kapat
23.08.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.limasollu.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 

Tarihi tiyatroya eğlence darbesi


Efes'in tam ortasına dev bir sahne kurulmuş. Peki her isteyen burada gösteri yapabilir mi? Bir tarih ve insanlık mirası böyle mi korunur?
18 Ağustos Cumartesi günü bir grup arkadaşla Efes Antik Kenti'ni geziyorum... Yanımızda 30 yıldır, 5 dilde rehberlik yapan Celâl Küçük de var. Sahip olduğumuz en önemli tarihi eserlerden Meryem Ana'nın Evi (Virgin Mary's House) ve 2 bin 500 yıllık Efes Antik Kenti turist kaynıyor. Kızgın güneş altında, ter içinde, buna rağmen büyük bir mutlulukla saatler boyu tarihi kalıntıları inceliyor, bilgi alıyorlar.

Tam bu sırada antik kentin en önemli bölümü olan 24 bin kişilik tiyatronun kenarındaki bir tank gibi hareket eden ve yük taşıyan dev paletli vinci farkediyoruz.

BU MU BİLİMSEL ÇALIŞMA?
Tiyatronun ortasına kurulan TIR'lar dolusu sahne parçalarını ve müzik aletlerini taşımak üzere iki haftadır orada bulunduğunu öğrendiğimiz vincin biraz ötesindeki tabelada şunlar yazıyor: "Tiyatroda sürdürülen bilimsel çalışmalar nedeniyle geçişler 18 Ağustos 2001'e kadar tiyatronun içinden yapılacaktır."

Daha sonra bu "bilimsel çalışma"nın, kurulan sahnenin çalışmaları olduğunu anlıyoruz! Demek ki haftalardan beri binlerce turist, geçiş yolu kapalı olduğu için çıkış yolu olarak antik tiyatronun basamakları üzerinden sıçrayarak çıkıyor kentten...

İçeri girdiğimizde bütün grup hep bir ağızdan "Aman Allahım" diyor. Çünkü doğal sahnenin bulunduğu yerde Sultans Of The Dance'ın gösterisi için birkaç metre yüksekliğinde ve metal görünümlü bir sahne kurulmuş. Sahnenin ayaklarıyla, kalıntı sütunlar neredeyse birbirine bitişik.

ETKİLENMEMESİ İMKANSIZ
Rehberimiz Celal Küçük, "Tam sahnenin kurulduğu nokta Aziz Paul'ün konuştuğu, vaaz verdiği, İncil'de adı geçen tek tiyatro; 'Efes'te durdu, vaaz verdi' diye uzun uzun anlatılır. Buna izin verilmemeli..." diyor.

Fotoğraflarda da gördüğünüz gibi sahne, tiyatro kalıntılarına son derece yakın. Burada haftalar süren çalışmalar yapılıyor. Her ne kadar "Tek bir çivi çakılmadı", "Müzik şu kadar desibeli geçmedi" deniyorsa da oradaki çalışmanın, sahne inşaatının, onlarca kişinin o sahneye defalarca inip çıkmasının, gösteri geceleri kapıdaki yığılmanın, tiyatrodaki aşırı hareketin, 2500 yıllık bu kalıntıları etkilememesi mümkün değil. Ayrıca ses belli bir desibeli geçmese de aşırı tempolu dansların etkilememesi mümkün değil.

Yıllar önce Efes ve Aspendos tiyatrolarında yapılacak gösterilerin basında tartışması olmuş ve haftalar boyu yapılan incelemeler sonunda tehlikeli bulunduğu için her iki tiyatroda konser ve gösteri yapılması Kültür Bakanlığınca yasaklanmıştı. Sonra sanki her Kültür Bakanı'nın daha önce verilen kararları değiştirmesi şartmış gibi bu izin yeniden çıkarıldı.

Sultans Of The Dance'i Efes'te izleyen turistlerin çok beğendiğini duydum. Gurur verecek, başarılı bir gösterimizin Efes'te sahnelenmesi güzel. Ama kalıntılara yakın bir çok boş arazi var. Arkadan tarihi kentin görüneceği şekilde başka bir yere bir sahne kurmak mümkün. Böylece eserlere zarar vermeden, tarihi atmosfer sağlanır. Aynı şey Aspendos için de geçerli.

DÜNYA İZLERSE OLABİLİR
Bugün Sultans Of The Dance yarın bir başka grup veya sanatçı aynı talepte bulunabilir. Tarkan'ın da hakkıdır o zaman, Sezen Aksu'nun da... Eğer gösterilere açılması mutlaka isteniyorsa bu izne en azından "Diğer ülkelere TV yayını yapılacaksa" şartı konmalı, sayı minimuma indirilmeli.

Örneğin dünyaya TV yayını yapılan Elton John konserine izin verilmiş olması anlaşılabilir. (Gerçi orada da, ekranın altında Efes-Türkiye yazmıyormuş, bunu da sağlamak lâzım.) Yakında Julio İglesias konser verecekmiş; TV yayını varsa kabul edilebilir. Dünyaca ünlü klâsik müzik orkestraları (yine yayın şartıyla) kabul edilebilir.

Aksi taktirde böylesine önemli iki eser alelade tiyatro sahnesi gibi kullanılamaz. Dünyaya ait birer tarihi miras olan ve gözümüz gibi bakmamız gereken bu antik şehirlere saygısızlık ve ihmal gösterilemez. Kültür Bakanı İstemihan Talay'ın bu konudaki kararının hangi sağlam temellere veya nedenlere dayandığını açıklaması gerekir.

RUHAT MENGİ

www.superbahis.com

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır