kapat
14.08.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 

Fuhuş DGM'lik olmalı mı


"Fuhuşla ilgili suçların DGM'lik olması gerektiği" yolundaki genelge yeni bir polemik konusu oldu
Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Aslan'ın önceki gün tüm emniyet birimlerine gönderdiği genelge, "fuhuş"un DGM'lik bir suç olup olmadığı tartışmasını gündeme getirdi. Genelge ile tüm birimlerin "fuhuş" ile ilgili suçlarda, Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu kapsamında çalışma yapmasını isteyen Aslan, bu çerçevede telefonların dinlenebileceğine, yurt dışı çıkışlarına tahdit konulabileceğine ve tanıkların koruma altına alınabileceğine dikkat çekti. Aslan fuhuşa yönelik operasyonlarda, çete kanununun tanıdığı gizli izleme ve kayıt, verilerin incelenmesi ve gizli görevli kullanılabilmesi imkanlarının da bulunduğunu da hatırlatarak bu imkanlardan yararlanılmasını istedi.

NATALIA ÖRNEĞİ
Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Aslan'ın bu genelgesinin ardından hukuk çevreleri fuhuş suçlarının "hangi noktada" DGM kapsamına girebileceğini tartışmaya başladılar.

Bu çerçevede, fuhuş yaptığı gerekçesiyle DGM'de yargılanan ilk sanık olan Natalia Karakuş adlı kadın satıcısı ile ilgili, İstanbul DGM Savcısı Kadir Nazmi Yelkenci'nin hazırladığı mütalaa da gündeme geldi. Yelkenci Mayıs ayında görülen duruşmada, kandırdığı kızları Ukrayna'dan manken olma vaadiyle Türkiye'ye getirdikten sonra fuhuşa sürükleyen Karakuş ile üç arkadaşı hakkında çete suçundan beraat kararı verilmesini istemişti. Savcı mütalaasında, sanık Natalia Karakuş ile arkadaşları hakkında çıkar amaçlı çete kurmak suçunu düzenleyen 4422 sayılı yasanın unsurlarının oluşmadığını belirtmişti. Kızların da kendilerine yalnızca fuhuş yaptırıldığını söylemeleri üzerine de savcı dosyaların asliye ceza mahkemelerine gönderilmelerini talep etmişti. İstanbul 1 No'lu DGM heyeti ise henüz bu konuda bir karara varmadı.

Polis uzman ekip kuruyor
Genelgeyi aldıktan sonra büyük bir hızla çalışmalarına başlayan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği yetkilileri fuhuş suçlarının organize suç fiili olarak düzenlenmesi nedeniyle fuhuş, teşvik, aracılık, tahrik ve ticareti yapanlarda büyük azalma olacağını iddia ettiler. Konuyla ilgili uzman ekipler oluşturulması çalışmalarına başladıklarını belirten yetkililer, fuhuş sektöründeki eylemlerin DGM suçları kapsamına alınmasının sektörde caydırıcılık etkisi yaratacağını, özellikle satıcı konumundaki kişilerin yasal boşluklardan yararlanarak cezadan kurtulmasının önüne geçileceğini ifade ettiler.

CİDDİ BİR ÇALIŞMA
Yasal boşluklar nedeniyle suç oranının sürekli arttığına dikkati çeken emniyet yetkilileri şimdiden sonra kurulacak uzman ekiplerle olayın daha 'hassas"değerlendirilebileceğini vurguladılar. Bu suçun DGM kapsamına alınmasıyla olayın üzerine daha sistemli ve ciddi gidileceğini kaydeden yetkililer, oluşturulacak özel ekibin suçun organize boyutlarını ortaya çıkararak ciddi bir çalışma sağlayacağını söylediler.

Baro: Fuhuş DGM'lik değil"
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ergin, fuhuşun DGM'lik suç kapsamında bulunmadığını belirterek, şunları söyledi:

"'Fuhuş' suçunu 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu kapsamına sokmak biraz zorlama bir yorum olur. Bu kanunun kapsamına giren suçların tespitinde çok dikkatli olunmalı. Türk Ceza Kanunu'nun 313.Maddesi'nde DGM'lik suçlar düzenlenmiştir, bunun dışındaki suçları DGM kapsamına sokmak biraz zor. Basit kadın satıcılarının DGM'de yargılanması yasanın amaçladığı bir durum değildir. Her kadın satıcısı DGM'de yargılanırsa, her eylem çıkar amaçlı suç haline getirilirse bu durum hak ihlallerini de beraberinde getirir. 4422 sayılı yasa savunmayı kısıtlayan çok önemli unsurları içeriyor. Dünyada ve Türkiye'de tartışılan bazı hak ihlallerini beraberinde getiriyor."

AVUKAT FATİH VOLKAN: 'Sapla saman karışır'
FuhuŞ sektöründe işlenen suçların DGM kapsamında yargılanamayacağını savunan Fatih Volkan bu genelge ile sap ile samanın iyice karışacağını ifade ederek, "Fuhuş DMG'lik suç kapsamında değildir. 4422 sayılı yasa da mafyaya karşı uygulanmak üzere düzenlenmiştir. Ancak artık her suç bu yasa kapsamına alınıyor. İşadamı da, bakkal da, balıkçı da, isportacı da bu kapsamda yargılanıyor. Fuhuş DGM'lik suçsa 3 kişinin birlikte yaptığı hırsızlık da DGM'lik suç kapsamında düşünülür. O zaman bütün suçlar da DGM'lik olur. Normal mahkemelerde yargılama yapılamaz." dedi. Volkan, DGM'lerin devlet güvenliğini ilgilendiren suçlarla ilgili yargılamaların yapılması için kurulduğunu, bir suçun 4422 sayılı yasa kapsamına girmesi için de"zorlama"nın ana unsur olduğunu iddia etti.

ORD. PROF. SULHİ DÖNMEZER: 'Atılan imzaların gereği'
Ceza Hukuku duayeni Ord. Prof. Sulhi Dönmezer, Türkiye'nin bir süre önce BM'in hazırladığı "örgütlü suçlar"a ilişkin sözleşmeye 130 ülke ile birlikte imza koyduğunu hatırlatarak, "İki de protokol imzalandı. Bu protokollerin kapsamında insanları bir yerden alıp bir başka yere götürerek çok kötü şartlara maruz bırakmak ve bir takım şeyleri yapmaya mecbur kılmak var. Bu insan ticareti. Protokollerden biri göçmen kaçakçılığı diğeri ise insan ticareti ile ilgili. Türkiye bu çerçevede mevzuatını buna uydurmak zorunda. Zaten biz de hazırladığımız ceza tasarısı taslağına bununla ilgili maddeleri koyduk. Bir kaç ay sonra mevzuat çıkacak ve tartışma da bitecek." diye konuştu.

Mustafa KAYA (SHA)

www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır