kapat
17.08.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.sahibinden.com
Dünyadan
Spor

www.limasollu.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
LEYLA UMAR(lumar@sabah.com.tr )

Aya bastığım günü hâlâ unutamam!

Ay'a giden hayattaki 8 astronottan biri olan 71 yaşındaki Buzz Aldrin, 16 Temmuz 1966'yı unutamıyor. O an hâlâ gözlerinin önünde: 'Herşey o kadar güzel ve sakindi ki aşağıda savaşlar olduğuna inanamadım'...

Öncekİ gece, yatağımın üzerinde okurken daldığım derin uykudan Alinur Velidedeoğlu'nun telefonuyla uyandım. "Şimdi yanımda Ay'a ilk defa ayak basan astronot Buzz Aldrin var; tanışmak ister misin?" dedi ve kapatırken "Karar verirsen Çırağan Sarayı'nın deniz üstündeki Q-Bar'a gel, oradayız" diye ilâve etti.

Cerrahlarla pilotların kahraman olduklarına inandığımdan Ay'da yürüyen bir insan için söylenecek bir sıfatı henüz bulamadım. Sadece dahi ile deli karışımı bir kişiliğe sahip biriyle karşılaşacağımı zannediyordum.

TİPİK ABD'Lİ TURİST
Oysa Buzz Aldrin sokakta yanınızdan geçse, kesinlikle Ay'dan inen birine benzetmezsiniz. Tipik bir sarışın Amerikalı turist. Eşi Louise de yüzü defalarca kötü bir estetikçinin elinden geçmiş sevimli bir kadın. Eşine olan hayranlığını defalarca söylemekten bıkmayan bu minnacık kadının 40 ile 45 yaş arasında ikisi erkek biri kız üç çocuğu dünyaya getirdiğine asla inanamazsınız.

1968'de Ankara'ya devlet konuğu olarak geldiğini ve Anıtkabir'de çok duygulandığını söyleyen Buzz Aldrin bugün Ay'da yürüyen ve sekizi hayatta kalan 12 astronotun en kıdemlisi. Neil Armstrong'la aynı heyecan ve mutluluğu paylaştığı rokette neler hissettiğini anlatırken o kadar sakindi ki, Ankara-İstanbul arasında uçan bir yolcu zannedebilirsiniz.

'BENİ AYA UÇUR'
Q-Bar'da yıllardan beri şarkı söyleyen zenci caz sanatçısı bir ara "Susun!.." dedi, "Bu akşam aramızda Ay'da ilk yürüyen Buzz Aldrin var ona; "Fly me to The Moon (Beni aya uçur) şarkısını ithaf ediyorum." Sonra eline aldığı mikrofonda, piyano eşliğinde bu nefis şarkıyı astronota bakarak söyledi. Louise, eşini dansa kaldırdı ama Buzz Aldrin "Olmaz" dedi.

Böyle romantik ortamlarda teknik sorular sormaktan çok çekindiğim halde ertesi sabah Paris'e uçacaklarını öğrenince sorularımı hızla sıralamaya başladım. İşte yanıtları:

* 71 yaşındayım. Kore'de 1952'de pilot olarak görev yaptım. 1963'te NASA'ya astronot seçildim. 1966'da Gemini adlı mekikte James Lovelle'le 4 gün uzayda kaldık; 5 saatlik yürüyüşle rekor kırdım.

* 16 Temmuz 1966 hayatımın en heyecanlı günü. Bugün gibi hatırlıyorum. O sabah Neil Armstrong ve Mike Collins'le birlikte Ay'a uçuş hazırlıklarına başladık. Kahvaltı ettik. Uzay mekiğinin içinde yerlerimizi alıp aşağıya baktığım zaman bizi seyredenlerin heyecanını, yüzlerini hiçbir zaman unutmayacağım. Kulak parçalayıcı bir gürültüyle fırlatıldık. 11 dakika sonra dünyanın yörüngesindeydik. Herşey o kadar güzel ve sakindi ki, aşağıda savaşların sürmekte olduğunu unuttum.

Mekiklerin ayrılma ve kenetlenme vakti gelince duygusallığı bıraktım. Eğer bu kritik manevra başarılı olmasa dünyaya, Ay'a inmeden geri dönecektik. Ama bir çarpışma ve kabin basıncının sıkışması ihtimali de vardı. Doğrusu çok korktum.

* Yerdekiler, evimizdekiler, hepimizin nefesi kesilmişti. Nihayet Ay'a inmek için açılan kapaktan tam çıkarken Neil'in şu sözlerini duyuncaya kadar geçen birkaç saniye sonsuzluk gibi gelmişti: "Bu bizim için küçük ama insanlık için büyük bir adım..." Ve aya adım attık.

* Her turist gibi yanımdakileri görüntülemek için kameram hazırdı. Hareket kabiliyetimi denemek için koştum. Ama bir uyuşukluk hissettim; 3-4 adım atabildim. Dünyada olsam uzay kıyafetimle en az 180 kilo gelirdim; oysa Ay'daki ağırlığım sadece 30 kiloydu. Ay'dan dünyaya baktık; gökyüzünün bir köşesinde parlıyordu ve ufacıktı. Mekiğimizin sembolü zeytin dalıyla bayrağımızı yerine diktik. O zaman insanlığın bilinmeyeni keşfetme arzusunu tüm şiddetiyle hissettik.

Buzz Aldrin'nin anlattıklarını dinlerken ilk kadın kozmonotu Tereshkova'nın uzaydaki izlenimlerini, aynı hislerle Rusya'da anlatırken birlikte ağladığımızı hatırladım. Onun lâcivert gözlerindeki cesareti seyrederken hissettiklerimi doğrusu Buzz Aldrin'de hissedemedim.

NÜKLEER SANTRALE EVET
Belki de Aldrin dünyaya döner dönmez kapitalist Amerika'nın havasına girmiştir. Ve o hızla Starcraft adlı şirketini kurarak uzayla ilgili malzemeleri satmak daha ilginç gelmiştir. Nükleer santrallar karşıtlığını insanların yeniliklere karşı çıkma hastalığı olarak gören Aldrin Çernobil'in tek facia olduğuna ve ölümlerin abartıldığına inanıyor.

UFOLAR UYDURMA
UFO'ların sadece garip şeylere inanma arzusuyla yanıp tutuşan insanlar tarafından uydurulduğunu söyleyen B. Aldrin "Ama başka bir yıldızda yaşam olabileceğine inanıyorum" diyor.

Aldrin, Clinton'ı müthiş karizmatik buluyor. Ama Bush'un çevresini akıllı danışmanlarla donatmasını meziyet olarak görüyor. 25 milyon dolar ödeyerek uzaya giden iş adamı Tito'nun arkasında sıraya girenlerin sayısının arttığını söyleyen Aldrin, Mars'a çok daha fazla insanın gitmesi gerektiğine inanıyor.

ABD'deki bazı eyaletlerdeki idam cezalarının bazı olaylarda gerekli olduğuna inanan Aldrin artık Ay'dan çok dünyevi işlerle ilgili olduğunu saklamıyor. Yılda birkaç kez çıktığı konferans turlarından topladığı paralarla şirketini büyütüyor. Her yerde herkesin aradığı sponsorlarla tanışmak istiyor. Bunları yaparken keyfi için de vakit ayırıyor. En büyük arzusu İstanbul'a birlikte geldiği, Rus Devlet ekonomisi üzerine ders veren 43 yaşındaki oğluyla Kızıldeniz'de dalmak. Türkiye'deki dalış mıntıkalarını ona bildireceğimize dair Alinur'la söz verdik. Ay'dan dünyaya dalış yapan astronotu Kaş'ta denize dalarken seyretmek eğlenceli olabilir.

www.superbahis.com


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır