kapat
27.08.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.limasollu.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
YAVUZ SEMERCİ

'Başımız sağolsun'

Birinci Boğaz Köprüsü karşısındaki küçük tepenin üzerine kurulu, muhteşem Boğaz manzaralı 4 katlı holding binasında alışılmadık bir telaş yaşanıyor.

Misafirler çok değil, bir gün önce Üzeyir Garih'in kendi kullandığı Mercedes ile çıkıp gittiği ve bir daha geri dönmeyeceği yokuştan otomobilleriyle çıkıyor. İshak Alaton ve Üzeyir Garih'in odalarının bulunduğu ikinci kat insan kaynıyor. Giren çıkan herkes birbirine önce "başımız sağolsun" diyor. Garih'in oğlu İzzet Garih'e bile böyle deniliyor. Çünkü ölen kişi, gelen herkesin çok yakını...

RANDEVUSUZ GİRİLMİYOR
Garİh'in ne kadar sevildiğini bir saati aşkın süredir, oturduğum yerden izliyorum. Binaya randevusuz kimse alınmıyor. Yönetici sekreterler bir yandan insanları Üzeyir Garih'in odasında açılan taziye defterine yönlendiriyor, bir yanda da Alaton'a telefonla ulaşmak isteyenlerin trafiğini yönetiyor. Üç sekreter de makyajsız ve ağlamaktan gözleri şişmiş. Taziye defterine duygularını aktaran onlarca konuğun bazısı Garih'in odasını, İshak Alaton'un odasına bağlayan bölmeden Alaton'un yanına alınıyor. Kimin Alaton'la görüşeceğini ise sekreterler, Alaton'un sağlık durumuna ve yoğunluğa göre kendilerince düzenliyor.

ALATON YIKILMIŞ OLMALI
Çok değil, bundan bir ay önce Üzeyir Garih ve İshak Alaton ile birlikte, keyifli bir sohbet yaptığımız oda şimdi gözyaşlarına ve hüzne tanıklık ediyor. 50 yıllık dostu ve can yoldaşı Garih'in öldürülüşündeki sis perdesinin aralanamamış olması, Alaton'u yıkmış olmalı.

Sabah erken saatlerde binaya gelen Alaton gün boyu bir yandan dostlarının taziye dileklerini kabul ederken, bir yandan da cinayeti soruşturan polislere bilgi veriyor. Alaton'un can yoldaşını kaybetmenin sarsıntısına maruz kalmış bedeni öğleden sonra yavaş yavaş yorgunluk belirtileri gösteriyor. Bunun üzerine başta oğlu Vedat Alaton olmak üzere yakın akrabalar odadan çekiliyorlar. Binada doktoru yoktu ancak aldığımız bilgiye göre Alaton'un sağlık durumu devamlı izleniyor ve hafif sakinleştirici ilaçlar veriliyordu.

İki günlük sakalıyla bitkin görünen İzzet Garih, ablasının kötü olduğunu ve yanına gitmesi gerektiğini belirtip bana zaman ayıramadığı için özür dilerken, Vedat Alaton cinayetle ilgili soruşturmanın çok yönlü soruşturulduğunu söylüyordu. Musevi cemaatine mensup pekçok Türk vatandaşı ile İngilizce konuşan yabancı konuklar da ziyaretçiler arasındaydı.

TİNERCİ İŞİ FOS ÇIKTI
Pekİ ölü evinde cinayetle ilgili neler konuşuldu? Binayı terk etmek üzere olan bir konuk, belli ki eşi olan bayana "Artık kesinleşti. Bu cinayet örgüt işi. Tinerci işi fos çıktı" diyordu. Emniyet mensupları da bu yönde bilgi vermişler. Bir başkası ise cinayette en az iki bıçak kullanıldığını, bunların da saldırı bıçağı olduğunu anlatıyordu.

Bir grup ise kendi aralarında "rehber" bir insanı kaybetmenin kritiğini yapıyordu. 72 yaşındaki Garih'in neden siyasetçi olamayacağı ise şu çarpıcı sözlerle dile getiriliyordu: "Hep doğruları konuşsa olmaz, yalan söylese hiç olmaz. Yapamazdı, siyaset ona göre değildi."

Görünen o ki, cinayetin profesyonelce işlendiğine ilişkin tez, bina sahiplerini de ziyaretçileri de 'olayın çözülmesi zaman alabilir' kaygısına itiyordu. Olayı soruşturan polislerin en ufak bir ayrıntıyı bile değerlendirmek için tüm akrabaların ifadesini titizlikle alacağı anlaşılıyordu.

SEVENLERİ AKIN ETTİ
Sakıp Sabancı, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Feyyaz Berker, Şükrü Elekdağ, Tezcan Yaramancı gibi isimler taziye için Alarko Holding'i seçerken, Semra Özal, Gülben Ergen, modacı Canan Yaka ise Garih'in Beşiktaş'taki evine akın etti.

www.superbahis.com


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır