- Haydi şerpa!
- Gelemem, entelektüel faaliyetlerim var.
- Başlarım entelektüeline...
* Ön-ekibin az deneyimli olmasına karşın, planlı bir çalışmayla önceden belirlediğimiz programı takip ediyorduk. Her gün biraz daha ilerledik. Küçük aksaklıklar sadece gece sohbetlerinin konusu oluyordu: Mehmet Ü.'nün çoraplarını unuttuğunu mağara ağzında fark etmesi ve M. Ali'nin koşarak 1.5 km uzaklıktaki kamptan çorap şerpalığı yapması...
* Buraya gelirken, dibi hedefliyorduk. Yeterli malzememiz ve iş gücümüz vardı. Çukurpınar Yaylası'na geldiğimiz 9 sene boyunca kazandığımız tecrübenin de yeterli olduğunu düşünüyorduk. Ama mağaranın bize verecekleri henüz bitmemişti, eğitimimiz devam ediyordu. Ancak mağara, bize nazikçe kendi doğal sınırlarımızı göstermişti.
* Bebekliklerinden beri tanıdığımız yayla çocukları Ayşe ve Akif'e, 'Seneye yine görüşürüz!' derken herkesin içini ertelenmiş bir vedanın sevinci kaplamıştı. Çukurpınar Yaylası'na veda etmeye henüz hazır değildik....