kapat
27.08.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.limasollu.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 

Katil Eminönü'ndeydi


İşadamı Üzeyir Garih'in öldürülmesi olayındaki ipuçları, planlı cinayet ihtimalini kuvvetlendiriyor. Garih'in çalınan cep telefonu olay günü 17.00 sularında Eminönü'nde susunca polis katilin izini kaybetti
Eyüp Mezarlığı'nda korkunç bir cinayete kurban giden Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Üzeyir Garih'in cinayeti ile ilgili soruşturma sürdürülüyor. Cinayetin işlendiği Eyüp Mezarlığı'nda dün sabahın erken saatlerinden itibaren geniş güvenlik önlemleri alındı. Polis, cinayette kullanılan bıçak ve diğer suç aletlerinin aranması için çalışmalarını erken saatlerde başlattı.

İstanbul Valisi Erol Çakır ile Emniyet Müdür Vekili Hasan Özdemir, işadamı Üzeyir Garih'in dün öldürüldüğü Eyüp Mezarlığı'nda incelemelerde bulundu. Mezarlığa Eyüp Sultan Camii yönünden giren Vali Çakır ile Emniyet Müdür Vekili Özdemir, bir süre Garih'in öldürüldüğü Mareşal Fevzi Çakmak'ın kabri yakınında inceleme yaptılar.

İnceleme sonrası Eyüp İlçe Emniyet Müdürlüğü, Asayiş Şube Müdürlüğü, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü ile motorize ekiplerden oluşan yaklaşık 200 polis, cinayette kullanılan bıçak ve diğer suç unsurlarını bulabilmek için, Eyüp Mezarlığı'nın içinde ve çevresinde detaylı bir arama çalışması başlattı. Mezarlığın üst bölümünde saat 10.15'te başlayan çalışmalar saat 12.00'de tamamlandı.

'SANIK DEĞİL TANIK'
Cinayetle ilgili soruşturmayı yürüten Eyüp Cumhuriyet Savcısı Hasan Yılmaz, olayı geniş çaplı olarak araştırdıklarını belirterek, "Emniyet tarafından gözaltına alınan Deli Fuat lakaplı 13 yaşındaki çocuk Fuat N., otopark çalışanları ve kokoreççiyi şu an için sadece olayı aydınlatacak tanık olarak görüyorum. Çünkü olayı açıklığa kavuşturacak kesin bir kanıt yok" dedi.

Savcı Yılmaz, "Bizim için önemli olan, olayı çözecek olan bir ipucu, polise ilk ihbarı yapanın kim olduğudur. Şu ana kadar olayla ilgili gözaltına alınan herkesi bir tanık olarak görüyorum Olay ancak detaylı bilginin elde edilmesi ve olayı gören tanıkların iyice dinlenmesi, Polis Kriminal Laboratuvarı'ndan gelecek parmak izi ve kan örneklerinin bölgeden alınan zanlıların kan ve parmak izlerinin karşılaştırılması ile ortaya çıkacaktır. Olayı kesinlikle gasp amaçlı olarak görmüyorum. Eğer gasp amaçlı olsaydı Üzeyir Garih'in üzerinden çıkan 13 dolar, 8.5 milyon lira, altın zinciri, saati ve diğer eşyaları alınmış olurdu. Ortada kayıp olan tek şey, Üzeyir Garih'in cep telefonu. Bu da olayı çözecek ipuçlarından biridir" diye konuştu.

'EMİNÖNÜ' SİNYALİ VERDİ
İşadamına ait telefonun cinayetten sonra ortadan kaybolduğunu belirleyen polisin, hemen takibe geçtiği ancak sonuç alamadığı bildirildi. Cinayet mahallinde ve otomobilde bulunamaması üzerine Üzeyir Garih'in cep telefonunun bağlı olduğu GSM şebekesiyle temas kuruldu. Cep telefonunun yer bildirme sinyali incelendi. Ve cinayetten yaklaşık 2.5 saat sonra saat 16.00 sıralarında Garih'in cep telefonu "Eminönü" sinyali verdi. Polis operasyonu bu bölgeye yönlendirdi. Sinyal devam etseydi katili yakalamak işten bile değildi. Ancak sinyal alındıktan yaklaşık bir saat sonra saat 17.00 sularında telefon kapandı.

Savcı Hasan Yılmaz, işadamı Garih'in, dönerci bıçağıyla öldürüldüğünü düşünmediğini belirterek "Çünkü dönerci bıçağı bir kişiye saplandığında normalde 5 santimetre aşağıya gidemez. Saplanıp kalır, bu da cinayetin sağlam bir bıçakla işlendiğini gösteriyor. Mezarlığın her yerinde bu bıçak aranmalı. Cinayeti işleyen kimse bu kanlı bıçakla bir yere kaçamaz" dedi. Cinayetle ilgili olarak gözaltına alınan "Deli Fuat" lakaplı 13 yaşındaki Fuat N. ile birlikte gözaltına alınan 7 kişinin İstanbul Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amirliği'ndeki sorgusu dün de devam etti.

KANLI ÇUVAL HEYECANI
Garih'in üstünden bir Rolex saat, altın boyun zinciri, bir güneş gözlüğü, bir numaralı gözlük, siyah bir cüzdan ve cüzdanın içinde sürücü belgesi, kredi kartları, 13 dolar, 8.5 milyon lira, bir mendil arasında 7-8 tane altından nazarlık, Cevşen-i Kebir denilen dua, altın anahtarlığa benzer bir kutu içinde Tevrat olduğu tahmin edilen kitapçık çıktı.

Öte yandan Garih'in öldürüldüğü mezarın hemen yakınında dün boş bir çuval bulundu. Üzerinde kan izleri bulunan çuvalın üzerinde Arapça Allah yazdığı iddia edildi. Bulunan boş çuval da Polis Kriminal Laboratuvarı'na gönderildi.

SONUÇLAR 1 HAFTA SONRA
Bu arada dün mezarlıkta parmak izleri alındı. Olayın ardından ele geçirilen kokoreççi bıçağının da Polis Kriminal Laboratuvarı'na gönderileceği, buradaki işlemlerinin sonuçlarının bir hafta sonra alınacağı bildirildi. Özellikle döner bıçağı ile yara izlerinin karşılaştırılarak cinayette bu bıçağın kullanılıp kullanılmadığı anlaşılacak.

Bu trafik içinde dün bir de sürpriz ziyaret gerçekleşti. THY'nin tarifeli seferiyle dün saat 14:10'da Tel-Aviv'den İstanbul'a gelen İsrail Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Arık Arazi'yi Atatürk Havalimanı VIP salonunda İsrail'in İstanbul Başkonsolosluğu yetkilileri karşıladı. Arazi'nin Türkiye'ye resmi bir ziyaret için geldiği belirtildi.

Üç koldan soruşturma
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Asayiş, Organize Suçlar ve Terörle Mücadele Şubesi olayı üç koldan soruşturuyor. Polis radikal islamcı gruplar ve örgütlerin üzerinde duruyor

Üzeyir Garih'in öldürülmesiyle ilgili olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturma üç koldan yürütülüyor. Olayın tinerciler veya o anda orada bulunan kimliği belirsiz bir katil tarafından işlenmiş adi bir cinayet olması ihtimalini Asayiş Şubesi Cinayet Bürosu soruşturuyor. İşadamı Garih'e yapılan saldırının bir haraç çetesi veya başka bir organize suç örgütü tarafından gerçekleştirilmiş olma ihtimaline yönelik ipuçları ise Organize Suçlar Silah ve Kaçakçılık Şubesi ekiplerince soruşturuluyor.

Cinayetle ilgili olarak İstanbul Terörle Mücadele Şubesi de geniş çaplı araştırma sürdürüyor. Garih'in, özellikle radikal islamcı grup ve örgütler tarafından hedef alınabileceği ihtimali üzerinde duran polis, bu yöndeki çalışmalarını da sürdürüyor.

RADİKAL İSLAMCILAR MI?
* Erol Evgin'in sunduğu "Bir Sevda Masalı" isimli TV programına eşi Lili Garih ile katılan Garih'in, Eyüp Sultan'a yaptığı bu ziyaretleri dile getirmesinin, İBDA-C ve Hizbullah gibi radikal islamcı terör örgütlerinin tepkisini çekmiş olabileceği belirtiliyor.

Cinayetin işleniş şeklinden yola çıkan polis, özellikle yasadışı İBDA-C örgütünden şüphelenildiğini kaydetti. Aynı gün Esenler'de Hizbullah itirafçısının oğluyla birlikte arabada infaz edilmiş olması da polisin olayla ilgili olarak bu örgüte yönelik soruşturmasını derinleştirmesine neden oldu.

YERYÜZÜ GRUBU MU?
* Fethullah Hoca cemaatine yakınlığı nedeniyle bu cemaatin okullarına maddi yardımda bulunduğu öne sürülen Musevi asıllı işadamı Garih'in, bu çerçevede Yeryüzü Grubu olarak bilinen radikal islamcı bir grup tarafından takibe alındığı da ortaya çıktı. Yeryüzü Grubu'nun Burhan isimli liderinin yaklaşık 5 ay önce gözaltına alındığı bildirilirken; bu grubun takip ettiği kişiler arasında Üzeyir Garih'in de bulunduğu bildirildi.

İRAN BAĞLANTISI MI?
* Polis, cinayette İran bağlantısının da olabileceğini belirtti. Aynı zamanda "Dinlerin Kardeşliği" felsefesine inandığını söyleyen Garih'in, bu düşünceye tamamen karşı olan İran adına taşeron olarak İBDA-C örgütü tarafından öldürülmüş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

KUDÜS SAVAŞÇILARI MI?
* Garih'in "gizli Müslüman" olduğu iddialarının da değerlendirildiğini belirten Terörle Mücadele Şube yetkilileri, Müslüman grup ve tarikatlara olan desteği nedeniyle bir başka ülkenin gizli servisince öldürülmüş olabileceği olasılığının da araştırıldığını kaydetti. "Cinayeti Hizbullah'a bağlı 'Kudüs Savaşçıları' işlemiş olabilir" diyen bir yetkili, çalışmaların bu yönde yoğunlaştığına dikkat çekti.

PROFESYONEL İŞİ
* Eyüp Sultan civarında yaşayan bir şeyhi evinde ziyaret ederek gizlice Müslüman olduğu ve bu gerçeği kimseye açıklamadığı iddia edilen işadamı işadamı Üzeyir Garih'in profesyonelce işlenen bir cinayete kurban gittiğine dikkat çekildi. Bıçağın çok profesyonelce kullanıldığının belirlendiğini kaydeden polis, Garih'in, şah damarına yakın bir yerden bıçaklanmasının da cinayetin profesyonel işi olduğunu gösterdiğini belirtti.

Cinayette 2 yeni gözaltı
Eyüp Mezarlığı'nda bıçaklanarak öldürülen Musevi işadamı Üzeyir Garih cinayetiyle ilgili olarak polis dün iki zanlıyı daha gözaltına aldı. Önceki gün gece Piyerloti'de gözaltına alınan zanlılar için soruşturmayı yürüten Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan dün 4 gün ek süre alındı. Sorguları süren zanlıların, kan, tırnak ve elbise örnekleri incelenmek üzere laboratuvara gönderildi.

ZANLILAR SERBEST
Soruşturma sırasında gelen bir ihbar sonucu gözaltına alınan zanlıların elbiselerinde bulunan kan izlerinin bu kişilerin katil olma ihtimalini güçlendirdiği iddia edildi.

Öte yandan cinayetten hemen sonra gözaltına alınan Fuat N. ve beraberindeki 6 kişi Eyüp Cumhuriyet Savcılığı tarafından serbest bırakıldı. Savcılık "Deli Fuat" diye bilinen Fuat N. ve diğer zanlıları "somut deliller bulunamadığı" gerekçesiyle serbest bıraktı.

Bu arada Fuat N. adliye çıkışında yeniden gözaltına alındı. Fuat N'nin diğer iki zanlıyı teşhis etmek amacıyla gözaltına alınmış olabileceği öğrenildi.

İŞTE ÜZEYİR GARİH'İ ÖLDÜREN DARBELER
Üzeyir Garih'in muayene tutanağına göre bıçak darbelerinin derinliği şöyle:

* Sol kulak altında 2 santimetre

* Sağ gögüs kafesi göğüs üstünde 5 santimetre

* Göbeğinin göğüs kafesiyle birleştiği yer 3 santimetre

* Sağ göğüs kafesi altı 3 santimetre

* Sol kol altı 3 santimetre

* Sol kol altı 3 santimetre

* Sol kol altı 3 santimetre

* Sağ gögüs kafesi 3 santimetre

CENAZESİ YARIN
Garih'in cenazesi, dün Adli Tıp Kurumu morgundan alınarak Ulus'taki Musevi Mezarlığı'nın morguna götürüldü. Cenaze yarın, Neva Şalom Sinagogu'nda düzenlenecek törenin ardından Ulus'taki Musevi Mezarlığı'nda toprağa verilecek.

Mezar taşındaki yazı
Eyüp Mezarlığı'ndaki bir yakınının kabrini düzenli olarak ziyaret eden Arnavut asıllı Güneri Akderin adlı işadamı Hüseyin Garih'le sık sık karşılaştığını söyledi. Garih'le zaman zaman sohbet ettiklerini anlatan Akderin, şöyle konuştu: "Buraya Mareşal Fevzi Çakmak ve Küçük Hüseyin Efendi'nin mezarına gelirdi. Bir keresinde karşılaştık, ayaküzeri sohbet ettik. Yol üzerinde bulunan Sıtkı Ozansoy'a ait mezar taşında 'Öldüm sanmayın, ölüm vuslata açılan yoldur. Dertli sanmayın derdi olmaz bu yol yolcusunun. Gönlüm sermi merdivene Şeyhim Hüseyin'e çıkanlar çiğnesin, dostlara ayaktozu olsun toprak dedenin' şeklindeki yazıdan çok etkilendiğini ve buraya da gelerek dua ettiğini söylemişti. O yazıdan ben de etkilenmiştim. Kumarhane işletiyordum ancak ben de etkilendim ve bu işlerden vazgeçtim."

Ali ÖZLÜER - Serdar CANIPEK - Dilek YILDIZ - Erhan DOĞAN - Mustafa ŞEKEROĞLU - Mustafa KAYA - Recai KÖMÜR - Ferat GÜLVER - Zuhal ERGÜZEL - Salih AYDIN - Nebahat KOÇ - Safiye GÖREN

www.superbahis.com

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır