kapat
14.08.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
ABDURRAHMAN YILDIRIM(yildirim@sabah.com.tr )

Daha büyük zarar olur mu?

Borsada işlem gören ve çoğunluğunu sanayi ve hizmet şirketlerinin oluşturduğu 267 şirket altı aylık bilonçolarında 892 trilyon zarar açıkladı. Aynı şirketlerin 2000 yılı altı aylık bilançolarında 624 trilyon lira kâr vardı. İlk kez şirketler toplamda büyük ölçekli zarar açıklıyor. 267 şirketten 133'ü yanı yarısı zarar açıklamış. Zararın ana nedeni devalüasyon ve ardından gelen ekonomik durgunluk. Kriz bu yönüyle geçmişteki krizlere hiç benzemiyor ya da çok daha büyük boyutlu ki, özel sektör şirketlerini fena vurmuş durumda.

Zarar açıklayan 133 şirketten 27'sinin özkaynağı eksiye dönüşmüş. Yani batmış durumda. Zararların devam etmesi halinde batan şirketlerin sayısının artması beklenebilir. Bu açıdan bakılınca borsada yatırım yapmak giderek zorlaşıyor ve riski artıyor.

Ancak fiyat endeksinin 0.60 cent ile tarihi dip seviyelerinde olması da, bir bakıma bu riskin fiyatlara yansıtıldığını gösteriyor.

Açıklanan rakamlara piyasanın dünkü tepkisi ise olumsuzdu. Beklendiğinden daha fazla zarar açıklandığı için, borsa dün 9.000 puanın altına indi.

* Zararın sonuçları- 892 trilyonluk zarar demek ciroların düşmesi, satışların azalması, şirketler kârlarının, özsermayelerinin, aktiflerinin ciddi oranda eksilmesi demek. Buna karşılık banka boçlarının ve finansman yüklerinin ciddi oranda artması ve borçların kısa vadeli oluşundan dolayı yakın tarihlerde şirketlerin kasalarından nakit çıkışı demek.

Eğer ekonomi önümüzdeki aylarda canlanmaya başlayacaksa, şirketlerin durumu da giderek düzelecek. Satışlar artacak, elde edilen kârlarla önce zararlar kapatılacak, eriyen özsermaye yerine konulacak, banka borçları ödenecek. Bu, birkaç bilanço dönemini, hatta şirketlere göre değişmekle birlikte bir kaç yılı bile alabilir.

* 1. Çeyreğe göre karşılaştırma- Şirket kârları altı aylık bilançolara göre karşılaştırmak yerine yılın birinci üç aylık dönemine göre karşılaştırılırsa durumun o kadar kötü olmadığı ortaya çıkâr. Birinci çeyreğe göre bilançolarda iyileşme bile var. Şirketler maliyet düşürücü, zarar azaltıcı önlemlerini alıp yürürlüğe koydular ve ikinci çeyrekte bunun sonuçlarını görmeye başladılar. Bu açıdan bakılırsa bilançoların üçüncü ve dördüncü çeyrekte daha iyi gelme olasılığı daha fazla.

Bu durumda, şirketlerin zararları bugünkünden daha büyük olamaz. Zararlar dip noktası yapmışsa borsada dip seviyesine inmiş demektir.

Bu senaryo işlerin iyi gitmesi durumunda geçerli.

* Olumsuz senaryo- Eğer işlerde bir düzelme olmaz ve istenen ekonomik canlılık yakın tarihte başlamazsa, bu fiyat düzeyleri bile bazı şirketler için pahalı sayılabilir. Çünkü şirketlerdeki iyileşme epey zaman alabilir.

Son verilerde, canlanmanın başladığı veya kötüleşmenin durduğu yönünde herhangi bir işaret yok.

* Yatırım alternatifi var- Bu olumsuzluklara karşın fiyatların düştüğü düzey, en azından bazı hisselere yatırımı cazip kılıyor. Çünkü az sayıda da olsa fiyatlar şirketlerin yeniden kurulma değerlerinin 7-8'de birine indi. Bu şirketler de, öyle batak ya da batacak gibi değil, büyük boyutlu şirketler. 3 milyar dolar değeri olan 300 milyon dolara indi. 20 milyar dolardan halka açılan 2 milyar dolara geriledi.

Bir de elektrik, enerji, çimento, cam gibi kârlı sektörler, ihracat ağırlıklı çalışan karlı şirketler var.

Yatırım yapmak isteyenler için borsada bu dönemde de yatırım seçeneği var. Tabiki çok daha seçici davranmak, dolar getirisinden vazgeçmeyi ve kısmen uzun vadeli yatırımı göze almak şartıyla.

* Sonuç- "Çobanın gönlü olunca tekeden yağ çıkarır" Türk Atasözü

www.sigortam.net


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır