kapat
17.08.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.sahibinden.com
Dünyadan
Spor

www.limasollu.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
NURİYE AKMAN(nakman@sabah.com.tr )

Bana demediler ki Ben niye üstüme alayım

* Kim orduya çıkıp diyebildi ki; yaptığınız anayasaya uygun değil...

* Marifet, patırtı çıkarmadan sistemi götürebilmek

* Kim diyorsa ki siviller askere bağlı, o bağlılıktan kendisini kurtarsın

* Sezer tartışmada bitaraf kalıyorsa, 104'üncü maddeyi işletmiyor demektir

BABA, dağdan ovaya ineli 1 yılı geçti. Ekonomisinden siyasetine yeterince kriz birikti memlekette. Rotasını belirlemiştir artık deyip, Ali Şener'in sahibi olduğu Kuleli Ofis'e gittim. Baba yeniden "kurtarıcı" olmak istiyor da, biraz daha arkasından itmemiz lazım. "Her gün insanlar buraya gelip, 'düş önümüze, öldük bittik' diyorlar" deyince "İyi ama anketler yüzde 1,5 gösteriyor sizi" hatırlatmasını yaptım. "Tabii ki yüzde 1,5 ile ortaya çıkmam ben" dedi. O zaman. 9. Cumhurbaşkanı, ekonomik kriz ile ilgili "varlık içinde yokluk" çektiğimizi düşünüyor. Türkiye'yi yeniden şahlandıracak, her türlü zenginliğin bulunduğunu belirterek, süvari olarak kendini işaret ediyor: "Benim Başbakanlığım ve Cumhurbaşkanlığım döneminde kimse ağlamıyordu böyle..."

Tabii ki tartışılır bu görüşü. O da zaten tartışmak istiyor. Asker-sivil tartışmalarına gelince sistemin çöktüğünü söyleyen askere de ve bu çöküşte askerin payı olduğunu ima eden Arıbeyine de katılmıyor. Soruları Milli Güvenlik düzeyinde sorduğumuzda Baba hem nalına, hem mıhına vuruyor: Kim diyorsa ki siviller askeriyeye bağlı, o bağlılıktan kendisini kurtarsın.

BENDEN BAŞKA DİYEN YOK
* Askerin yerinden hoşnut musunuz?

Anayasa'da herkesin yeri, görevi, sorumluluğu belirlenmiştir. Hiç kimse Anayasa'da olmayan yetkilerinden şikayetçi olmasın. Ve buna uyacaksın. Fair play.

* Türkiye'de hiç fair play oldu mu, yoksa herkes kendi kitabına mı uydu?

Onlar istisnadır. Anayasayı yapıyorsunuz, sonra kenara koyuyorsunuz. Buna inançsızlık başlıyor, bu olmaz.

* Ordunun bu kadar sert bir açıklama yapması Anayasa'ya uygun mu?

Kim çıkıp diyebildi ki Silahlı Kuvvetler'e anayasaya uygun değildir yaptığınız diye?

* Sizi mi göstermemi istiyorsunuz?

Benden başka Türkiye'de bu kadar insan var. Kimse demedi değil mi? Tartışılacak konu o değil. Devletin birinci görevi güvenliktir. İç güvenlik, dış güvenlik diye bir olay yoktur, güvenlik tek bölümdür. Law and order and defence, üçü beraber. Yani bir ülkede huzur olacak, kanun hakimiyeti olacak ve o ülkenin sınırları güvenlik altında olacak. Bunun siyasetini kim yapacaktır?

* Milli Güvenlik Kurulu yapıyor zaten?

Devlette son söz hükümetlere aittir. Hükümet kurumların düşüncelerini alır. Onlara uymak mecburiyetinde değildir. Marifet, bir kavga, patırtı çıkartmadan, bu sistemi ahenk içinde götürebilmektir.

* MGK'nın başbakan ya da cumhurbaşkanı adına yetki kullandığı, pek çok uygulamadan sizin haberiniz olmadığı durumlar oluyor mu, olmuyor mu?

Yok öyle bir şey. 284 defa bu MGK'nun içinde bulundum. MGK, parlamento, başbaka, cumhurbaşkanının üstünde değil. Netice itibariyle askersiz ülke düşünülemez. Kumandanı siz tayin ediyorsunuz. Beğenmiyorsanız kabul etmeyin.

* Askerin üslubuna ne diyorsunuz?

Böyle bir tartışmaya girmem. Bir yangın çıkmış, daha fazla büyütmeye ben gayret sarfetmeyeyim. Uusal güvenlik politikalarının Türkiye'nin önünü kestiğine inanmıyorum. Bir tane örnek yoktur.

* Yani bu kavramın AB önünde bir engel olmadığını düşünüyorsunuz.

Askerin de katkısıyla hazırlanan dokümanların hükümet tarafından nihai şekle konulması ulusal güvenlik. Ve nihayet Meclislere karşı hükümetler sorumlu.

* "Askeri otorite sivillere değil, siviller askeri otoriteye bağlı" dedi bu tezin sahibi.

Kendisini bağlı hissediyorsa çıksın o bağlılıktan. Kendi kendini bağlamışsa onun sorumluluğunu niye başkasına atıyor?

* Askerin açıklamasının, "Bütün siyasetçileri figüran durumuna düşürdüğü" yorumları yapıldı. Buna bir sözünüz var mı?

Bütün siyasetçileri değil. Muhatabı kimse o cevaplasın. Ben niye tartışmaya gireyim? Bana demediler ki. Ben niye üstüme alayım? Hükümetle silahlı kuvvetler tartışmaya girdiyse Türkiye'ye yararı yoktur.

SEZER'E: ANAYASA'YA BAK
* Sayın Sezer'in bu tartışmada bitaraf kalmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bitaraf kalıyorsa, Anayasanın 104. maddesi işlemiyor demektir. Al Anayasayı bak. Ne diyor; Cumhurbaşkanı Anayasa'nın uygulanmasını devletin organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir. Bunu yorumlamaya da gerek yok değil mi? Churchill devleti şöyle tarif ediyor: Alacakaranlıkta kapınız çalınıyorsa, eminseniz ki bu sütçüden başkası değildir işte bu demokrasidir.

* Bu ülkede bazen kapınızı çalmıyorlar bile. Langırt diye giriyorlar, alıp götürüyorlar.

Demokrasi var da, demokrasinin işleyişinde sıkıntılar var.

* Yani yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan?

Yumurta-tavuk hikayesini sormuşlar. Horoz, "Arkadaş ben onu bilmem. Ben işimi yaparım" demiş.

PROTOKOL KAVGASI
* Genelkurmay Başkanı'nın protokoldaki yerine ne diyorsunuz?

Genelkurmay Başkanı varsın dördüncü derecede dursun. Kıyamet kopmaz. Ama onu itip kakıp da ordusuz bir Türkiye'yi bu coğrafyada düşünemezsiniz.

* Ya askerin belediye başkanını itip kakması...

Münferit şeyler onlar. Zaten onlar dost-arkadaş, birbirlerine gidip gelen insanlar. Yani Amerika Cumhurbaşkanı, Pentagon'un dediğinden çok mu dışarı çıkıyor? Bu tarz anlaşılabilse pek çok şey değişir.

* Bu konu AB yolunda sorun yaratır mı?

AB, Türkiye'yi yapamayacağı birtakım işlere sürüklerse, Türkiye'nin hükümetleri bunu kabul etse, vatandaşları kabul etmez. Çünkü neticede Türkiye AB'ye girebilirse, bir referanduma girecek. Siz diyorsunuz ki özgürlüğün hududu olmasın. Sonsuz özgürlük yok. Bir yerde geliyor, adam diyor ki yakın ve kesin tehlike...

* Bu çok muğlak bir ifade değil mi, siz 312'nci maddeyi işaret ediyorsunuz.

Sonsuz özgürlüğü Türkiye kaldırmaz.

* O zaman 312'deki ifadeyi netleştirmek lazım..

Parlamentonun işi o...

* Ama izin verilmedi...

Avrupa'da ne varsa yapalım diyorum.

* O zaman da işte ne şiş yansın ne kebap

O zaman da yok işte, Türkiye Yugoslavya'ya dönemez. Türkiye bir anarşi dönemini geçmiş. Ne çabuk unuttunuz? 312 yeniden düzenlensin diyorum ama, Türkiye kırk bin insanını kaybetmiştir, yeniden o günlere dönemez.

www.superbahis.com


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır