kapat
29.08.2001
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Editör
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.limasollu.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 

EMRE AKÖZ

İnanç mozaiği


Üzeyir Garih'in öldürülmesi, hemen herkesin onun hakkında bildiklerini ortaya dökmesine yol açtı... Sonunda Musevi işadamının İslamla ve İslami çevrelerle son derece ilginç ilişkileri olduğunu gösterdi.

"İlişki" derken Garih'in sosyal ve siyasal (örneğin Refah Partisi'nin denenmesi için bir fırsat verilmesi gerektiğini askerlere söylemesi ya da Fethullah Gülen ile mektuplaşması) bağlantılarını kastetmiyorum. Onlar zaten az çok yazılıp çizilmişti.

Cinayet olayın 'sıcak' tarafı... Saygın bir işadamı öldürülmüşse tabii ki tüm ilgi o tarafa yönelecek. Ancak işin bir de 'soğuk' yanı var: Nasıl olur da Musevi bir işadamının cebinden Müslüman duası çıkabilir? Nasıl olur da bir Musevi, Nakşi Şeyhi'nin kabrini ziyaret eder? Olay soğumaya başladığında, acılar biraz olsun küllendiğinde işte tam da bunları tartışmalıyız.

Tartışmalıyız çünkü başka türlü 'kendimizi' tanıyamayız... Kendimizi; yani Türkiye toplumunu...

Eğer tartışmazsak, rakı ile oruç bozan bir adamın inanç dünyasına giremeyiz... Eğer tartışmazsak, Katolik kilisesinde mum dikerek adakta bulunan Müslüman kadınları anlayamayız...

Eğer tartışmazsak, bir işe 'Bismillah' diyerek koyulan ateistin ruhunu kavrayamayız...

'Üzeyir Garih Olayı' bize, bir kez daha, sadece 'etnik' açıdan değil 'inanç' açısından da toplumumuzun bir "mozaik" olduğunu gösterdi.

"Tek millet" ya da "Tek inanç" propagandası yapanların hayal gördüklerini, gerçeği çarpıttıklarını ve asıl emellerinin kendi iktidarlarını pekiştirmek olduğunu ortaya koydu.

Ah keşke bu gerçekleri öğrenmek ve kabullenmek bu kadar pahalıya patmasaydı...

www.superbahis.com

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır