Baştan belliydi.. Geleceğe bakıyoruz, geçmişi konuşmayız diyerek geçmişlerinden kurtulamayacakları belliydi..
Çünkü geçmişiyle hesaplaşmayanların geleceği olamaz.. O gelecek doğru zemine oturamaz..
Olmadı İşte..
Boş yere inat ettiler.. Boş yere direndiler..
Geçmişte söyledikleri sözlerin hesabını vermekten kaçındılar..
Bu yiğitliği.. Bu cesareti gösteremediler..
Eskiden ne düşünüyorlardı, şimdi ne düşünüyorlar, anlatmadılar..
Sonunda... Tayyip Erdoğan'ın "Ben değiştim.. Ama kimse bana 'nasıl değiştim'i, 'neden değiştim'i; yönümü, hedefimi, amacımı soramaz" şeklindeki tavrı duvara tosladı..
Tayyip Erdoğan, bunları soranlara karşı alaycı bir tavır takınmasının.. Kabadayıvari davranmasının.. Tehditkâr bir üslupla konuşmasının bedelini ağır ödedi..
Aslında daha ilk gün.. Daha ilk çıktığı canlı yayında Tayyip Erdoğan'ın hiç ama hiç değişmediği ortaya çıktı..
Çünkü dün de içi boş, hamaset dolu sözler söyleyerek siyaset yapıyordu..
Canlı yayında gördük ki, bugün de aynı..
Dün de ne yapacağını somut projelerle anlatmıyordu..
Bugün de..
Neden?.. Bir iddiaya göre de bilgisi sığ..Yeterli değil.. Onun için sorulara sinirleniyor..
Ama bakın bir iddiya göre diyorum.. Çünkü biz bile bilmiyoruz.. Aslında kimse bilmiyor..
Çünkü ömrü boyunca iman ikrarına dayalı politika yapmış.. Bunun ötesine geçememiş..
Olay yaratan kaseti izlemişinizdir..
Din sömürüsünden başka ne var?
Türkiye'nin hangi sorunu hakkında, bir tek cümleyle de olsa, fikrini söylüyor...
Sadece ve sadece iman ikrarı..
Şimdi Tayyip Erdoğan yanlıları diyorlar ki..
"Yedi yıl önceki kasetteki konuşmasını sadece sözleri, ses tonu, jest ve mimikleri olarak izlediğimizde Tayyip Erdoğan'daki değişimi hemen anlarsınız.. Aslında bu kaset Erdoğan'daki değişimin göstergesidir."
Bu savlarına yeni bir boyut daha ekliyorlar...
Diyorlar ki; "Tayyip Erdoğan'ın sözlerini bir kâğıda yazın, yoldan geçen bir kişiye okutun.. Kime ait olabilir diye sorun?.. On kişiden dokuzu Erbakan der."
Aslında itiraf ediyorlar.. Tayyip Erdoğan eskiden junior Erbakan'dı.. Onun ağzıyla konuşurdu..
Şimdi öyle değil.. Tayyip kişiliğini buldu..
İddiaları bu.. Peki inandırıcı mı?
Hayır.. Bir kere Erdoğan'ın kasetteki üslubu ile partiyi kurduğu gün çıktığı canlı yayındaki üslubunda büyük bir fark yok..
İkincisi.. O gün Erbakan'ı taklit eden Erdoğan'ın bugün gerçek Erdoğan mı olduğunu.. Yine birilerini taklit mi ettiğini.. Yoksa takiye mi yaptığını bilmiyoruz..
Neden?
Çünkü Erdoğan konuşmuyor.. Geçmişi ile hesaplaşmıyor..
'Ben değiştim'diyerek seçmeni kandırmaya çalışıyor..
Sadece oy avcılığı yapıyor..
Taktiği şu.. Kendi tabanına karşı eski kasetlerle iman ikrarına dayalı politikasını sürdürecek..
Kararsız seçmenden de 'değiştim, herkesi kucakladım' diyerek oy alacak..
Taktiği buydu.. Çünkü; geçmişini reddetse.. Yaptığım yanlışmış dese.. Adil düzen palavraymış diye açıklama yapsa tabanını kaybedecek..
Doğru dese, kararsızları..
İki kesim arasında sıkıştı kaldı. Ama çıkıp konuşmak zorunda..
Erbakan'ı taklit etti mi, etmedi mi, söylemek zorunda..
O sözleri anlayarak mı söyledi, anlamadan mı söyledi açıklamak zorunda..
Bu sözler kendi fikirleri mi, değil mi, ilan etmek zorunda..
Ama evelemeden gevelemeden; kafa karıştırıp kelime oyunu yapmadan..
Net bir şekilde.. Yiğitçe..