kapat
17.08.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.sahibinden.com
Dünyadan
Spor

www.limasollu.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
ÇETİN ALTAN(caltan@sabah.com.tr )

Enseyi karartmayın bre yahu!

Dolar, 1 milyon 500 binin bile üstüne çıkı çıkıvermeğe başlamış.

Başlasın.

İşsizler çoğaldıkça çoğalıyormuş.

Çoğalsın.

Yöneticiler saltanatında; örneğin 370 bin resmi lojmanla, yalnız yıllık bakımı bir buçuk milyar doları bulan, 150 bin resmi arabada herhangi bir kısıntıya gidilememiş.

Gidilemesin.

Dişiliğini paraya çevirme eğiliminde bir genişleme oluyormuş.

Olsun.

Olduğundan fazla görünme şarlatanlığıyla, angutolojik bir övünme pozörlüğü gençleri de sarmalıyormuş.

Sarmalasın.

Sıradan kişilikleri farklı göstermenin tek yöntemi olarak; pahalı arabalar da dahil, pahalı markalara yapılan harcamalar benimseniyormuş.

Benimsensin.

"Münferit hadise" olmanın bir hayli dışına çıkmış olan bazı "doktorcuklar", bir takım pahalı testler için, gereksiz yere hastalarını gönderdikleri sağlık laboratuvarlarından, yüzde 30 komisyon alıyorlarmış.

Alsınlar.

Sadece kıçtan takma motor servislerinde değil, bazı lokantalarda bile, "yolunacak kaz" bulma tutkusu katmerlendikçe katmerleniyormuş.

Katmerlensin.

Politikacı demagojilerinde herhangi bir tazeliğe rastlanmıyormuş.

Rastlanmasın.

Türkiye'ye giren yıllık global sermaye, bir türlü yarım milyar doları aşamıyormuş.

Aşamasın.

Sadece İstanbul'daki "sefahat"le, "sefalet" arasındaki açı, tam bir rezalete dönüşmüş.

Dönüşsün.

20 yıl sonunda Avrupa Birliği üyeleri arasında "adam başına düşen ulusal gelir birimi" 40-50 bin dolar basamağına eriştiğinde, Türkiye 5 bin doları ancak yakalıyabilecekmiş.

Ancak yakalayabilsin.

Her an olabilecek bir İstanbul depreminde, en az 300 bin yapı yıkılacakmış.

Yıkılsın.

Ermenistan'dan sonra eğitime en az yatırım yapılan ülke Türkiye'ymiş.

Türkiye olsun.

"Yaşam kalitesi" açısından Yunanistan'ın bile 65 basamak altındaymışız.

Altında olalım.

Kazançta kurnazlığına güvenen ve kişiliğini tüketim gösterisinde arayan gençleri, büyük tehlikeler bekliyormuş.

Beklesin.

Arazi mafyası eski avantaları hâlâ sağlayabiliyormuş.

Sağlasın.

Rüşvet geleneği, temposunu hiç düşürmemiş.

Düşürmesin.

Bunların hiç biri, enseyi karartmaya değmez...

Henüz ne ekmek bindi vesikaya, ne de şeker... 3 yıldan önce yurt dışına çıkma yasağı da gelmedi, düzenli elektrik kesintileri de yok... Henüz benzin sıkıntısı da baş göstermedi, yedek parça ve ilaç bulma sıkıntısı da...

Ne çorap topukları yamalanıyor, ne ayakkabılara pençe vuruluyor, ne de eskimiş ceketler, ters yüz ediliyor. Gezginci satıcılar arasında dahi, yalın ayak dolaşmaya başlamışlara rastlanmıyor.

Siyasal haberler yine ön planda...

"Dünya bize hayran oldu" başlıklarında da bir azalma yok...

Cep telefonlarıyla yapılan konuşmalarda da öyle...

TV'lerdeki eğlence ve paparazzi programları da eski albenisinde; futbol programları da...

Öyleyse...

Öyleyse Türkiye hep bildiğimiz Türkiye... Sadece gerçek yüzü azıcık saydamlaşıyor..

Enseyi karartmayın... Doğduğumuz yer bize layık; biz de doğduğumuz yere layık yaşıyoruz; durumun özeti bu işte...

www.superbahis.com


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır