  
Dövizde vergi kıskacı ters tepebilir!..
Bugünlerde, döviz aldı başını gidiyor. Hem de öyle gidiyor ki, durdurabilene aşk olsun. Önceki gün Abdurrahman Yıldırım'ın da yazdığı gibi, Lira ilk kez anayurdunda azınlıkta... Bankalar Birliği'nin verilerine göre, 27 Temmuz itibariyle, Türkiye'deki toplam parasal büyüklük içinde TL'nin payı, ilk kez yüzde 50'nin altına inerek yüzde 49'a inmiş. Döviz tevdiat hesaplarının payı da ilk kez yüzde 51'e yükselmiş. Böyle giderse, daha da artacak. Öyle oluyor ki, doların bir günlük kur artış getirisi, yüzde 5'i bulabiliyor. Oysa, bu oran yabancı ülkelerde, bir yılda ancak elde edilebiliyor...
Şu aşamada, doların ciddi bir müdahaleye ihtiyacı var. Kuşkusuz, tek başına müdahale yeterli değil, "güven unsuru" da çok önemli. Bu arada, önümüzdeki günlerde yürürlüğe girecek "stopaj artışı" ve "tek vergi numarası" ile uygulamalar da ilave olumsuz etkiler yaratabilir.
Stopaj artışından vazgeçilsin
Dolara olan hücumun frenlenebilmesi için, getirilecek olan önlemlerden (!) biri de, döviz cinsinden olan hesaplara ödenen faizlerden, yüzde 16 yerine yüzde 18 stopaj yapılmasıyla ilgili. Bununla, stopaj artışının, dövizden TL.'ye kaymaya neden olacağı düşünülüyor.
Hazine ve Merkez Bankası yetkililerinin bu parlak fikrine (!), Maliye pek sıcak bakmıyor. Ancak, herhangi bir soruna neden olmamak için de itiraz etmiyor. Daha önce yazdık, bir kez daha belirtelim. Stopaj artışı;
- 10 bin dolarlık hesapta, ayda sadece 1 dolar,
- 100 bin dolarlık hesapta, ayda sadece 15 dolar,
- 1 milyon dolarlık hesapta da, ayda sadece 150 dolar farkediyor.
Şimdi soruyoruz, 100 bin doları olan, ayda 15 dolar fazla stopaj ödememek için, dolarını bozdurup, TL.'ye dönüştürür mü?
Bunun böyle olmayacağını çocuklar dahi bilir. Ülke ekonomisini yönetenler de, artık bilsinler...
Türkiye'deki yabancı bankalara, çok hızlı bir döviz kayışı var. Sadece bu yıl 3,5 milyar dolar daha kaydı. Üstelik, bu dövizler Türkiye'de de durmuyor. Açın bu bankaların bilançolarını bakın, göreceksiniz...
Vergi numarası ertelenmeli
Eylülden itibaren, bankacılık işlemlerinde "tek vergi hesap numarası" ile ilgili uygulama başlıyor. Tek vergi hesap numarası verilmesine ve uygulanmasına karşı değiliz. Ancak, bu konuda iki itirazımız var. Birincisi; adı sevimli değil. Örneğin, adı "Vatandaşlık numarası" olsaydı daha iyi olurdu. İkincisine gelince, yaşadığımız kriz dönemindeki "güven unsuru" çok önemli. Şu sıralarda, yeni bir vergi kıskacından vatandaş iyice huzursuz olacak. Dövizlerin bir kısmı, yastık altına ya da Türkiye'deki veya yabancı ülkelerdeki yabancı bankalara kayacak, dövizdeki artış devam edecek. İşin doğrusu, dövizi olan çok kişi, tek vergi hesap numarası uygulanmaya başladıktan sonra "dövizleri nereden buldun?" şeklinde bir sorgulamadan korkuyorlar. Dövizlerini bankadan çekiyorlar. Mevcut yasalara göre, bu tür bir sorgulama sözkonusu değil. Ancak, nedense vatandaş bu konuda son derece tedirgin. En iyisi, tek vergi numarası, bankalarda şimdilik ertelenmeli.
Özetle, dövizi olanları ilgilendiren bazı vergisel düzenlemeler, olayın ekonomik boyutu ile birlikte değerlendirilmeli...
|