Bize hem çok yakın hem çok uzak olan iki kavram var.. Biri demokrasi, diğeri insan hakları..
Çok yakın çünkü; demokrasi de insan hakları da en çok konuştuğumuz, en çok tartıştığımız iki olgu..
Bize çok uzak çünkü; iki kavramı da kendimizin dışında görür, kalın çizgilerle çizilmiş sınırlar içinde tartışırız..
Kanaviçe gibi işleyemeyiz.. İnce ince altını dolduramayız..
Gerekliliğini biliriz ama bir adım öteye geçip bunu günlük hayatımıza indirgemeyiz...
Hayatımızın bir anına, bir kesitine monte edemeyiz..
Böyle olunca da kavramlar soyutlaşır, balonlaşır, uçar gider..
Siyasal bilgiler fakültelerinde bu kavramlar daireler çizilerek anlatılır..
Herkesin bir dairesi vardır.. Dairenin sınırı bir başka kişinin dairesinin sınır çizgisine kadardır..
Herkes kendi dairesinde özgürce yaşar..
Kimse kimsenin haklarına tecavüz edemez..
Ederse ne olur?
Devlet müdahale eder..
Ama o devlet de, kalkıp hiç kimsenin sınırını ihlal edemez..
Bırakın etmeyi, düşünemez bile..
Ederse ne olur?
Ne insan haklarını kalır ne de demokrasi...
İşte bu başkasının sınırını ihlal etmeme anlayışını, hayatın her alanında, davranışlarımızın ön koşulu olarak kabul etmezsek..
12 Eylül'de olduğu gibi.. Hiç kimse Türkiye'yi 'insan haklarına dayalı' devletten 'insan haklarına saygılı' devlete geçiremez..
O halde yapılacak ilk iş.. İnsan haklarına saygılı duruşu önce bireysel yaşama geçirmektir..
Rutin bir davranış biçimi olarak görmektir..
İşe hemen başlamalıyız...
Örnek mi?
Cep telefonu kullanma alışkanlığı bile insana saygılı duruşun bir ifadesidir..
Neden mi?
Açıklayayım..
Adı üzerinde, cep telefonu.. Yani cebinizde taşıyorsunuz.. Ve bu telefonun numarası sadece size ait.. O telefona sadece siz çıkarsınız..
Tamam mı?
O zaman size özel olan bu aygıtı arama hakkına da sizi tanıyan kişiler sahiptir..
Cep telefonunuzun numarasını sadece dostlarınıza, arkadaşlarınıza verirsiniz..
Bu da tamam mı?
O halde soruyorum..
Neden sizi arayan bazı kişilerin adı veya numarası ekranınıza çıkar da neden bazı kişilerinki çıkmaz ?.
Bazı kişiler aradığı zaman neden ekranınızda 'özel numara' veya 'adsız' gibi ifadeler çıkar?.
Şöyle bir düşünün..
O kişi cep telefonunuzdan sizi arıyor, bu hakkı kendinde buluyor ama, kendi numarasını sizden gizliyor..
Yani ben seni ararım.. Buna hakkım var.. Ama senin, benim numaramı öğrenmeye hakkın yok diyor..
Daha da ötesi..
Sizin bir hakkınızı.. Sizi kimin aradığını önceden görme hakkınızı da elinizden alıyor.. Gaspediyor..
Ama siz aynı kişiyi aradığınız zaman o, telefonu açmadan anlıyor..
Çünkü ekranına isminiz veya numaranız düşüyor..
O kullanıyor ama sizin kullanmanıza izin vermiyor..
Basit gibi gelebilir..
Ama inanın.. İnsanın insana saygısı...
Daha da ötesi... İnsan haklarına saygı buralardan başlıyor..