159'uncu maddeye hoşgeldiniz Sayın Recep Tayyip Erdoğan. Sizi şöyle alalım.
Daha önce hiç gelmiş miydiniz?
Bakınız, orada Ahmet Altan ile Neşe Düzel'in arasında boş bir yer var. Oraya sıkışıverin. Veya bir kadının yanına oturmak istemiyorsanız eminim Ali Bayramoğlu yanında size bir popoluk yer açacaktır. Onu çok solcu bulacak olursanız sağ kanattan dostumuz Fehmi Koru var. Ama o da Erbakancı'dır derseniz, bilemem artık. Meşru bir zemin bulup oturun.
Avukatınız var mı?
Yoksa, biz Gülçin Çaylıgil'i önereceğiz. Biz dediğim Ahmet, Neşe ve ben. Ama onu da badem bıyıklı değildir diye beğenmezsiniz şimdi. Neyse. Sizde avukat çoktur.
Konuşmanız da konuşma imiş hani.
"Bu hukuku hazırlayanlar, inşallah bu düzenin kaldırılışının da maşası olurlar." "Demokrasi bizim için araçtır." Bunları dediniz mi gerçekten, Allahaşkına? Pes vallahi.
"Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor... Yahu bu millet istedikten sonra, tabii elden gidecek yahu! Sen bunun önüne geçemezsin ki..." "Sonra nedir bu laiklik Allahaşkına? Çıkıyor İçişleri Bakanı, 'Devlet dine karışır.' Eeee, gerisini niye söylemiyorsun? 'Din de devlete karışır' niye demiyor." Breh, breh, breh.
"Hem laik, hem Müslüman olunmaz. Ya Müslüman olacaksın, ya laik. Niye? Çünkü Müslüman'ın yaratıcısı Allah, kesin hâkimiyet sahibidir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bak yalan koskoca bir yalan. Egemenlik kayıtsız şartsız Allah'ındır." Vay, vay, vay, vay.
"Avrupa Topluluğuna'na girmek için koşturuyorlar. Onlar da bizi almamayı düşünüyorlar. Eee!... Biz de girmemeyi düşünüyoruz. Avrupa Topluluğu'nun asıl adı Katolik Hıristiyan Devletler Birliği'dir." Phew!
"1.5 milyarlık İslam âlemi Müslüman - Türk milletinin ayağa kalkmasını bekliyor. Kalkacağız. Işıkları göründü. Allah'ın izniyle bu kıyam başlayacak."
Çok ayıp, Tayyip Bey! Ne demek kıyam? Adam mı kesecektiniz, yani.
Uzman değilim ama mangalda "tahkir ve tezyif" bırakmamışsınız, maşallah. Bu lafları gerçekten etmişseniz sizi Gülçin Hanım bile kurtaramayabilir. "Bir senden altı seneye kadar ağır hapis," diyor Ceza Kanunu. Korkunç!
Neco Erbakan'ın cülusunun ardından bu antidemokratik maddeyi kaldırsaydınız, 159'uncu madde belasından kurtulurduk hep beraber. Ama o zaman ne oldum delisi olmuştunuz. Demokrasi işinize gelmiyordu, çünkü İslam'da demokrasi olmazdı, siz de İslam cenneti kurmanın eşiğinde idiniz. Şimdi koşturun bakalım Katolik Hıristiyan Devletler Birliği'nin mahkemelerinde.
İnkâr edin, diyeceğim ama o da işe yaramayabilir. Türk hukukunda -hukuk başka, adalet başka şeydir, bilirsiniz- siz suçsuz olduğunuzu kanıtlamak zorundasınız. Savcı suçlu olduğunuzu kanıtlamak zorunda değil. Bu savcılık denilen şey galiba gazetecikten de kolay. Ne demişler biliyorsunuz: Gazetecilik hakkında ne isterseniz deyin: Ama çalışmaktan iyidir.