kapat
17.08.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.sahibinden.com
Dünyadan
Spor

www.limasollu.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )

Ampul ve düğme

Adalet ve Kalkınma Partisi kurucuları her şeyi göze alarak Recep Tayyip Erdoğan'ı Genel Başkan seçti.

Bu parti başta bizim dediğimiz gibi "Siyasal İslam'ın kurnazca hazırlanmış bir promosyonu", New York Times'ın dediği gibi "Dinci parti olarak adlandırılmanın büyük zorluklar yüklediği ülkede Siyasal İslam'ın zekice planlanmış yeni yüzü"dür.

Amaç, kapatılan Fazilet'in tabanından aslan payını almak, ama siyasetten soğumuş tepkili seçmenleri de dinci gibi görünmeyerek şemsiyesi altında toplamaktır.

Hareketi bu amaca taşıyacak lider tipine en uygun kişinin Recep Tayyip Erdoğan olduğunda yaygın bir inanç vardır ve AK Parti kurucuları da, Erdoğan'ın siyasi yasağının devam edip etmediği hakkında yargı kurumunun bir görüş açıklamış olmamasına rağmen dönüşü olmayan adımı atmışlardır.

Tayyip Erdoğan'ın hüküm giydiği suç, onu siyasi yasaklı yapıyor.

Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu, 312'nci maddeden mahkum olanların partilere kurucu da, üye de olamayacağını belirtiyor. Prof. Hatemi'nin sorusu cevap bekliyor:

"Erdoğan kurucu da, üye de olamayınca Genel Başkan nasıl olur?"

Buna rağmen İçişleri Bakanlığı, Tayyip Erdoğan'ın da içinde yer aldığı kurucular listesini kabul etmiştir.

Bu durum şüphe uyandırıcıdır. Bir hukuk devleti "Önce biraz bekleyelim, duruma göre bir çaresine bakarız" der mi? Dememesi lazım.

Çünkü genel başkanını seçip yola çıktıktan sonra "Genel Başkanınız yasaklı" diye partiye ihtar çekilmesi, gerginlikler ve çalkantılar yaratacak nahoş bir sürpriz olacaktır.

Dış ve iç muhaliflere yeni bir koz verecektir.

Tayyip Erdoğan, durumunun netleşmesi amacıyla bir girişimde bulunmuyor. Çünkü niyeti, zaman kazanmak ve bir oldu-bitti yaratmaktır. Bir kaç ay sonra kendisine yönelik bir müdahalenin siyasi maliyeti yükselecek; bunu tahmin ediyor.

Yargıtay Başsavcılığı bu tereddütleri ortadan kaldıracak kararı bir an önce açıklamalıdır.

Erdoğan'ın parti amblemi ampul.. Işığı yanacak mı; buna hukuk karar verecek.

Çünkü düğme yargının elinde!

Sezer haklı..
Cumhurbaşkanı Sezer, Anayasa değişikliklerine "Bir itiraz ile" destek vermiş.

İtirazı, Cumhurbaşkanı'nın 5 yıllık sürelerle iki kez seçilmesine olanak tanıyan değişikliğe:

"Böyle önemli bir makama oturan kişi kendisini seçenlere karşı borçlu hissedebilir. Objektifliğini kaybetme kaygısı doğar. O yüzden iki kez seçilme hakkı sakıncalı.."

Bu sütunu izleyenler, Demirel'in görev süresini uzatmak amacıyla formüle edilen bu öneriye SABAH'ın aynı gerekçe ile karşı çıktığını hatırlarlar. Biz, ikinci kez seçilme imkanına sahip bulunsaydı Demirel'in 28 Şubat sürecinde aynı dirayeti göstermekte tereddüde düşebileceği ihtimalinin az olmayacağını yazmıştık.

Nitekim milletvekillerine kıyak emeklilik yasasını önce veto eden Demirel, 5 artı 5 önerisi gündeme geldikten sonra aynı kanunu onaylamakta duraksamadı.

Hoş, bir defalığına seçilen bir Cumhurbaşkanı'nın da kendisini seçenlere karşı borç ödüyor görüntüsü vermemek için zorlama gerekçelerle yanlış işler yapması ihtimali yok değildir ve Demirel'den sonra görülmüştür ama..

Bu durum, 5 artı 5'in doğuracağı sakıncalar yanında daha kabul edilebilir kalır!

www.superbahis.com


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır