bir salon... Plastik bardakta da olsa ücretsiz kahve ve soğuk meşrubat servisi... "İstikbal" yatakları konforunda maroken koltuklar... Ve istediğin kadar sigara içme özgürlüğü...

Bütün bunların karşılığı ise el kadar bir kâğıt parçasına bu "salon" hakkındaki dilek ya da şikâyetlerin aktarılması...

Dileğimi, İngilizce "good" diye belirttikten sonra Türkçe olarak ekledim:

"Bir ay içinde sigarayı kesinlikle bırakıyorum."

ŞAİRİN GÜNLÜĞÜ

"Mevsim yaprak dökümü, hep ağaçlar üşüyor,

Yaprak sanma, her daldan soluk bir ah düşüyor."

HÜSEYİN SİRET ÖZSEVER

www.superbahis.com

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır