kapat
17.08.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.sahibinden.com
Dünyadan
Spor

www.limasollu.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 

Geçmişine ağıt yakıyor


17 Ağustos depreminde 16 yaşındaydı Kübra... Tüm Türkiye onu, yokolmaya yaklaşmış Gölcük'e yazdığı içleri yakan ağıtla tanıdı. 'Deprem geçmişimi aldı ama geleceğimi almasına izin vermeyeceğim' diyor
17 Ağustos depreminin birinci yıldönümündeki anma toplantılarının en hazini Gölcük Barbaros Hayrettin Lisesi'nde düzenlenmiş ve 11 Türkçe-Matematik A sınıfından mezun olan Kübra Bingöl'ün neredeyse yok olma derecesine gelen Gölcük'e ağıt niteliği taşıyan konuşması dinleyen herkesi gözyaşlarına boğmuştu.

Kübra Bingöl 14 Ocak 1983 doğumlu. Ama o, ikinci doğumunu 17 Ağustos 1999 olarak nitelendiriyor. "Hayatlarımız depremden önce ve depremden sonra olmak üzere ayrıldı. Deprem biz kurtulanlar için bir milattı" diyor Kübra.

ÇADIR OKULDA EĞİTİM
Kübra Barbaros Hayrettin Lisesi'ndeki mücadelesini anlatıyor: "Deprem öncesi okul güzeldi. Okulumuzu severdik ama dersleri ve disiplini sevmezdik. Tipik haylaz öğrencilerdik. Sonra deprem oldu. Gölcük yok olma derecesine gelmişti. 13 Eylül'de okulların açılacağı gün bir grup arkadaş okula geldik, ama bizi okula sokmadılar. Okulun hasar gördüğünü ve askeriyenin burayı artık depo olarak kullanacağını söylediler. Bizleri de Değirmendere'de çadırdan yapılan bir okula gönderdiler. 80-90 öğrenciydik önce, çadır okulda eğitimimize başladık. Kış geliyordu, yağmurlar başlamıştı. Bizim çadır okul su aldı ve eğitim göremeyecek duruma geldik."

MÜCADELECİ OLDUM
Kübra depremden sonra daha mücadeleci olmuş, 'Deprem bunu bana çok iyi öğretti' diyor: "Çadır okulda daha fazla okuyamayacağımızı anlayınca, elime kağıdı kalemi aldım, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu'na mektup yazdım. Bir hafta sonra Demirel'den cevap geldi; bizi İhsaniye'deki Anadolu Lisesi'ne yerleştirdiler. Başımızı sokacak bir okul bulmuştuk ama orası bizimle aynı seviyede eğitim vermiyordu, derslerde çok zorlanıyorduk. Metin Bostancıoğlu'nun İzmit'e geleceğini öğrendim, ona bir mektup daha yazdım. İzmit'e gittim tüm korumalarını aşıp mektubumu Bostancıoğlu'na elden verdim. İki gün sonra Milli Eğitim'den sekiz müfettiş geldi, okulumuza kavuştuk. Bu harika bir duyguydu, ben geçmişim için bir şeyler yapmıştım."

GÜÇLÜYÜM, KORKMUYORUM
Deprem olduğunda Kübra 16 yaşındaydı. Depreme kadar birçok idealleri, hayalleri vardı. Artık hepsine olan inancını kaybetmiş; geçmişte kaybettiklerine sahip çıkar olmuş: "Deprem her zaman ensenizde. Üniversite tercihini bile deprem bölgesinin dışındaki okullardan yapıyorsunuz. Her doğum günüme gelen bir arkadaşım vardı, onu depremde kaybettik. Bu sene doğum günümde onun yokluğunu hissedince çok kötü oldum, saatlerce ağladım. Deprem bizleri birbirimize bağladı, önceleri arkadaşlarıma bu kadar bağlı değildim."

Kübra iki ayrı dönemdeki Kübra'yı karşılaştırıyor, "Deprem beni yıldırmadı, bundan sonra hiçbir şey yıldıramaz. Çok güçlüyüm, daha katı, daha bencil ve asiyim. Hayata daha acımasızca bakıyorum" diyor.

Ne yazık ki saat üç... İnsanlar iki dakika sonra başlarına gelecek felaketten habersiz uyuyorlar. Uyumayanlar belki de yarın için planlar kuruyorlar. Evet saatler 3.02... Tatlı uykumdan bir gürültüyle uyanıyorum. Bu gürültünün sevdiklerimi kaybetmenin, arkadaşlarımı, öğretmenlerimi, kimliğimi, hayallerimi kaybetmenin gürültüsü olduğunu biliyorum. Bir şehir ruh teslim ediyor. Kimliğimdeki bilgiler, ben istemesem de siliniyor. Çünkü memleketim, doğduğum yer, geçmişim yok oluyor. Hiçbir şey yapamıyorum. Adım yine Kübra soyadım yine Bingöl, ilim Kocaeli, ilçem yok. Acı dolu Gölcük, kalbime hançerle adındaki her harfi kazınan Gölcük artık yok..."

Deprem eğitimine televizyonlu katkı
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, 17 Ağustos Depremi'nin ardından 2 yıl geçmesine rağmen vatandaşların hala deprem konusunda yeterince eğitilmediklerine değinerek, Türker İnanoğlu Vakfı (TÜRVAK) ve Türkcell'in katkılarıyla, eğitim filmi çektiklerini söyledi. Işıkara, bir kamuoyu yoklamasına göre vatandaşların yüzde 68'inin deprem anında ne yapacağını bilmediğini belirterek, "Bu gerçeklerden yola çıkarak, deprem eğitim programları hazırladık" dedi. Işıkara pogramların CD ve kitap haline getirilerek Türkiye'nin her köşesine dağıtılacağını da ekledi.

3.5 milyar dolar kredi kullandık
Hazine Müsteşarlığı, Türkiye'nin 17 Ağustos depremi sonrası çeşitli ülke ve uluslararası mali kuruluşlardan yaklaşık 3.5 milyar dolar tutarında kredi temin ettiğini açıkladı. Açıklamada, söz konusu kredilerin deprem bölgesinde inşaat ve yeni konut alanlarına altyapı şebekeleri bağlantıları, kanalizasyon ve içme suyu şebekeleri, yeni hastane inşaatları ve küçük ve orta boy işletmelere finansman desteği sağlanması amacıyla kullanıldığı belirtildi. Dünya Bankası kredisi kapsamında 12 bin konutun inşaatının devam ettiği, bunların 2001 yılının Ağustos ayında tamamlanacağı öngörüldü.

Açıklamada, Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası'ndan alınan kredi kapsamında ise 15 bin 514 konutun inşaatının tamamlandığı belirtildi.

Deprem davalarında tek tutuklu bile yok
Marmara depreminden sonra onbinlerce insanın çürük binalar altında kalarak yaşamlarını yitirmelerinden sorumlu tutulan müteahhit, mühendis ve teknik elemanlar hakkında açılan yaklaşık 2 bin davadan şu ana kadar hiçbir sonuç çıkmadı, hatta tek bir tutuklu bile yok.

Depremden sonra açılan davaların çoğunda zaman aşımı, delil yetersizliği gibi nedenlerle beraat kararları verilirken, bilirkişi raporlarında sorumlu gösterilen kamu görevlileri hakkında dava bile açılmadı. Depremden sonra tepkilerin yöneldiği müteahhitlerden 166 kişinin ölümünden sorumlu tutulan Veli Göçer, 197 günlük tutukluluktan sonra serbest bırakıldı.

Vali Erol Çakır: İstanbul risk altında
İstanbul Afet Yönetim Merkezi'nin açılışında konuşan Vali Erol Çakır, İstanbul'un deprem tehdidi altında bulunduğuna ve riskli bir alan olduğuna değinerek, "17 Ağustos'u unutmadık. Yaşanabilecek bir depreme hazırlıklı olmalıyız. Depremin olmasını değil ama felakete dönüşmesini önlemek mümkün" dedi. Depremde hayatlarını kaybedenler anısına saygı duruşunda bulunulmasını isteyerek konuşmasına başlayan Ali Müfit Gürtuna ise, belediyenin modern araç-gereçlerle afete müdahaleye hazır halde olduğunu söyledi.

Ali ÖZLÜER

Beton mezarlara sessiz yürüyüş...
Türkiye Mimar ve Mühendisler Odaları Birliği (TMMOB) Kocaeli İl Sekreteri Serhat Girgin, orta hasarlı binaların denetimsiz biçimde, onarım ve güçlendirme uygulamasından geçirildiğini ve binaların 'beton mezarlar haline getirildiğini' söyledi. İzmit'teki sivil toplum örgütlerince bu amaçla, "Felaket unutulduğunda felakettir" sloganıyla düzenlenen yürüyüş, 2 km'lik mesafede gerçekleştirildi. İzmit'teki ağır hasarlı apartman sahiplerinin orta hasar raporu almasını eleştiren sivil toplum örgütünün temsilcileri, çevre için tehlike yaratan bu tür yapıların yıkılmasını istedi.

Kemal GÖKTAŞ

www.superbahis.com

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır