kapat
23.08.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.limasollu.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 

Kadın kılığına girip bombacı avlıyorlar


Filistinli intihar bombacılarına karşı geçtiğimiz aylarda gerilla savaşı başlatan İsrail yönetimi, bu kapsamda saldırılarda başı çektiklerine inanılan lider ve militanlardan 60'ını ortadan kaldırdı.
Bu kişilerin, İsrail'in aylar önce Filistin lideri Yaser Arafat'a verdiği 100 kişilik listede yer alan militanlardan oluştuğu söyleniyor. USA Today gazetesine göre İsrail, operasyonlarda akıllara durgunluk veren yöntemler kullanıyor. Terör listesindeki isimlere yönelik suikastleri, İsrail ordusuna bağlı özel eğitimli "Duvdevan" birimi yürütüyor.

TİYATRO EĞİTİMİ DAHİ ALIYORLAR
Duvdevan, "dondurmanın üzerindeki kiraz" anlamına geliyor. Birim, MOSSAD'ın (Gizli Servis) en iyi casuslardan oluşuyor. Genelkurmay Başkanı Shaul Mofaz da Duvdevan'ı, "Terörizmle mücadelede onlardan iyisi yok" diye tanımlıyor. "Gizli suikastçiler" olarak da bilinen Duvdevan üyeleri kapsamlı bir eğitimden geçiyor. Kılık değiştirme, makyaj ve oyunculuk konularında tiyatroculardan ders alıyorlar. Kuran'ı hatmetmiş olan bu ajanlar, Arapça'yı Batı Şeria aksanıyla konuşuyor.

ÖLÜM EMRİNİ ŞARON VERİYOR
Terör listesindeki isimleri Filistinli işbirlikçiler aracılığıyla takibe alıyorlar. İşbirlikçiler, terör örgütlerinin üst düzey yetkililerinin ve bombacıların sık sık gittikleri yerlerdeki garsonlar ya da şoförler arasından seçiliyor. Haftada 125 dolar ücret, iş ve ev karşılığında çalışan işbirlikçiler, şüpheli Filistinliler hakkında bilgi topluyor. Ev ve iş yerlerinin adresleri ile telefon numaraları, sık gittikleri yerler, giriş çıkış saatleri, aile fertleri, sık görüştüğü kişiler hakkında rapor hazırlıyorlar. Bu kişilerin evlerindeki kapı ve pencerelerin konumları bile belirleniyor.

Bu raporlar İsrail'in iç güvenlik servisi olan Shin Bet'e ulaşıyor. Shin Bet ajanları şüphelinin telefonunu dinlemeye başlıyor. Şüpheli hakkında yeterli kanıt toplandıktan sonra bu isimler Başbakan Ariel Şaron ve Savunma Bakanı Binyamin Ben-Eliezer'e sunuluyor. Suikast kararını bu ikili veriyor. Şu anda masalarında suikast onayı bekleyen 40 isim daha var. Bunların 15'i de Filistin lideri Yaser Arafat'a bağlı Fetih örgütünden. Onay çıktıktan sonra devreye Durdevan giriyor. Teröristlerin resimleri, haklarında hazırlanan raporlar, haritalar teker teker inceleniyor. En uygun plan hazırlandıktan sonra harekete geçiliyor.

FİLİSTİNLİLER GİBİ TAŞ ATIYORLAR
Filistin topraklarına kılık değiştirerek giriyorlar. Her türlü kılığa girebiliyorlar. Bazen cami avlusunda dilenen Sudanlı bir Müslüman, bazen sokak çatışmalarına katılan genç Filistinli oluyorlar. Bazen de kadın kılığına giriyorlar. "Kirazlar" kırıtarak yürüyebilmek için aylarca ders alıyor. Hedefin burnunun dibine kadar şüphe çekmeden yaklaşan Kirazlar, iz bırakmadan geri dönüyor.

Suikast ya da eritme...

Ne derseniz deyin!

Bu, eylemi aklar mı?

YIl 1954. Başkan Dwight D. Eisenhower'dı. Başkan'ın önüne "çok gizli" bir rapor sunuldu. İçinde "Ulusumuz, düşmanı, bize karşı kullanılan taktiklerden daha akıllıca bir yolla yok etmeli" diye yazan rapor, Küba lideri Fidel Castro ve Kongo lideri Patrice Lumumba'nın da aralarında bulunduğu bir kesime karşı Amerika'nın yapmayı planladığı gizli ve ölümcül hareketi anlatıyordu. 25 yıl sonra rapor Kongre'de okunduğunda, toplum bir başkanın ajanlarına bir suçlunun suikast emrini vermesine tepki gösterdi.

"SUİKASTLERİ DURDURUN"
Aynı şeyi şimdi İsrail yapıyor. Suçlulara karşı "eritme" (liquidation) adını verdiği bir politika izliyor. Filistinliler buna "suikast" diyor. Bir ülke, düşmanını öldürebilir mi? Geçen ay BM Genel Sekreteri Kofi Annan, İsrail'e "Suikastleri durdurun. Yaptığınız uluslararası hukuk ve hukuğun genel kurallarına aykırıdır" mesajı gönderdi. BM'ye göre "barış zamanı" bir kişinin, başka ülkenin ordularının işleyeceği uluslararası suça karşı dokunulmazlık hakkı vardır.

İsrail ise Filistin'le 1948'den bu yana "savaş" halinde olduğunu söylüyor. Yale Üniversitesi uzmanı Ruth Wedgwood, "İsrail Filistin'le savaş halinde olduğunu ilk başta ilan etmedi. Bu kişileri avlamaya başladıktan sonra açıkladı" dedi. Savaşta, militanlar normal bir hedef olarak görülecekti...

Bu eylemler birer suikast mi? Uluslararası hukukta da "suikast"in anlamı tam olarak ifade edilmez. 1986'da ABD, Libya lideri Kaddafi'nin evini bombaladı. Kaddafi'nin kızının ölümüne neden olan saldırı hangi kapsama giriyor? Bu, bir ülke liderine karşı suikast girişimi miydi? ABD, "Kaddafi terörü destekliyor. Bizim de onu hedef alma hakkımız var" demişti. CIA'in eski avukatı Jeffrey Smith de tartışmaya şöyle katılıyor: Size karşı şiddet işlemiş ya da işlememiş bir muhalif grubun liderine karşı askeri bir operasyon düzenlemek, beraberinde bir soruyu getirir. Uluslararası kanunlar, operasyonu onaylar mı? Bence, hayır.

'KIRITMA' DERSLERİ ALIYORLAR
İsrail, Filistinli teröristleri "Kiraz Timi" ile vuruyor. Filistin tarafına kadın kılığında geçen ajanlar, bombacıları öldürüyor. Erkek ajanlar, şüphe çekmemek için aylarca kadın gibi 'kırıtarak' yürüme egzersizleri dahi yapıyorlar.

100 KİŞİDEN 60'INI ÖLDÜRDÜLER
Arapça'yı çok güzel bir aksanla konuşan ve Kuran'ı Kerim'i hatmeden özel eğitimli İsrail casusları, "kara listede" yer alan 100 teröristten 60'ını öldürdü. Şimdi ise geride kalan 40'ını ortadan kaldırmak için emir bekliyorlar.

www.superbahis.com

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır