kapat
14.08.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
RUHAT MENGİ(rmengi@sabah.com.tr )

Dürüst gazetecilik!

Sonucu ne olursa olsun, yaratabileceği tüm ihtimalleri göze alarak inandığını söyleyebilmek ve açık açık, döndürüp dolaştırmadan en kestirme yoldan kendi doğrularını açıklayabilmek bence bir insanın (hele bir gazetecinin) sahip olabileceği en güzel özellik..

Diplomasi.. Evet, çok önemli..

Doğru zaman, doğru yerde söyleyebilmek.. Çok önemli..

Sadece gerçekleri, saptırmadan söyleyebilmek çok önemli..

Ama sonuçta eveleyip gevelemeden söyleyebilmek en önemlisi..

Ertuğrul Özkök'ün yukardaki özellikleri içeren birçok yazısını zevkle okurum. Ama dünkü yazısı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.. Tanıdığım kadarıyla gazetecilikte dürüstlük ve şeffaflık yanlısı olduğuna inandığım için biraz sonra yazacaklarımı da olgunlukla karşılayacağını sanıyorum.

Rodos'ta Türk yatlarına hizmet veren bir acentenin Loli lakaplı temsilcisinden söz ediyor Özkök yazısında. Anlattığına göre Loli Rodos'ta kendisine;

"Bu yıl işler iyi değil. Benim bütün müşterilerin hepsi hapiste" demiş ve bu müşterilerin isimlerini saymış;

"Cavit Çağlar, Dinç Bilgin, Ali Balkaner.." Bunun üzerine kendisi Ali Balkaner'in hapisten çıktığını söyleyince Loli "Allah öbürlerini de kurtarsın" demiş.

Özkök "Doğal olarak o ticaret yapıyor ve işin 'adli' tarafıyla ilgilenmiyor. Biz de adli konulardaki fikrimizi söylemiyoruz.

Zaten tatildeyiz, bir görüş ayrılığına ihtiyaç yok" diye devam ediyor. Biraz ilerde ise şöyle diyor;

"Loli memnundu, onun gözündeki Türkiye hep büyüyordu. Bu yıl herşey değişti.

Bizde 'hortumculardan' hesap soruluyor."

Şimdi.. Burada Ertuğrul Özkök, hem "hortumcular" kelimesiyle Dinç Bilgin'in adını da özdeşleştirmiş oluyor, hem de Rodoslu'nun söylediği "Allah kurtarsın" dileğinin onun için geçerli olmasını onaylamıyor. Ama yine de Loli'nin neredeyse bir çorabının rengini yazmadığı, detaylı yazısında kendi fikrini, "görüş ayrılığını" açıkça söylemiyor. "Ona gerek yok.. Tatilde.."

Bana dürüst gelmeyen bu işte.. Madem ki fikir zaten belirtilmiş, o zaman döndürüp dolaştırmadan açık seçik söyleyin..

Örneğin ben inanarak diyorum ki; Dinç Bilgin dürüst bir gazetecidir, ülkesine yaşamı boyunca hizmet vermiş bir gazete patronudur. Kendi bankasından sonuçta yine ülkeye yatırım için olsa da, belirlenen bir limitin üzerinde kredi kullanmış olması kurallara aykırıdır, doğru. Bununla birlikte Bilgin, iş dünyasında bunu yapan ne ilk ne de son kişidir.

Hortumculardan hesap sorulmasını biz de destekliyoruz. Ama.. Yurtdışındayken, bankaya el konduğunu duyar duymaz ilk uçakla ülkesine dönen, aldığı krediyi son kuruşuna kadar ödeyeceğini taahhüt eden, mal varlığını da garanti gösteren bir iş adamının adını hortumcularla birlikte anmak büyük bir haksızlık ve hatadır. Üç kuşak gazete sahibi olan ve sicili tertemiz bir ailenin, Bilgin gibi kendini basına adamış birinin adına bu şekilde gölge düşürülmesini, kendisi de gazete yöneticisi olan Sayın Özkök gerçekten onaylıyor mu (yazısı biraz karışıktı pek anlaşılmıyor), çok merak ediyorum doğrusu!

Öte yandan.. Kısa bir araştırma sonucu Dinç Bilgin'in son yıllarda tatil için tekneyle Rodas'a gitmediğini, her yıl sadece bir günlüğüne Simi Adası'nda durduğunu öğrendim. Loli ise gelen yatlara pasaport işlemlerinde yardımcı olan bir temsilciymiş. Bu durumda Bilgin için "müşteri" tanımı neden kullanılıyor, "Loli" söylenmek istenen bazı şeyler için araç olarak mı seçilmiştir, onu anlamak da mümkün değil.

Köşemde bugüne kadar haksızlıklara karşı çıktım. Sırf çalıştığım gazetenin patronu olduğu için, Dinç Bilgin'e yapılan haksızlığa susmam da gerekmiyor.

Ülkeye samimiyetle hizmet veren onun gibi iş adamlarını cezalandırıp, hiçbir işe yaramayan insanları baştacı edersek sonunda bize kalacak olan yine "pişmanlık" tır.

Onun için diyorum ki; Söyleyeceğimiz bir şey varsa açıkça söyleyelim.. Yoksa,

Dinç Bilgin adını uluorta kullanmayalım lütfen!

(Not: Gazetecilik dışında bir mesleğim daha var; Kimya Mühendisi'yim. Çok sevdiğim ve daha yararlı olacağıma inandığım için yaptığım gazeteciliği bırakmak da beni maddi açıdan zerre kadar etkilemez. Zahmet edip "patronunuzu koruyorsunuz" gibi e-mailler göndereceklere hatırlatmış olayım.)

Bilişim Haftası yaklaştı
Eylül'ün ilk haftasında Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda bilgisayar alanında çok önemli bir etkinlik yer alacak. Avrupa'nın en büyük bilişim etkinliği olan CEBIT; Hannover'da Asya Bilişim Fuarı Shanghay'da yapılmaktayken Avrasya için de merkez olarak İstanbul seçilmiş. İsrail, Yunanistan ve Rusya ile girişilen bir rekabetten sonra verilen bu karar Türkiye için çok önemli.

15 ülkeden, yaklaşık 100 şirketin, Türkiye'den 1000 firmanın katılacağı fuarın 200 bin civarında yerli ve yabancı ziyaretçi, delegasyon ve basın mensubu tarafından izlenmesi bekleniyor.

Bu yıl ilk kez uygulanacak bir düzenlemeyle aynı iş kolundaki çözüm ortakları, kendilerine ayrılmış özel pavyonlarda ziyaretçilerle buluşacak. Örneğin "Çözüm Ortakları" tematik pavyonunda dünya yazılım devleri Oracle ve Microsoft Çözüm Ortakları, verimlilik arttırmaya yönelik katma değeri yüksek ürün ve çözümlerini duyuracak.

Yapılacak "forum"lar arasında bence en önemlileri şunlar:

Bilişim Zirvesi'nde 7 Eylül'de yer alacak olan TÜBİSAD-Sabancı Üniversitesi "Genç Bilişimciye Kaynak Forumu" sermaye sahipleri ile genç bilişimcilerin buluşturulup tanıştırılmasını amaçlıyor. Foruma katılmak için Sabancı Üniversitesi'nin İnternet adresindeki formun doldurulması gerekiyor.

Yine 7 Eylül'de Askeri Müze ve Kültür Sitesi'nde TÜSİAD ve TBV'nin desteği ile gerçekleşecek olan Uluslararası İşbirliği Forumu'nda, devlette verimliliğin ve şeffaflığın arttırılması için "Elektronik devlete geçiş" yani "e-devlet" konusu üst düzey yöneticilerin katılımıyla işlenecek. "e-devlet", vergiyi ekrandan ödemekten, belediyelerin meclis toplantılarını izlemeye, belediye bütçelerini takibe kadar, kuyrukları ve merakları ortadan kaldıracak bir çok kolaylık sağlayacak bir sistem olacak. e-devlet son derece önemli bir yenilik. Özellikle belediye ihalelerini, İSKİ gibi ihaleleri en az 50 milyon dolardan başlayan önemli kuruluşlarda alınan kararları, verilen imkânları, halkın bilgisayarından izleyebilmesi (tabii buna rağmen uygun bir kayırma metodu bulmazlarsa) büyük yolsuzlukların önlenmesi açısından şart.

Ve Telekom Forumu.. Türk telekomünikasyon pazarlarına ilgi duyan yerel, bölgesel ve global katılımcılar yer alacak.

Daha fazla bilgi için adres: https://www.bilisimzirvesi.com.tr

www.sigortam.net


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır